9. yy dan itibaren İslam dünyası düşünürlerinin ilgisini cezbetmeye başlayan batı felsefesi, özellikle Kindi, Farabi ve İbn Sina tarafından derinlemesine incelenip araştırılmıştır. Özellikle Platon ve Aristo'nun felsefi öğretilerini gerek benimseyip gerek reddiye yaparak karşı argüman şeklinde yazıya dökerek aydınlatmaya çalışmışlardır. Yazım dili felsefi jargon şeklinde olan bu değerli eser özellikle bu konulara aşina olmayanlar tarafından anlaşılacak nitelikte değil. Felsefe terimlerini bilen ve bu konuda daha önce okumalar yapıp benimsemiş olanlar için ise çok doyurucu bir nitelik taşıyor. Kitap aynı zamanda doğu-batı sentezi açısında karşılaştırmalı değerlendirmeleri beraberinde açıklıyor. Batı argümanlarının doğu tarafından nasıl algılandığını ve doğruluğunu tartışmaya açıyor. Kitap hem doğuyu kendi içinde tartışmaya iterken hem de batı ile ilgili karşı çıktıkları sentezleri açıklamaları ile ilgili bilgi veriyor. Kitap ayrıca Gazali'nin hem batı felsefesini hem de batı felsefesini araştıran doğulu düşünürlere karşı çıkışını konu alıyor. Konuya ilgisi olanların okumasını tavsiye ediyorum.