Kitapta moss'un kararsızlığını, sevgi ile ilgili ikilemlerini okurken o kadar gerildim ki bu yüzden bir puan kırıyorum. Gözyaşım ha aktı ha akacak diye bekledim. Birşeyler yapacak bir şeyler söyleyecek kızın kalbini kırıcak diye stresten gerim gerim gerildim.
Yani sevdiğini kabul ediyorsun bunu söylemek neden bu kadar zor. Söylemediğin taktirde kızı üzeceğini biliyorsun belki de kaybediceksin. Değer mi be adam. Söyle işte ve mutluluğun tadını çıkar. Ama yok hep bir dram hep bir gerilim. Kanıtı da 342. Sayfadır. O sayfayı dünyadan silmek istiyorum.
Bu adam beni yordu. Kitaplarda okumaktan en sevmediğim erkek davranış tipini yaptı. Kırıldım.
Herşeye rağmen sonunu güzel kapatabildik. Ama bazı şeyler sonda hemencecik geçiştirilmiş gibi geldi bana.
Moss'a sürekli anonim mesaj atan biri vardi mesela kimdi o öğrenmedik.
Sonda anne ve babanın evinin duvarını yıkıyorlardı gizlicene ne alaka.
Sonra abi olan foxx kitap boyunca yok gibiydi sonra tuhaf bir şekilde geldi. Gizli bir karakter.
Bir de gizemli bir koltuk meselesi var. Altından birşey çıkacak gibi.
Kiz kardeşin se bi adı geçti ama hadi hayırlısı.
Doldurulması gereken şeyler var. Muhtemelen diğer kardeşlerin kitapların da bunlar dolacak. Ama en azından gizli mesaj olayını çözmek isterdim. Neyse. Beğendim.