Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2015 124. kitabı
Aşk-ı Memnu'nun romanını da okudum, dizisini de izledim. İnsanlar orada bölünmüş aile yapısını, amcasını aldatan bir yeğeni, eşini aldatan bir kadını görüyor. Hatta daha da ileri giderek Behlül'ü Bihter'in baştan çıkardığını söylüyorlar. Halbuki hikaye, toplumun kadına bakış açısını muhteşem bir ustalıkla gözler önüne seriyor. Gelin bir de hikayeye şu açıdan bakın: 50 yaşlarında bir adam, kendi kızından yalnızca birkaç yaş büyük bir kızla evleniyor. Öyle bir zamanlama ki hem kızın babasının ölümünden kısa bir süre sonra hem de kız, annesinin babasına olan ihanetinden ötürü annesinden nefret ederken, onu suçlarken.. Çok manidar değil mi? Adnan Bey, kızı yaşında bir kıza göz dikmenin bedelini ödedi, kızın en zayıf anında, bir baba figürüne en çok ihtiyaç duyduğu anda ondan faydalandı. Ama insanlar bunu tamamen göz ardı etti ve Bihter'i suçladı. Bihter, Behlül'den uzun süre kaçmaya çalıştı, reddetti. Behlül sürekli hep bir şekilde üzerine gitti. Dediler ki "Bihter'in bu davranışı Behlül'ü ayartmak içindi." Ama Bihter geri durmasaydı, yine kötü kadın gözüyle bakacaklardı, nitekim baktılar da. "Adnan'la evlenmeseydi" diyeceksiniz, kız babasının, annesinin ihaneti yüzünden öldüğünü düşünüyor ve ondan nefret ediyor. Adnan'la evlenmeseydi nefret ettiği, dahası sızlanmaktan başka bir iş yapmayan bir kadınla aynı evde yaşamaya mahkum kalacaktı, dahası kalan borçlar için annesinin utanmadan babasını suçlamasını duyarak yaşayacaktı. Adnan'la evlenmek onun için bir çıkış oldu. Ama hayır, toplumun gözünde suç olan bu, bir adamın kızı yaşında kadına göz dikmesi değil! Olanların vicdan azabını, hayal kırıklığını, acısını Bihter tek başına üstlendi. Adnan mutluydu, Behlül mutluydu, umursamadan devam ettiler ama Bihter öldü ve şimdi hala bir şekilde Bihter'i suçluyorlar. Çünkü suçlu
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,8bin okunma
7/10
·400 syf.··
2025 189. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2025 18:56
Aşk-ı Memnu – Halit Ziya Uşaklıgil Aşk-ı Memnu, sadece yasak bir aşk hikâyesi değil; bastırılmış duyguların, suskunlukların ve toplumsal rollerin insanı nasıl yavaş yavaş içine çektiğini anlatan güçlü bir roman. Halit Ziya, karakterlerini yargılamadan, onların zaaflarını ve çelişkilerini tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Bihter, çoğu zaman tek bir sıfatla açıklanmaya çalışılan bir karakter ama bana göre o, sevilmek isteyen, anlaşılmak isteyen ve yalnızlığını yanlış yerlerde doldurmaya çalışan bir kadın. Behlül ise sorumsuzluğu ve kaçışlarıyla bu yasak ilişkinin hem tetikleyicisi hem de kaçınılmaz sonunun habercisi gibi. Roman boyunca en çok hissettiğim şey, herkesin bir şeyleri bilip susmasıydı. Aşk kadar güçlü olan bir diğer duygu da korku: toplumdan, yalnız kalmaktan ve gerçeğin ortaya çıkmasından duyulan korku. Bu sessizlik hâli, romanın gerilimini sürekli diri tutuyor. Aşk-ı Memnu, duyguların bastırıldığında yok olmadığını, sadece başka şekillerde ortaya çıktığını gösteriyor. Bitirdiğimde aklımda kalan şey, yasak olanın cazibesi değil; kaçınılmaz sonun hüznü oldu. Zamanı aşan bir roman olmasının nedeni de bence tam olarak bu insanî gerçeklik.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,8bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2017 5. kitabı
