·128 syf.····Okunma: 10 Ocak 2025 16:18 Öncelikle bu kitap insanın ne kadar katlanabileceğini ölçmek tabanlı yazıldığını düşünüyorum. Taş olsa çatlardı çünkü. Kitap başta gerçekten akıcı bir dile sahipti içinde geçen kültüre adapte olmak (özellikle ben gibi Japonya hakkında çok fazla bir bilgi birikiminiz yoksa) zordu buna rağmen akıp gidiyordu. Ancak 75. sayfa ve sonrasında bir anlamsızlık oluşmaya başladı. Sayfalardaki anlamlar azalıyor felsefeler çoğalıyordu bu biraz okumamı zorlaştırdı.
Ana karakterimizin sessizliği bir süre sonra sinir bozucu olmaya başlıyor. Tabii ki günümüzde de olaylar karşısında gerekli tepkiler veremediğimiz ya da suskun olduğumuz durumlar hepimizde vardır ancak "Bir karakter her şeye susmalı mı?" sorusunu aklıma getirdi benim.
Karakterimiz insanlardan korktuğunu her sayfada söylüyor ve bunu alamadığı aksiyonlar ile de bize gösteriyor aslında ama alamadığı aksiyonların pişmanlığı ile yüzleşme kısmında o yüzleşmeyi ben göremedim açıkçası. Evet aksiyon alamadı ve evet bundan pişman ama asla kendini düzeltmeye çalışmıyor bunun için.
Dahası kendisini insanlara "Soytarı" şeklinde tanıttığı için herkes onu çok masum sanki tüm dünya onun üzerine gelmiş şeklinde düşünmeye başlıyor. Ama aslında onu bu hale getiren bağımlılıklarını kabul etmeyip kendini düzeltmek için önüne gelen şansları "Ama bana bu söylenmedi, bu şekilde olduğu belirtilmedi" şeklinde sözleri ile geri itti. Sonrasında da başkalarına suç bulmaya başlayarak aslında ümitsiz vaka olduğunu belirtse de aslında ümitsiz bir vakadan ziyade tamamen tembel ve kendisi için önemli olan her şey için hiç bir şeyle savaşmadığını gösteriyor. Zayıf karakterli olduğunu gösteriyor diyebilirim.
İnsanlığımı Yitirirken'i herkese önermiyorum çünkü bu herkesin okuması gereken bir kitap değil. Zaten kendisi herkesin okuyabileceği bir kitapta değil. Özellikle tetikleyici unsur çok fazla barındırmaktadır. Eğer başlama niyetindeyseniz lütfen önce inceleyin sonrasında okumanız yine kendi tercihinizdir.