Gönderi

Puan vermedi·504 syf.··
2025 4. kitabı
//KİTAP TAVSİYEM //"RUHUMUN GAMZELERİ"// /ALINTILAR #Hayat bana bir SEN borçlu... #Gözlerin, gözlerin siyah birer ateş damlası gibi yâr. Eritip ruhumu, yok edip tüm bedenimi, senden, senin aşkından yeniden bir ben yaratıyorlar... Gözlerin, siyah birer ateş damlası yâr. Her bakışınla, can verip sonra kalbimi yerinden söküp alıyorlar... #Eksik yanı neşe idi. Hayatın içinde tek başına mücadele ederken, neşeli olmak nasıl birşeydi unutmuş gibiydi... Ve bu adam neşeli olmayı hatırlatıyordu ona... #Geçmiş, gelecek derken içinde olduğumuz an'ı kaçırıyoruz... #İnsan, kendini nasıl sevmezdi ki? #Arada bir kendine kaçmalı insan. Herkesten herşeyden uzaklaşıp sessize almalı dünyayı... #Bir insanın özgür iradesine müdahale etmek kul hakkıdır... #Keşke ıçimde olan herşeyi şu deniz alsa götürse de içim bir dolu huzur olsa... #Eşit şartlarda doğsa bile, hayat insanlara her zaman adil olmuyor... #Bir yere kadar dayanabiliyordu insan. Acıya değil, acıyan yerine apansız birinin dokunuşuna... #Çözmekle uğraşamam hiç kimseyi. Bana gelen benim gibi olsun. Düz, açık, net, berrak... #Yıllar içinde yaş aldıkça, hayat öğretmişti ona, mevsimin de insanın da sevmenin de grisi olduğuna... #Hayat, keşke çocukluğumuzdaki gibi basit ve kolay bir oyun olsaydı. Ama değildi... #Hayatta bazı anlar vardır, canı ne kadar yanarsa yansın yapması gerekeni yapar insan... #İki insan arasında en büyük uçurumları oluşturan şey, mesafeler kilometreler değil, yaralayan sözlerdi... #Yerini sevmemiş bir çiçek gibisin. Büyüyemiyor ve çiçek açamıyorsun... #Gamzelerine gömsünler beni ölünce... #İnsanın koca dünyadada konuşacağı, anlatacağı bir anlayanı olmaz mı? Yoktu işte... #Sevgi budur. Yaşanır, yaşatılır, hissettirilir, gösterilir... #Gönül işinin içinde akıl kendine yer bulamaz... #Bir insanın kendine yapacağı en büyük kötülük, kendinden sevme hakkını almak, kalbini sevgisizliğe mahkum etmektir... #Kaçmak yada kovalamak değildir aşk. Birini yada birşey aramak bulmak değildir aşk. Bir yarış menzili değil, yolculuk, duraksama ya da hareket hiç değildir... #İki ruhun eşsiz bir senkronizasyon hali ile salınımıdır aşk... #Ben sessiz severim... #Susuyorum. Çünkü bana kal istiyorum... #Aşk, tek kişiliktir. Ne zaman aynı ateş, iki kalbe aynı zamanda düşerse, o zaman iki kişilik olur... #Aşk demek sır demekti... #En çok da yeniden birine inanmaktan korkuyorum... #İlahi aşk,kalbi olması gereken hale evriltir... #Bazı türküler hep yürektedir... Seni sevmem için kendin olman ve kendin kalman yeterli... #Ne olursa olsun, yanında olduğumu,canımda olduğunu bil... #Aşk, insanı değiştirir, dönüştürür. İçindeki asıl olması gereken kişiye evrilir insan aşkla... #Allah'ım sevme mi diyorsun, o zaman niye kalp verdin bana? #Bana aşk deme, aşktan çok canım yandı... #Bir hakikat varsa, şu gönüldür gönül... Bir de şu gönül sazını titreten yârdır... #Yari yüreğimden uğurladığım o akşamdan bana miras, s/onsuz ayazın üşümesi... //KİTAP HAKKINDA Merhaba kitapsever arkadaşlar Aşk'a inanan, aşk insanıyım diyen ve aşka inancını kaybetmiş, aşk kocaman bir yalan diyenler buraya toplansın. Bir Eylül vakası incelemesi yapacağız. Ne kadar espiri yaparak başlamak istesemde kitabı okuduktan sonra kırılan içimin kristal vazoları ne zaman çiçeklerle dolar bir daha bilmiyorum. Hayatın her zaman, tesadüflerden değil tevafuklardan oluştuğunu savunan bir insan olarak, beni bir kez daha haklı çıkaran bu kitabın da