Seda

@Sedikoo
7/10
·384 syf.··
2025 2. kitabı
“Ancak şu anda, yani kitap bitince içinizi bir hüzün kapladı .” diyor Gülseren hanım sonsözünde. Doğru, hüzünle yazıyorum incelememi. Bir arkadaşımın tavsiyesiyle alıp okudum bu kitabı. Açıkçası popüler kültürün abartmasıdır deyip Gülseren Budayıcıoğlu’ndan bir kitap okumadım bugüne kadar. Fakat iyi ki Kenan’la ve hikayesiyle tanışmışım. Kitabın başlarındaki Kenan tam bir hayal kırıklığı. Hatta yazar onun için “ zihnim bana oyun oynayarak bir şeylerden korumaya çalışıyor galiba. Kenan’dan mı? sanmam. Ben onun bu hallerine alışkınım. Öyleyse? derken buluyorum. Bu adam bana kendimi başarısız hissettiriyor. İşte bu duygudan kaçmaya çalışıyorum.” Diyor. Terapistini bile başarısız hissettiren bir kişilik. Çünkü Kenan kendinden, geçmişinden, onu böyle yapan sebeplerden kaçıyor. Kendisine kendi dahil kimse yardım edemesin istiyor. Oysa içindeki apseyi boşaltabilse hayat ona bambaşka kapılar açacaktı. Nitekim Kenan da kendi sonunu elleriyle yazdı. Kral kaybetti. Kitapta beni Kenan’ın hikayesi kadar Fadi’nin çocukluğu da etkiledi. Etrafımız yarasıyla yaşayan insanlarla dolu. Ve tabi bir de Handan’ ı unutmamak lazım. Bence en büyük haksızlık onaydı. Kitap gerçek hayat hikayesi olduğu için çok yakınımdan biri yaşamış gibi hissettirdi bana. Yazar da bu konuda çok başarılıydı. Okumayı düşünenlere tavsiyemdir. “İnsanın olgunlaşabilmesi için acılarla yoğrulması gerekir çünkü o acılar hem taş hem heykeltıraştır. “
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201521,9bin okunma
·
44 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.