·286 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Ocak 2025 16:44 X, ya da kadim ve mahut nâmıyla Twitter diyarının muhterem şahsiyetlerinden elfakiyr'in salık vermesiyle başladım rubaiye. Önce Hayyâm'ın Rubaileri'ni okudum. Sonra Arif Nihat'tan Kova Burcu... Daha sonra Türkçe Hayyam diye bir antoloji geçti elime, onlarca şairden Hayyam rubailerini çeviri... Geçen gün Yahya Kemal Bey'den okudum rubailer, şimdi de Ümit Yaşar Oğuzcan'dan... Aralarında açık ara Ümit Yaşar Oğuzcan sivriliyor.
Rubaîde üç şey ararım: selâset, vuzûh, tabiiyet... Rubaînin kendine has bir ezgisi, bir vezni vardır. Salçalı makarnayı salçasız yiyebilmek kabil midir? Yoğurtlayıp yiyebilirsin, ancak, bu seferde salçalı makarna yemiş olur musun? Teşbihim belki saçma olmuş olabilir, ama, kulağı arûzu duyabilenler, onu hissedebilenler beni gâyet iyi anlayacaklardır. Rubaide, selâsetin muktezâsı da evvelâ vezinle başlıyor. Devamında, şiirin vezne uygunluğu, sözcüklerin vezne uygunluğu ve de konunun vezne uygunluğu... Bir akıcılık olmalı rubaide... Zorlanmamalı, zorlama sözcükler, ifadeler hatta konular bulunmamalı. Vuzûh, yani açıklık. Evet, rubaiyi rubaî yapan en önemli şartlardan birisi vuzûh, yani açıklık. Konuyu açık, anlaşılır bir dil ve üslupla dile getirebilmek oldukça önemli. Hayyâm'ı Hayyâm yapan da işte bu vâzıh dil ve üslûbu. Rubaî; kimsenin el atamadığı, dil uzatamadığı konularda kanat gererek süzüle süzüle uçmanın adıdır. 4 mısraya, yeri gelir bir âlemi, yeri gelir 70 bin âlemi sığdırmanın adıdır. Rubâî, bir tecrübenin ürünüdür. Düşüncelerin, yıllarca bir imbikten süzülüp 4 mısrada terennüm etmesinin adıdır rubaî; sözcüklerin, yıllarca altın bir tepside ayıklanıp bir ezgiyle dile yansımasının adıdır.
Son olarak tabiiyet, yani doğallık. Evet, aslında selâset ve vuzûh, tabiiyeti kapsıyor gibi: Rubai doğal ve samimî olmalı. Sıkılmamalı ki sıkmasın. Bir pınar gibi akıp çağlamalı... Çağlamalı ki kendini dinlendirebilsin.
Ümit Yaşar Oğuzcan, rubaî edebiyatının parmakla gösterebilecek nümûnelerinden birisidir. Nice şair; bu alanda kanat çırpmak istemiş, kanadı kırılmış; nicesi de çırpınmış çırpınmış da yükseklere çıkamamış. Ümit Yaşar'sa bu vadide kanat çırpmış ve layık olduğu bir şâhikaya konmuştur. Üslubundaki doğallık ve akıcılık; düşüncelerindeki samimiyet, onu, bu alanda makamların evcine taşıyor. Arûzun Türkçeye intibâkında kayda değer bir şahsiyet Ümit Yaşar Oğuzcan.
Kendisini minnetle anıyorum. Rûhu şâd olsun!