·304 syf.····Okunma: 17 Ocak 2025 23:38 Zamanınızın duman adamlar tarafından çalınmasını istemiyorsanız, zaman tasarrufu yapmadan bu kitabı okuyun.
Büyük Bir Kent ve Küçük Bir Kız
Momo, simsiyah dağınık saçları ile üzerine bol gelen, yamalı kıyafetleriyle sıradışı bir
çocuktur. Büyük bir kentte, bir tiyatro harabesinde yaşamaktadır. Momo, çevrede
yaşayan insanlar için vazgeçilmezdir. Gün içerisinde Momo'yu görmeyen, onun
eksikliğini duyar. Onun olmadığı bir mahalle düşünmek, insanlar için
korkutucudur. Gün içerisinde Momo ile konuşmamış birine rastlasalar, "Git,
bir Momo'ya uğra," derlerdi. Hatta "Git, bir Momo'ya uğra," cümlesi yakın çevredeki insanlar arasında kalıplaşmış bir deyim haline geldi.Peki, Momo'yu böylesine özel kılan neydi? Momo, çok iyi bir dinleyiciydi.
Kulağa basit gelse de, "çok az insan gerçekten iyi bir dinleyicidir". Momo, böylesine farklıydı.
Sonra duman adamlar ortaya çıktı. Zaman tasarrufu adı altında insanların zamanlarını çalmaya başladılar. İnsanlar en ufak şeye vakit ayıramaz olmuşlardı(kuşlara vakit
ayırmak,hasta bir dostunu ziyaret etmek). Az zamanda çok fazla iş yapmaya
çalışıyorlardı. Belki artık daha iyi giyiniyorlar, para kazanıp daha fazla para
harcıyorlardı; ama yüzleri asıktı, yorgundular, keyifsizdiler. İnsanların hayatları tekdüze, soğuk ve zavallı bir hale gelmişti." İnsanlar zamandan tasarruf ettikçe zaman azalıyordu".
Modern dünyada yaşam gerçekten yavan ve tekdüze gelmiyor mu?
Çalışıyoruz, hep çok çalışıyoruz; ama bugün için değil, yaşamı hep sonraya
erteliyoruz. Sanki başka bir yaşam için çalışıyoruz.
Bizden tüketmemiz,daha fazla para harcamamız isteniyor. Daha fazla para için daha çok çalışıp tükettikçe mutsuz oluyoruz. Zamanın artık hızla aktığını hissediyoruz. Bir
koşuşturma, bir acele var ve bu koşuşturma bize zaman kazandırmıyor. İnsanın
biraz yavaşlamaya ihtiyacı var, zamanı algılamak ve hissetmek için. Bu ona
zaman kaybettirmeyecek, zaman kazandıracak. Yazar, yürekle algılanmayan zamanın boşa gideceğini söylüyor. "Çünkü, nasıl gözlerimiz görmeye, kulaklarımız
duymaya yarıyorsa, insanın yüreği de zamanı algılamaya yarar. Kör biri için
gökkuşağının renkleri ve sağır biri için kuş sesleri nasıl boşunaysa, yürekle
algılanmayan zaman da öyle boşa gider, kaybolur. Ama ne yazık ki, düzgün
atmasını bildiği halde kör ve sağır olan nice yürekler vardır."
Etrafımızdaki bu kargaşayı teknolojinin hayatımızı kolaylaştırmasının yanında gelen
yüzeyselliği, içinde bulunduğumuz ama anlamadığımız bu döngüyü göreceğiz. Duman
adamlar tarafından kandırılan insanların yaşamları bize tanıdık gelecek.
Kitapta, Momo'yla duman adamlar arasındaki mücadelede, bazen fantastik tonda,
bazen üzerine düşünülmesi gereken yerleriyle kesinlikle okunması gereken bir kitap.