herkesin okuduğu, izlediği ve birçok kişinin repliklerini ezbere bildiği bir klasik ile geldiiim
çocukken diziyi izlediğimde bazı şeylerin farkına varamamıştım ama sonrasında defalarca izlediğimde ve kitabını okuduğumda da hep behlül’ü daha hatalı bulmaya başladım. adnan, kızı yaşında bir kadın babasını daha yeni kaybetmişken ve bunun sebebini annesinin ihaneti zannederken bu duygusal boşluktan faydalanıp onunla evlendi, hiçbir zaman aileden biri gibi hissettiremedi. firdevs’in hırsı ve açgözlülüğü, behlül’ün korkuları ve bencilliği derken olan yine bihter’e oldu.
bihter’in canı her yandığında “sen bihter ziyagilsin” dediler ve onu güçlü olmak zorunda bıraktılar ama mezar taşında bihter yöreoğlu yazdı.
herkesin hayatından böyle bencil ve korkak bir behlül geçer. kendi yaşar ama gerisindeki insan ölür.
yaşanan her şeyin acısını, hayal kırıklığını, vicdan azabını ve bedelini bihter ödedi. adnan mutlu, behlül mutlu. hiçbir şeyi umursamadan yollarına baktılar ve hep bihteri suçladılar. çünkü suçlu olan daima kadınlar oluyor öyle değil mi?
bihter’in hiçbir suçu yok diyemem ama bütün suçların ona kalması çok adaletsizdi. bihter sevdi, kendi canına kıyacak kadar çok sevdi ama behlül, bihter’in mezarının başında bile seni seviyorum diyemedi.
üzgünüm arkadaşlar, yine bihter’i kurtaramadııık
#askimemnu #aşkımemnu #halitziyauşaklıgil