İmam Ebû Hanîfe'nin en büyük iki talebesi kimdi?
İmam Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed eş-Şeybânî.
Peki, Ebû Hanîfe vefat ettikten sonra bu iki büyük imamın, "Sorularımızı kabrindeki Ebû Hanîfe'ye soracağız", "Sıkıntılarımızı ona arz edeceğiz", "Tasarruf sahibidir", "Rabıtamız ona yapılacaktır" dediklerini nakleden tek bir rivayet var mı?
Yok.
İmam Şâfiî'nin en büyük talebeleri kimdi?
İmam el-Müzenî ve İmam el-Büveytî.
Peki onlar, Şâfiî'nin vefatından sonra insanları onun kabrine yönlendirip; "Fıkhî müşkillerinizi ona sorun", "O tasarruf sahibidir", "Rabıtanızı ona yapın" dediler mi?
Yok.
İmam Mâlik'in talebeleri, İmam Ahmed'in talebeleri, Süfyân es-Sevrî'nin talebeleri, Evzâî'nin talebeleri, Leys b. Sa'd'ın talebeleri...
Hiçbirinden böyle bir itikad nakledilmemiştir.
Çünkü onlar biliyorlardı ki; ölüler için dua edilir, rahmet dilenir, hayırla yâd edilir. Fakat gaybı bilme, insanların sorularına kabirlerinden cevap verme, sıkıntıları giderme ve kâinatta tasarrufta bulunma Allah'ın kullarına değil, yalnızca Allah'a ait sıfatlardır.
Sahâbe, Resûlullah ﷺ'in kabrine gidip fıkıh öğrenmedi. Ömer, Osman, Ali ve İbn Mes'ûd radıyallahu anhum müşkillerini kabre değil, Kur'an'a ve Sünnet'e götürdüler.
Eğer bu inanç hak olsaydı, onu ilk uygulayanlar sahâbe olurdu. Eğer bu yol hidayet olsaydı, Ebû Hanîfe'nin, Şâfiî'nin, Mâlik'in ve Ahmed'in talebeleri onu bizden daha iyi bilirdi.
Selefin bilmediği bir dini sonradan keşfetmek mümkün değildir.
İmam Mâlik rahimehullah ne güzel demiştir?:
"Bu ümmetin ilk neslinin dini olmayan şey, son neslinin de dini olamaz."