Allah ﷻ kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz!
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٌ فَاسْتَمِعُوا لَهُۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَنْ يَخْلُقُوا ذُبَابًا وَلَوِ اجْتَمَعُوا لَهُۜ وَاِنْ يَسْلُبْهُمُ الذُّبَابُ شَيْـًٔا لَا يَسْتَنْقِذُوهُ مِنْهُۜ ضَعُفَ الطَّالِبُ وَالْمَطْلُوب مَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَز۪يزٌ Ey insanlar! Bir örnek verilmektedir, (dikkatle) dinleyin. Şüphesiz ki Allah’ı bırakıp da dua ettikleriniz (yardıma çağırdıklarınız/medet umduklarınız), bir araya toplansalar bir sinek dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey çekip alacak olsa, onu (sineğin elinden) kurtaramazlar. İsteyen de zayıf kaldı, istenen de... Allah’a gerektiği gibi/şanına yakışır şekilde saygı göstermediler. (Allah’ın kudret ve yüceliğini gereği gibi anlayıp kavrayamadılar.) Şüphesiz ki Allah, (güç ve kuvvet sahibi olan) Kaviy, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) Azîz’dir. (22/Hac, 73-74) يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ وَاخْشَوْا يَوْمًا لَا يَجْز۪ي وَالِدٌ عَنْ وَلَدِه۪ۘ وَلَا مَوْلُودٌ هُوَ جَازٍ عَنْ وَالِدِه۪ شَيْـًٔاۜ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا۠ وَلَا يَغُرَّنَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ Ey insanlar! Rabbinizden sakının ve öyle bir günden korkun ki; (o gün,) hiçbir babanın oğluna, oğlun da babasına faydası yoktur. Şüphesiz ki Allah’ın vaadi haktır. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Çokça aldatan (şeytan) da sizi Allah’la aldatmasın. (31/Lokmân, 33) Resûlullah ﷺ şöyle buyurdu: "Ey Kureyş topluluğu! Kendinizi kurtarın! Sizi Allah'ın azabından kurtarmak için bir şey yapamam. Ey Abdi Menaf oğulları, sizi de Allah'ı azabından kurtarmak için bir şey yapamam. Ey Abdulmuttalib'in oğlu Abbas seni de Allah'ın azabından kurtarmak için bir şey yapamam. Ey Muhammed'in kızı Fâtıma! Malımdan istediğin kadarını iste. Ama seni de Allah'ın azabından kurtarmak için bir şey yapamam." (Buhari, Müslim)
··
2.362 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.