Düşen Şeylerin Gürültüsü, 1990’lar Kolombiya’sına dair, benim ortalama bulduğum bir roman. Hayatlarının ilerleyen evresinde yolu kesişen iki adamdan birinin diğerinin geçmişinin peşine düşmesi üzerine kurulu hikaye. İlk etapta merak uyandırıyor ancak özellikle ikinci yarıda fazla didaktik buldum ben, sanki yazar Pablo Escobar’la ilgili bildiklerini alelacele anlatıp bitirip gitmek istemiş hissi uyandırdı bende. Hikayeye biraz ondan biraz bundan, yani bir tutam her şeyden katması da keza hoşuma gitmedi. Ama yazarın akıcı bir anlatımı olduğunu da söyle ek gerek, bu nedenle kötü bir roman da değil, okunabilir. Konuyla ilgili daha iyi bir şeyler okumak isteyenlere Esrik Ağacın Meyvesi’ni öneririm.