Muhafız

Bizi köleden beter ettiler ya Ömer..
Hz. Ömer bir vali tayin ettikten sonra, o şehirden gelen heyetlere şunları sorardı: "Valinizin halka davranışı nasıldır? Köleleri ziyaret eder, cenazelere katılır mı? Yanına kolayca girilip çıkılabilir mi?" Eğer heyet "Hasta köleleri ziyaret eder, yanına girip çıkmak da kolaydır" derse o valiyi yerinde bırakırdı. Aksi takdirde onu azletmek üzere hemen birisini yollardı. Kenzü'l-Ummâl, III/166 (Hennâd, İbrahim'den)
Reklam
Yarım Dr candan, yarım İmâm imandan eder.
İmam Ebû Hanîfe'nin en büyük iki talebesi kimdi? İmam Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed eş-Şeybânî. Peki, Ebû Hanîfe vefat ettikten sonra bu iki büyük imamın, "Sorularımızı kabrindeki Ebû Hanîfe'ye soracağız", "Sıkıntılarımızı ona arz edeceğiz", "Tasarruf sahibidir", "Rabıtamız ona yapılacaktır" dediklerini nakleden tek bir rivayet var mı? Yok. İmam Şâfiî'nin en büyük talebeleri kimdi? İmam el-Müzenî ve İmam el-Büveytî. Peki onlar, Şâfiî'nin vefatından sonra insanları onun kabrine yönlendirip; "Fıkhî müşkillerinizi ona sorun", "O tasarruf sahibidir", "Rabıtanızı ona yapın" dediler mi? Yok. İmam Mâlik'in talebeleri, İmam Ahmed'in talebeleri, Süfyân es-Sevrî'nin talebeleri, Evzâî'nin talebeleri, Leys b. Sa'd'ın talebeleri... Hiçbirinden böyle bir itikad nakledilmemiştir. Çünkü onlar biliyorlardı ki; ölüler için dua edilir, rahmet dilenir, hayırla yâd edilir. Fakat gaybı bilme, insanların sorularına kabirlerinden cevap verme, sıkıntıları giderme ve kâinatta tasarrufta bulunma Allah'ın kullarına değil, yalnızca Allah'a ait sıfatlardır. Sahâbe, Resûlullah ﷺ'in kabrine gidip fıkıh öğrenmedi. Ömer, Osman, Ali ve İbn Mes'ûd radıyallahu anhum müşkillerini kabre değil, Kur'an'a ve Sünnet'e götürdüler. Eğer bu inanç hak olsaydı, onu ilk uygulayanlar sahâbe olurdu. Eğer bu yol hidayet olsaydı, Ebû Hanîfe'nin, Şâfiî'nin, Mâlik'in ve Ahmed'in talebeleri onu bizden daha iyi bilirdi. Selefin bilmediği bir dini sonradan keşfetmek mümkün değildir. İmam Mâlik rahimehullah ne güzel demiştir?: "Bu ümmetin ilk neslinin dini olmayan şey, son neslinin de dini olamaz."
Radıyallahu anh.
Müslümanlık iddaasinda olanlara duyurulur: Bedir savaşında esir alındığı zaman istişare ediyor Resulullah ﷺ. "Ne yapalım esirlere" diye soruyor ashabına. Ömer radiyallahu anhuma diyor ki: "herkes en yakın akrabasının kafasını kessin bakalım kim Allah'ı seviyor ortaya çıksın." Bugün siyonist teröristlerin yapmadığı kalmadı ama hâlâ kınama mesajından öteye geçemeyen güruh kimin yolunu izliyor? Bu işin bir boyutu diğer yönü ise, sürekli topluma peygamber efendimizin yahudi cenazesi geçerken ayağa kalktığını anlatanlar, Yahudiler ile savaş olduğu sırada âlemlere rahmet olarak gönderilen peygamberin ve ashabının kâfirlere karşı şedid olduğunu anlatmıyor? Cihadın farz olduğunu hutbelerden irad etmiyor?
Ömerler lazım bu ümmete..
Bedir savaşında esir alındığı zaman istişare ediyor Resulullah ﷺ. "Ne yapalım esirlere" diye soruyor ashabına. Ömer radiyallahu anhuma diyor ki: "herkes en yakın akrabasının kafasını kessin bakalım kim Allah'ı seviyor ortaya çıksın." Bu dini yumuşatmayın. Din olmayınca onlar müslümanları katlediyor ama müslümanlar katliam için cihad yapmaz. Allah'ın kelimesini yüceltmek ve Allah'ın şeriatını tatbik edip yeryüzünde adaleti sağlamak için savaşır. Bu Allah'ın emridir yeni bir din değil.
Gazzede Katliam Var
Biz sizin Allah'a ortak koştuğunuz herşeyden beriyiz !
Sakal bırakmak TERÖRİZM oldu, örtünmek TERÖRİZM oldu, peçe takmak TERÖRİZM oldu.! Çünkü ölçü artık vahiy değil, hevadır. Allah’ın mîzanı atıldı, şeytanın terazisi kuruldu. Fıtrat suç, takva tehdit, sünnet tehlike sayıldı. Oysa Allah buyurur: “Allah’ın insanları üzerine yarattığı fıtrata yönel; Allah’ın yaratışında değişme yoktur.” (Rûm 30/30) Ama bu çağ şeytanın vaadini alkışladı. “Onlara emredeceğim de Allah’ın yaratışını değiştirecekler.” (Nisâ 4/119) Bugün eşcinsellik hürriyet, çıplaklık özgürlük, açılıp saçılmak çağdaşlık, cinsiyet değiştirmek ilericilik, ateizm akıl sayıldı. :“Onlara ‘yeryüzünde bozgunculuk yapmayın’ denildiğinde ‘biz sadece ıslah edicileriz’ derler.” (Bakara 2/11) Bozgunu ıslah diye pazarladılar, hayâyı gericilik diye damgaladılar. Bu yol yeni değil; hakka düşmanlık eskidir. “Senden önce gönderilen her peygambere ‘deli’ veya ‘sihirbaz’ denildi.” (Zâriyât 51/52) Bugün isim değişti: mümin radikal, sünnet tehdit. Şikâyetimiz Allah’adır! “Ben kederimi ve tasamı ancak Allah’a arz ederim.” (Yûsuf 12/86) Onlar Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar; ama “Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek isterler; Allah nurunu tamamlayacaktır, kâfirler hoşlanmasa da.” (Saf 61/8) Geçecek olan rejimlerdir, çökecek olan ideolojilerdir, yıkılacak olan sahte özgürlük putlarıdır. Ancak devam edecek olan İSLAM’dır. Ancak devam edecek olan Kur’an’dır. Ancak devam edecek olan Muhammed Mustafa’nın sünnetidir ﷺ. Son söz Allah’ındır:
Reklam