Puan vermedi·195 syf.····Okunma: 13 Ocak 2025 00:18 Kitapta o kadar çok alıntı ve sayfalarca altını çizmek istediğim yerler olduki..
Siz hiç açlıktan odun parçası çiğnedinizmi?
Olmayan köpeğiniz için kasaptan bir kemik parçası alıp onu kusarak, böğürerek, hıçkıra hıçkıra ağlayarak yemeye çalıştınızmı?
Belki yiye bilirim diye parmağınızı dişleyip kanlar içinde kaldınızmı?
Hayatınızı bir tas mercimek çorbasına feda edecek duruma geldinizmi?
Hiçbirimiz böyle bir açlık çekmemişizdir, lakin eseri okurken çok yakından tanık olacaksınız.
Her şeye karşın onurlu olmak iyidi, onurlu ve adil! Sayfa 107
Göklerin ve yer yüzünün tanrısı, mutlu bir an için ömrümden bir gün verebilirim! Bir tabak mercimek için tüm ömrümü verebilirim! Yalnızca bir kerecik duy beni!.. sayfa 133
Oracıkta uyuyakalmıştım, polis tarafından uyandırıldım.yaşamın ve safaletin içine acımasızca çekilerek doğruldum. İlk düşüncem, kendimi dışarıda, gökyüzünün altında bulduğum için kapıldığım aptalca bir şaşkınlıktı, ama çok geçmeden şaşkınlığın yerini derin bir bunalım aldı, ölmemiş olduğumu anlayınca neredeyse kederden ağlayacaktım. Sayfa 62
Yaşar Kemal'in bir konuşması aklıma geldi kitabı okurken.
Şöyle diyordu; bir ülkede yoksulluk varsa onu yazmayan, değil yazar insan bile olmaz.İnsanlığın en aşağılanmış yeridir yoksulluk bu dünyada. insanlar yoksul olmamalı. Çünkü insanları yoksul kılmayacak herşey var dünyada.bütün insanlığa yetecek kadar yiyecekte var içecekte var giyecekte var.
O zaman niçin insanlar yoksul?
Bu en utanç verici yanıdır insan oğlunun.
Bir yazar eğer insanalara birşey söylüyorsa, yalnız estetik değil söyliyeceği, yoksulluğun tepesini etkileyecek bir yıldırım gibi olmalı, ve o zaman insan olcak, sonrada yazar oldum diyebilecek.