"Görüşürüz, kır çiçeği."
10/10
·504 syf.··
2025 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2025 17:36
2025'e girdim gireli okuduğum ennn güzel kitaptı. İçindeki naiflik, samimilik ve bir çok şey beni kitaba bağladı. Yusuf Agâh ve Mihra'nın sevdası beni benden aldı. Kitapta neredeyse hiç aksiyon yoktu -Asker kurgusu diye geçiyor ama romantiklik biraz daha ön planda gibiydi ya da dengeli, ama romantik diye modunuzu düşürmeyin çünkü çok tatlı bir kitaptı-, yavaş ilerliyordu ama buna rağmen kitap bir şekilde sizi içine çekiyordu. Bir şekilde kitaptaki bir şeyi, küçük bir detayda olsa kendinize yakın buluyordunuz. Beni o aile ortamı, kardeşlik bağları, Mihra'nın utangaçlığı, töreleri ve tabii ki Yusuf Agâh'ın davranışları bu kitaba yakın hissetmemi sağladı, ha bir de şiirler. Benimkiler birden fazla çünkü her şeyiyle bana göre muhteşemdi. Uzun zaman sonra böylesini okuduğumu hissediyorum. Kitapta sevmediğim bir tek şey vardı: Mihra'nın arkadaşı Yasemin. Kendime her ne kadar zorlasam da bir türlü yakın bulamadım. Isınamadım bir türlü karaktere ve sonlara doğru Mihra'ya olan davranışları da hiç iç açıcı değildi ve beni iyice kendinden soğuttu. Bir de şuna biraz sinirlendim, annesine. Tamam kadının da kendince sebepleri var ve bu sebeplerde çok mantıklı ve bu durumda haklı kadın amaa... Mihra'yla Yusuf'un arasında geçenleri az da olsa öğrendin, anladın tamam, peki neden kızı vazgeçirmek için çabalıyorsun. Şöyle ki, gelip de siz farklı yerlerin insanlarısınız deyip ondan önce kendi kocasıyla olan hikayesini anlatıp, bu işin sonunda ya senin gitmen gerekiyor ya onun buraya gelmesi gerekir ki bu çok küçük bir ihtimal yani oraya gittiğinde farklı insanlarla, kültürlerle, dille karşı karşıya kalıcan gibi şeyler söyleyip kızın aklını bulandırdı. Tamam kızını düşünüyor çünkü kendisi de yaşamış aynısını ama bu bana hiç mantıklı gelmedi ve bundan sonra Mihra düşündü ve taşındı gidip Yusuf'tan ayrıldı. Gel de sinir olma şimdi. Ve hatta bu iki aşık her şeyin üstesinden gelebilecek kabiliyetteyken. Neyse tabii ki akıl ne derse desin kalp hiçbir zaman söz dinlemez. Sonra Allahtan Mihra kardeşlerinin sözünü dinledi de... Benim bir de burada sinir olduğum şeyde kızı ayrıldıktan sonra onun nasıl davranışlarının değiştiğini ve ne kadar üzüldüğünü gördü ama gitti sanki hiçbir şey olmamış gibi bir de kıza görücü BULDU. Allahtan Mihra direkt reddetti. Sonra bazı şeyler sarpa sardı (Yasemin yüzünden) ve ben o kısımları okurken sinirden sayfaya, cümlelere bakarken gülüyordum. Sonra tabii ki Kalplerindeki sevgi her şeyden baskın geldi (〃^▽^〃) Bir de Bilal ve Elif'in sevdasından bahsedebilir miyiz? Kitapta en çok yüreğimi parçalayan şeylerden biriydi onları o halde görmek. Elif sevdiğim karakterlerden biriydi. Davranışları ve dış görünüşü de bunda etkili olmuş olabilir ehehehe (✿◕‿◕✿) Lütfen Şule Avlamaz onlara bunu yapmaa... Bilal'in sahnelerini okurken -Bilal'in ağzından okuduğumuz özellikle- gözümden yaş süzülmedi ama kalbime mıh gibi oturdu. Biraz da Yusuf Agah'tan bahsedeyim bari, Mihra dışındaki bütün kızlara kalbinin kapılarının kapalı olması... Vişneli soda, Monna Rosa ve Ölüm savaşçısı, Kitap kurtları sizii.. O şiirleri yok mu şiirleri beni bitirdi. Kitapta en en çok sevdiğim şey şiirlerin de olmasıydı ve hepsi de sevdiğim şairler olunca tadından doyum olmadı. Bir de şeyy, galiba Yusuf Agah da Sivasli... Mihra, ahh Mihramm... benim saf, iyi yürekli, utangaç çiçeğim. Başka bir şey demek istemiyorum, çünkü kızı sevmemek imkansız gibi. Son bir şey, "Ölüm Savaşçısı, Ölüm Savaşçısı, Monna Rosa." ... "Monna Rosa, Ölüm Savaşçası, dinliyorum." "Ölüm Savaşçısı, bu gece ay çok güzel değil mi, tamam." ... "Monna Rosa, ölmeyi göze alırım, tamam." (*^▽^*) Bu kitabı gönül rahatlığıyla herkese öneririm. Okuma yazma bilen herkes okumalı bence. -tamam inkar etmiyorum biraz yavaş ama onların kalplerindeki sevdayı okuyunca daha farklı veya fazla bir şey beklemiyorum ben kitaptan açıkçası- İnsanın içini ısıtan, samimi, naif bir hikaye... (+18, öpüşme, olumsuz içerik oluşturabilecek herhangi bir şey yok. Bu konuda içiniz rahat olsun. Tek tük, nadir bir argo kelime, küfür kullanımı var o da bir elimin parmağını geçmez) Okursanız eğer yorumlarınızı, düşüncelerinizi çok merak ediyorum. Herkes sever mi bilmem ama bence o duyguları, hisleri tattığında ve kendinden bir parça gördüğünde insanın o kitaba bağlanmama ihtimali çok düşük. Hepinize iyi okumalar dileriim. Umarım bir gün bu kitapla da yollarınız kesişir... "İtiraf et artık, sen aynı zamanda şairsin de." "Şair olmak için aşkı tatmış olmak gerekir Mihra. Ben daha önce hiç aşkı tatmadım." (...) "Kim bilir, belki bundan sonra şair olurum bir şiire." Gözlerini tekrar bana çevirdiğinde, içimde yükselen kıvılcımların eşliğinde "Ne şanslı bir şiir," dedim. "Ne şanslı bir şair," diye karşılık verdi. (´▽`ʃ♡ƪ)
İs Kokan Zeytin AğacıŞule Avlamaz · Indigo Kitap · 2023885 okunma
··
240 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İsimsiz...
Gönderi Sahibi