bana tesadüfen ulaşmadığına eminim.Okuduğum satırlardan çok, satır aralarında gizlenen cümle ve hikâyeler sayesinde, gözümün yanı sıra kalbim ile de okuduğumu belirtmek isterim. Aralarda mola verip sayfalarda gizlenen şarkıları dinleyerek de, çisil çisil atan yağmurun altında kollarımı açarak da, işten eve dönünce evlatlarıma sarılarak da, Eylül'ü anlayabilmeye çalıştım her sayfanın, her dizesinde. Dilerseniz bir Eylül masalından, Ruhumun Gamzelerinden bahsedelim müsadenizle... Eylül, aşka aşık, aşk insanı. Sevmenin ve sevilmenin Allah'ın kullarına bahşettiği bir lütuf olduğunu düşünen ve bu inanan, ana renkli, ara rengi olmayan, ya siyah ya beyaz diyecek kadar net, griyi sevmeyen, arkasından iş çevrilmesinden ve yalandan haz etmeyen , rahmetli ninesinin Hüma kuşu. Yaptığı yanlış evlilik sonrasında (ki bunu bir süre sonra anlayabiliyor insan)eşinden ayrılıp,iki çocuğu ile mütevazi bir o kadar da tempolu çalışma ile dolu yeni bir hayat kurup tutunmaya çalışıyor. Ev işlerine gidiyor, bahçesindeki serada meyve sebze yetiştiriyor,çizimler yapıyor, kitapların devrik cümlelerini düzeltiyor. Bu sayede para kazanmaya ve birikim yapmaya çalışıyor. Kendi halinde ve çocuklarıyla ve ailesiyle stabil bir yaşamı var. Bir sabah yine hayat telaşına başlamak için evden çıkacakken, içini bir hüzün, karamsarlık, evine dönememe, sevdiklerini görememe korkusu düşüyor. Zaman zaman hepimizin yaşadığı bu his, Eylül'de öyle kuvvetli oluyor ki bir an korkusu tüm duygularını nakavt ediyor. Evden çıkıp arabası ile giderken küçük bir kaza geçiyor ve bu kaza sonucu düzeni, rutin hayatı birden alt üst oluyor. Okurken de içimden geçen bir Mevlana sözünü eklemek istiyorum hemen. Hayatım alt üst oldu diye hayıflanma. Ne biliyorsun altının üstünden daha güzel olmayacağını... Virajı dönerken hızla önüne kıran araba ile çarpışmamak için frene var gücüyle basan Eylül, korku ve telaş ile iniyor arabadan ki ne görsün? Karşı araçtaki sürücü hem yüzde yüz hatalı hem de sarhoş değil mi? Korku ve kaygısının yerini sinir alan Eylül, adama söylenip arabasına binecekken, sarhoş adam aniden su birikintisinin içine düşüveriyor. Vicdanı kızgınlığından ağır basan Eylül, bu kez de adamı alıp hastaneye götürüyor. Ertesi gün doğum günü olan Eylül, ama ne güzel bir doğum günü öncesi diye kendi ile alay etmeyi de ihmal etmiyor. Neyse efendim apar topar hastaneye gidince arkadaşım alkolü fazla kaçırmış diyerek giriş yaptırıyor. Zamandan istifade için kazada polis çağırmayan Eylül, bu kez de hastane ile uğraşıyor. Kendine gelip ayılan adam bu kezde tutturuyor kendimi affettirmek için yemeğe gidelim diyeAdamın ısrarları bitmeyince Eylül, yemeğe gelemem laf söz olur, benim bahçeme gelin orada misafir edeyim sizi diyor ve bu sayede bahçeye gidip tanışıyorlar. Son model arabanın sahibi, sarhoş bey Merthan Emir diye tanıtıyor kendini . Daha doğrusu Eylül hastanede kimliğinden ismini öğrenip Merthan bey diye hitap edince, sadece Emir lütfen diye uyarı alıyor. Sonrasında Eylül Emir den kurtulduğunu sansa da Emir tabiri caizse fukara sümüğü gibi yapışıyor Eylül'e. Çünkü aşık oluyor. Hem de ilk görüşte. İlk eşiyle aşk ile evlenip sonrasında hayal kırıklığı yaşayan Eylül ise kendisini ve yüreğini tamamen aşka kapatmış, çocuklarına, işine odaklanmış , etik değerleri olan bir kadın olduğu için, aynı gün ve aynı ay doğsalar, çok benziyoruz deseler de birbirlerine iki zıt karaktere sahipler. Emir hayatını bağıra çağıra yaşamayı severken, Eylül