Kadının sadakatsizliği üzerine yazılmış, mükemmellikleri ya da en iyi oldukları konusunda konsensüse varılmış üç roman vardır. 1) 1856’da yayınlanmış Gustav Flaubert’in Madam Bovary’si. 2) 1877’de yayınlanmış Lev Tolstoy’un Anna Karenina’sı 3) 1916’da yayınlanmış John Galsworthy’nin The Forsyte Saga’sı*. Böyle bir tanıtım yapıp şereflerine kadeh kaldırıyor Raisa Enverovna. Bu ufak tefek kitap kurduna bakarken ne çok Enver oğlu, Enver kızıyla tanıştığım geliyor aklıma. Enver Paşa, Sovyet Türkleri için kendini ifade edebilmenin simgesi olmuş en karanlık günlerinde rejimin. Yazara da okura da içelim diyor, Tatyana Viktorovna. Gözleri gözlerime dikili devralıyor konuşmayı, herhalde okumayan olmadığı için de, itirazı olan yoktur, diyor. Onun derdi, İngilizce tıpkı basımını hediye etiği The Forsyte Saga’yı okuyup okumadığımı kontrol etmek. Gülümsüyorum. Evet, diyor muyum, demiyor muyum, sorun değil. Kadehimden kocaman bir yudum Seperavi eksiliyor. Şostakoviç’in iki numaralı valsinin ortalarını bulmuşuz. Sahnede Anna, gövdesi ayaklarının izinden gidiyor. Gözle kaş arasında birbirlerini bulduklarını görüyorum. Vronski’nin Anna’ya bakışlarının içimde yeşerttiği haset dalgaları şiddet sosuyla halvet olup gözlerimin içine oturuyor. Gözlerim kızarıyor. Durun, demek geliyor içimden, hepsi bu değil. “Aşkı Memnu” var. Ah Bihter. Behlül bir de. Filmiyle karıştırmayın ama. Bu bir roman. 1900 yılında yayınlanmış hem de. Zaten konumuz roman değil mi? Kafamdaki Valsleri uğurluyorum. Bir muhasebe süreci başlıyor beynimde. Üç değil, dört roman, dört kadın olsun istiyorum. Flaubert’in Emma’sı, Tolstoy’un Anna’sı, Galsworthy’nin Irene’si, Uşaklıgil’in Bihter’i. Hepsinin ortak özelliği ruhsal yalnızlıklarını sona erdiren prenslerini bulmaları. Emma, içlerindeki en gözü kara olanı. Çok
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,8bin okunma
7/10
·400 syf.··
2026 30. kitabı
Aşk-ı Memnu, 1900 yılında basıldığı düşünülürse edebiyatımız için son derece cesur bir romandır. O dönemin hâkim anlayışına göre Türk kadınları aldatmaz, arzu duymaz; fuhuş ve ahlaksızlık kolayca Ermeni ve Rum kadınlara yakıştırılır. Halid Ziya Uşaklıgil, bu ikiyüzlü ahlak düzenine açıkça karşı çıkar ve onu ustalıkla yerle bir eder. Roman, çoklu bakış açısı, zaman kullanımı ve karakterlerin zihninde dolaşan anlatımıyla güçlü bir klasik kurar. Ama asıl iddiası şudur: iyi insanlar da kötü şeyler yapabilir. Arzu, ahlak ve sınıf aynı bedende çatışabilir. Bihter ise bu çatışmanın en sahici örneğidir. Bana göre edebiyatımızda bu kadar canlı ve rahatsız edici yaratılmış çok az karakter vardır.
