·320 syf.····Okunma: 13 Ocak 2025 07:00 Nobel Ödüllü José Saramago'nun bu distopik hikayesi, körlüğün bulaşıcı hastalığa dönüştüğü bir dünyada geçmektedir.
Hikaye bize bambaşka bir anlatım tarzı sunuyor. Böyle diyorum çünkü hikayede virgül ve nokta dışında herhangi bir noktalama işareti kullanılmamış. Konusu gereği karakterlerin sıkça bir arada bulundukları durumlar var. Bazen karakterlerin seri konuşmaları sırasında hangi karakterin konuştuğuna dair bir kafa karışıklığı yaşayabiliyorsunuz. Cümle yapısı ve yazım kurallarına dikkat eden biriyseniz okurken zorluk yaşayabilirsiniz.
Hikayenin konusunu değerlendirecek olursak dönemi dolayısıyla sıradışı diyebilirim. Covid salgınını atlatmış insanlar olarak bu kitabı okurken artık hiç yadırgamayacağımız bir distopya da buluyoruz kendimizi. İnsanoğlunun çaresizliği ile karşılaşıyoruz. Burada derin bir empati yaşıyoruz çünkü hikaye kademe kademe bizi içine çekiyor.
İnsanoğlunun görme yetisinin ne kadar büyük bir mucize olduğunu bu kitabı okuyunca çok daha iyi anlıyoruz. Bizler bazen görüyorken bile körleşebiliyoruz. Bu hikaye bize eksikliklerimizi hatırlatıyor. Kitap bittiğinde bizi büyük bir hayat dersinden çıkmış gibi hissettiriyor.
Keyifli okumalar diliyorum.