iç dünyasının sessizliğiyle yaşıyor. Hal böyle oluncada bir köprüde iki keçi sürekli tokuşuyor. Zaman içerisinde birçok kez görüşüyor Emir ile Eylül lakin Emir, asla sevgisinden, hislerinden bahsetmiyor, bahsedemiyor.Yaptığı çizimler Emir in hoşuna gidince Eylül e iş teklif edip, Konya dan büyük bir arazi bile satın alıyor Emir. Hayatta en sinir olduğu cümle "senin iyiliğin için yaptım" olan Eylül, bu cümleyi kullanan kim olursa olsun kızıyor ve bu kez listeye aynı cümleyi kuran Emir de ekleniyor. Sürekli Eylül e karşı hata yapan Emir kendini affettirmek için uğraşmak zorunda kalıyor. Hatta bir keresinde yağmur altında ıslanıp zatürre bile oluyor. İşte o sıra şöförü Ahmet abi, Eylül'e Emir in hayatından biraz bahsediyor. Eylül'ün zengin züppesi, baba parası yiyen şımarık diye hitap ettiği Emir, yıllar evvel babası ile tartışıp evi terk etmiş, soyadını dahi değiştirip simit satarak hayatını devam ettirmiş sonra yaptığı işlerde başarı sağlayarak bu günlere gelmiş. Para konusu her açıldığında Eylül'deki tükenmişliği gören Emir, onu kimin bu kadar yaraladığını merak ede dururken, Eylül'ün çocukları Süreyya ve Ayaz da hızla büyüyor bu süreçte. Kitabı okurken en çok Telefonuna Emir'i fasulye sırığı diye kaydetmesine güldüm. Neyse efendim, Emir'in babası Fahri bey ve buğulu hayatı da kitapda gergin dakikalar yaşatmıyor değil hani. En yakın arkadaşı Nazan ile dahi Emir'e yardım etmek için söylediği yalan yüzünden kırılan Eylül sayfalar boyu, çalışmaya, Emir tarafından yerle yeksan edilip sonra da kendisini Eylül'e affettirme performansları sergileyen Emir'i affetmeye gayret ederek geçiriyor. Yıllardır ara ara gördüğü aynı rüyayı o dönemlerde de gören Eylül, rüyadaki gölgeyi Emir e benzetiyor. Birgün yurt dışından gelen Aylin, abisi Emir ile Eylül'ü yakınlaştırmak adına bir yemek düzenliyor ve Eylül'ü bu yemeğe,Şöför Ahmet abinin rahmetli eşinin sene yemeği diye davet ediyorlar.Yemeğe katılan Eylül, yemek sonunda, şu Konya'daki çiftliğin kendi çizimleri ile bitmiş halini videodan herkesle bir izleyip şaşırıyor. Aynı gün evlilik teklifi ile taçlanıyor veeee dahasını anlatamammmmm. #Peki bu süreçte Eylül'ü taciz eden kim? Emir o adama ne yaptı? #Nazende hanım kim, kimi dizlerinde yatırıp derdine ortak oldu? #Eylül hangi tabloya dalıp gitti, neden, o tabloda ne vardı? #Eylül kime aldığı kitabın ortasına not yazdı? #Birikimi ile zengin denecek varlığa ulaşan kim? #Eylül'e Eylül anne diyen Halil kim? Yoksa Eylül'ün başkasından oğlu mu..... #Emir'in Eylül'e baktığı falda ne çıktı? #Emir'in ailesinden aldığı yara neydi? #Eylül'ün sokakta yaşayan çocuklar için hazırladığı devlet destekli proje neydi, nasıl sonuçlandı? #Bedeninde melek kanatları ile süslü Eylül yazılı dövmeleri, Eylül nerede nasıl gördü? #Rüzgar gülleri ve gökkuşağının eşlik ettiği piknik nasıl sonuçlandı? #Emir'in evindeki davetsiz misafir kim, onu kim neden yolladı, amacına ulaştı mı? İşte bu soruların cevapları ve çok daha fazlası kitabımızda. Biliyor musunuz? Hepimiz hergün çıktığımız kapıdan, birgün farklı insan olarak dönebiliriz. Sağ gösterip sol vuran finali ile kitap, yüreğimi sayfa aralarında bırakarak bitti. Yazarımıza teşekkür ediyor, devamını bekliyorum. LÜTFEN SEVDİKLERİNİZE KİTAP HEDİYE EDİN Selam, sevgi ve dua ile... Zehra Gaylan instagram hesabım @okuyananne__zehra_35_09
Ruhumun GamzeleriSaliha Şuura Gamze Böce · Librum Kitap · 202425 okunma
·
327 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.