“Ölmem gerek. Hazırım da buna.” yazmış Gogol mektuplarından birinde.
Yazarın manik depresif psikoz olduğunu, kitabın ikinci cildine geçmeden önce verilen bilgilendirme kısmından öğrendim. Üstelik "Ölü Canlar"ı yazarken aralıklarla geçirdiği krizlerden birisine tutulmuş ve kitabın ikinci cildini yakmaya çalışmış. Krizin sonucunda da kendini aç bırakarak öldürmüş.
Halbuki ben, "Palto"yu okurken de, "Ölü Canlar"ı okurken de yaşam dolu ve nüktedan bir yazar hayal etmiştim. Eleştirel mizah seviyesinin bu kadar kuvvetli olması beni hayran bırakmıştı. Kitaplarının birçok kısmında kahkahalarla gülmüştüm hatta. Gerçi birçok yerde de trajik konular işliyordu ama bunun Rus olmasından kaynaklandığını düşünüyordum.
Gogol yazılarını manik durumdayken yazarmış ve bu durumdayken müthiş enerjik oluyormuş; sanat gücü, yaratıcı düşünceleri doruğa ulaşıyormuş. Belli ki bu yüzden nüktedan bir yazar hayal etmiştim.
Bilgilendirmeyi okuduktan sonra okumaya devam ederken en komik anlarda bile gülmeyi geçtim, tebessüm etmekte zorlandım. Sürekli kahkaha atan, espri yapmadan duramayan bazı insanların, bazen içlerinde ne kadar yorgun olabileceklerini çok sevdiğim bir kitap aracılığıyla yeniden görmüş oldum.
Eleştirel mizahı yüksek, kurgusu şahane ama arka planında böyle çarpıcı bir yanı olan ve bu sebeple tamamlanamamış bu kitabı okumalısınız. Vesselam..."