Gönderi

" Hayatın Yarım Kalan Renkleri "
Sevmek, âşık olmak neden bu kadar acıtır insanı? Neden sevgiyle dolup taştığında, o sevginin sonu hep hüsran olur? Birlikte yaşanmış onca güzel anı, hayaller, kahkahalar... Hayatın rengârenk bir tabloyken, bir anda siyah beyaza döner. Oysa senin bir gülüşüne her şeyimi feda edebilecek kadar bağlıydım. Bir gülüşün, bir bakışın bile dünyaları önüme sererdi. Bu kadar küçük şeylerle bile mutlu olabiliyordum. Her şey yolunda gidiyordu, her şey güzel görünüyordu. Peki, neden insanlar mutluluğun kıymetini bilmez de, hep bir kusur arar? Neden mutsuzluğu seçeriz, oysa mutluluğun her şeye bedel olduğunu düşünürdüm. Hayatımızda ufacık bir pürüz bile yokken, biz kendi ellerimizle doldurduk hayatımızı olumsuzluklarla. Şimdi ise her yerde birbirimizi arar olduk. Dokunduğum her şeyde seni hissediyorum, baktığım her köşede sen varsın. Gözlerimi kapatsam bile sen, hep sen. Biz böyle bir sona düşmeyi hiç hak etmedik. Her ne kadar yollarımız ayrılsa da, biliyorum ki içimizde hep birbirimizi aramaya devam edeceğiz. Çünkü biz bir zamanlar sadece birbirimizle tamamlanıyorduk.
1000Kitap
·
162 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
FARUKANAÇ
Gönderi Sahibi
Belki de sevginin acıtması, ona anlam veren şeydir; insan, en derin yaralarını en büyük tutkularından alır ve o yaralar zamanla birer hatıra olur, ama izi hep kalır. Ayrı yollarda yürürken bile birbirimizi tamamladığımızı hissetmek, sevgimizin ne kadar gerçek olduğunu kanıtlıyor. Gözlerimiz başka ufuklara baksa da, kalbimiz hep aynı noktada birleşiyor. Belki bir gün, ayrı dünyaların ortak bir noktasında yeniden buluşuruz. O zamana kadar, içimde taşıdığım sevgiyi hem bir hüzün hem de bir umut olarak yaşatmaya devam edeceğim.