Sevmek, âşık olmak neden bu kadar acıtır insanı? Neden sevgiyle dolup taştığında, o sevginin sonu hep hüsran olur? Birlikte yaşanmış onca güzel anı, hayaller, kahkahalar... Hayatın rengârenk bir tabloyken, bir anda siyah beyaza döner. Oysa senin bir gülüşüne her şeyimi feda edebilecek kadar bağlıydım. Bir gülüşün, bir bakışın bile dünyaları önüme sererdi. Bu kadar küçük şeylerle bile mutlu olabiliyordum.
Her şey yolunda gidiyordu, her şey güzel görünüyordu. Peki, neden insanlar mutluluğun kıymetini bilmez de, hep bir kusur arar? Neden mutsuzluğu seçeriz, oysa mutluluğun her şeye bedel olduğunu düşünürdüm. Hayatımızda ufacık bir pürüz bile yokken, biz kendi ellerimizle doldurduk hayatımızı olumsuzluklarla. Şimdi ise her yerde birbirimizi arar olduk. Dokunduğum her şeyde seni hissediyorum, baktığım her köşede sen varsın. Gözlerimi kapatsam bile sen, hep sen.
Biz böyle bir sona düşmeyi hiç hak etmedik. Her ne kadar yollarımız ayrılsa da, biliyorum ki içimizde hep birbirimizi aramaya devam edeceğiz. Çünkü biz bir zamanlar sadece birbirimizle tamamlanıyorduk.