Askeri kurgu okumayı sever misiniz? Ben bayılırım! Ancak bu kitabın bambaşka bir büyüsü var, desem ne dersiniz? Ana karakterimiz bir savaş pilotu! Ve bu detay kitaba çok başka bir boyut kazandırmış durumda.
Tevfik Tuğrul Türkdoğan, işine tutkuyla bağlı bir savaş pilotudur. Küçüklüğünden beri en büyük hayali, akrobasi pilotu olmaktır. Bu hayaline ulaşmasına çok az kalmıştır ve hedefine varmak için elinden gelen her şeyi yapmaya kararlıdır. Bu uğurda gözünü karartmış, tüm enerjisini ve azmini ortaya koyuyordur.
Ceyhan, bir yazılım mühendisidir ve öğretim üyesi olabilmek için tamamlaması gereken önemli çalışmalar vardır. Kendi ayakları üzerinde durabilmek için bu çalışmaları en iyi şekilde tamamlaması gerektiğini bilir. Ancak bir gece, hayatını altüst eden gerçeklerle yüzleşir. Bu sarsıcı olaylar, onu apar topar abisinin yaşadığı şehre gitmeye iter. Kafasını dağıtmak için çıktığı bir gecede, Tevfik ile karşılaşması ise hayatına bambaşka bir tempo ve yeni bir yön katar. Bu karşılaşma, Ceyhan’ı hiç beklemediği güzelliklere ve değişimlere doğru sürükler
Ceyhan için güzelliklerden bahsettik, değil mi? Peki ya Tuğrul? Ceyhan'ın, kendi filo komutanının kız kardeşi olduğunu öğrenmesi, Tuğrul'u derinden sarsar. Üstelik, Ceyhan'ın çalışmasına yardım etmesi gerektiği gerçeği, işleri daha da karmaşık hale getirir. Bu durum, Tuğrul’u büyük bir çıkmaza sürükler ve onu içinden çıkılması zor bir mücadeleyle karşı karşıya bırakır.:
Ve bunun gibi birçok tesadüf peşi sıra gelmeye devam etti... Elime aldığım gibi bitirdiğim, şahane bir eserdi. Peki, nasıl ilerleyecek? Bu ikili ilişkilerini nasıl yürütecek? Komutan nasıl tepki verecek? Daha birçok soruyla boğuşurken bir de baktım, kitap bitmiş! Sorularımın cevabına ulaştım mı? Sadece bir kısmına... Ah, o son... Neydi öyle? En yakın zamanda kendisine kavuşmam gereken konular var, sabırsızlıkla bekliyorum!