Muhafız

Muhafız
𝓛𝓪̂ 𝓲𝓵𝓪̂𝓱𝓮 𝓲𝓵𝓵𝓪𝓵𝓵𝓪𝓱 Sözlerini iyi yöneten, dünyayı dize getirebilir.
IŞİD’e yönelik “terör operasyonu” diye basına servis edilen görüntülerdeki sözde “örgütsel dokümaların” içinde Kur’ân-ı Kerîm de bulunuyor. Üstelik bu kitaplar gizlice basılmıyor; devletin ruhsat verdiği matbaalarda basılıyor, herkesin bildiği internet sitelerinde satılıyor ve vergisi de devlete ödeniyor. Buna rağmen tevhid ehli Müslümanlara "terörist" yaftası yapıştırılıyor. Sigortalı bir işte çalışan, ömrü boyunca tek bir adli vakaya karışmamış insanların evlerine sabahın 5’inde, onlarca polis ve askerle, kapılar kırılarak giriliyor. İnsan sormadan edemiyor, mesele gerçekten terörü bitirmek mi, yoksa "Rabb’im Allah’tır" diyen insanları sindirmek mi? Kitaplar mı suçlu, yoksa o kitapları okuyanlar mı?
Reklam
Olmak isteyen insanın hayalleri vardır; geceleri uykusuz bırakan, düştüğünde yeniden ayağa kaldıran hayaller… Bu yüzden yorulsa da yürümeye devam eder. Çünkü bilir ki insanı diri tutan şey sadece nefes almak değil, uğruna mücadele ettiği bir davaya sahip olmaktır. Ölmek isteyenin ise hayallerinden çok bahaneleri vardır; her yenilgiyi son, her acıyı kaçış sebebi sayar. Biri yarınları kurabilmek için yaralarını sarar, diğeri yaralarını büyütüp kendine bir karanlık inşa eder. Olmak isteyen, imkânsızlıkların içinde bile bir kapı arar; ölmek isteyen ise açık kapıların önünde bile vazgeçmenin nedenlerini çoğaltır. Çünkü insanın yönünü şartlar değil, içinde taşıdığı umut belirler. Umudu olan insan, enkazdan bile bir hayat çıkarır, bahanesi olan ise en güzel baharı bile kışa çevirir.
Bayramımız mubarek olsun garipler.
"Gariplerin Sayıları Pek Az Olan Salih Kişilerdir. Bu kişiler salih olmayan bir toplulukta yaşarlar.Yaşadıkları bu topluluk içinde kendilerini seven az, buğz eden ise çoktur." Ahmed Bin Hanbel
Sevgi, en çok rahmetle yoğrulmuş gönüllere yakışır, çünkü mümin kalp, merhameti imandan bilir. Kırıldığında affı seçebilen, öfkesini sabırla terbiye eden kimselerde sevgi bir nimete dönüşür. Kuran’ın "aralarında muhabbet ve merhamet kıldık" diye işaret ettiği bağlar, kusursuzlukla değil, ihsan şuuruyla yaşar. Çünkü İslam’da sevgi, sadece his değil; sabır, sorumluluk ve Allah rızasına yönelen bir yürüyüştür.