·744 syf.····Okunma: 17 Ocak 2025 00:58 Beyazlı Kadın Victoria dönemi kurgusal eserleri arasında duygusal gerilim romanı diye tanımlanan ve gotik edebiyatın gerilimini, İngiliz edebiyatının psikolojik gerçekliği ile kaynaştıran türün ilk örneği olarak kabul edilir. Arka kapaktan edindiğim bu bilgi aslında kitabın türüne ışık tutar nitelikte.
Her sayfasında merak uyandıran, biran önce bir sonraki sayfaya geçmek için heyecanla sayfayı çevirten, akışına kapıldığım bir kitap oldu. Kitap öyle akıcı ve sürükleyici ki normalde çok güzel bir kitabın betimlemelerinde dahi olsa ara ara sıkılır gibi oluruz ya, bu kitapta bunu hiç hissetmedim. Çok betimlemeye de yer vermemiş yazar, yer yer okumak mümkün.
Gelelim konusuna. Mr. Hartright bir resim öğretmenidir. Limmerdige malikanesindeki Laura ve Marian’a ders vermek üzere işe başlar. Bu süreçte Marian ile dost olurlar fakat Laura ile aralarındaki bağ çok farklıdır. Her ikiside birbirilerine aşık olurlar. Bunun, Laura’nın ablası Marian tarafından anlaşılması üzerine Mr. Hartright’in evden gitmesinin doğru olduğuna karar verilir çünkü Laura yakın zamanda babasının ölmeden önceki isteği üzerine dostunun oğluyla evlenmek üzere nişanlıdır. Birden Beyazlı bir Kadınımız var ki ismini sürekli beyaz giyinmesinden alıyor bu tümden okuyucuların okurken ki heyecanına kalmalı.
Buraya kadar acı, tatlı televizyon dizisi gibi bir hikaye var karşımızda. Fakat işler daha sonra değişmekle beraber bambaşka boyutlara ulaşacaktır. Bunlar aşırı spoiler içereceği için yazmamak daha uygun olur :)
Şu kadarını söylemeden geçemeyeceğim ki okuduğumuz şey sevginin gücü, sevdiğin şey veya kişi uğruna mücadele, azim, onu hayata tutundurma isteği. O kadar güzel işlenmiş ki romanda bunlar, kendinizi o mücadelenin bir parçası gibi hissetmemeniz mümkün değil