Edebiyat & Roman
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,8bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2022 81. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2022 00:00
Okumadan izlemeyin diye bir tavsiye görmüşsünüzdür kitap sayfalarında... Aşk-ı Memnu; büyük bir çoğunluğun okuduğu ve daha büyük bir çoğunluğun ise dizisini izlediği bir eser... Ben lise sıralarında iken okumuştum bir kez .Üzerinden 15 yıl geçmiş.Sonrasında pek meşhur dizisini de izlemiş biri olarak konuyu, başını , sonunu ,karakterlerini biliyordum.Lakin aradan bunca yıl geçmişken bir kez daha okumak istedim ve pek de memnun kaldım... Öncelikle; kitap, yazıldığı dönem itibariyle kişilerin kılık kıyafetleri, ulaşım araçları, iletişimleri vs. birçok açıdan diziden farklı olup dizide olan karakterlerin bir kısmı kitapta hiç yer almadığı gibi kitapta var olan kişilerin de dizide bulunmadığı, dizide yer alan bazı olayların ise hiç yaşanmadığı dikkatimi çekti. Karakterlerin birbirleriyle olan ve kendi içlerindeki çatışmalarını muhteşem bir şekilde yansıtan, yazarın tasvirleri ile dizi karakterlerini de gözümde canlandırarak (ister istemez oluyor ) çok severek okudum ve EDEBİ ANLAMDA kitabını okumak diziden çok daha keyifli geldi... Geçen yıl Vadideki Zambak ve Madam Bovary kitaplarını okumuştum.İşte buldum burda yansımalarını... İlk batılılaşma romanı olarak gösterilen Ask-ı Memnu'da ; Bihter Madam Bovary 'i ; Behlül de Vadideki Zambak kahramanı Kont Felix'i hatırlatacak size de... Okumadıysanız bu üç eseri de okuyun mutlaka...
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,8bin okunma
7/10
·400 syf.··
2017 30. kitabı
Aşk-ı Memnu 2008 yılında günümüz şartlarına uyarlanarak dizi haline getirilmisti. Ancak gerek dönem farkı gerekse günümüz şartları dolayısıyla, karakterler farklılıklar göstermis doğal olarak. (Açık konusmak gerekirse kitap daha iyiydi.)
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,8bin okunma
8/10
·400 syf.··
2020 13. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2020 23:23
Üslubu şahane olan bir kitap. Okurken sıkmayan,akıcı,müdahalelerde bulunmayan yazarın şahane eseri :Aşk-ı Memnu. Konusunu hepimiz biliyoruzdur eminim anlatmaya çok gerek duymuyorum bu yüzden. Sadece küçük bir cümleyle yorumumu bitirmek istiyorum: Her kadın Bihter gibi sevemez ama her erkekte biraz Behlüllük vardır.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,8bin okunma
Halit Ziya Uşaklıgil AŞK-I MEMNU
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2021 00:00
Halid Ziya Uşaklıgil 'in Aşk-ı Memnu kitabını başladığımda televizyonda dizisi yeni başlamıştı. kitabı okuduktan sora diziden daha çok keyif aldım. Yazarın kullandığı dil, karakterlerin betimlemesi ve o dönemin şartlarını kitapta muhteşem anlatmış. Yaklaşık 400 sayfa. Okumam 2 günü geçmedi. Hatta büyük bir kısmını gece bitirdim. Kitap ile dizi de çok farklılıklar var. Bence kitabın içine girin ve yolculuğa çıkın. Diziden bağımsız olarak o dönemin şartlarını düşünün. Mükemmel bir haz alacaksınız. Okumanızı mutlaka tavsiye ederim. Beni en büyük etkileyen Halid Ziya Uşaklıgil 'ın muhteşem bir dili var ki onu ustalıkla kullanmış. Kitap bitince Bihter kaçar ama siz kitaptan kaçamazsınız. Siz de bıraktığı etki uzun yıllar sürer.
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,8bin okunma
Puan vermedi
Aşk-ı Memnu’ da Recaizade Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası gibi edebiyatımızdaki ilk realist romanlardan biridir. Bu eser Halit Ziya’nın en başarılı romanı sayılmaktadır. Roman kahramanları içinde bulundukları çevrede başarılı bir şekilde tahlil edilmiştir. Eşyanın yani dış dünyanın tasviri gerçekçi ve canlıdır. Romanın yapısı, ruhsal çözümlemelerdeki ustalık gibi özellikler yönüyle Halit Ziya’nın Fransız romanından etkilendiği anlaşılmaktadır. Romandaki dil oldukça kuvvetlidir. Aşk-ı Memnu “Yasak Aşk” anlamına gelmektedir. Eğlence düşkünü, genç ve güzel görünme heveslisi, lüks yaşamayı seven (hatta başkalarının aşk tekliflerine kapılıp durduğu için kocasının ölümüne sebep olan) Firdevs Hanım kocasının ölümünden sonra “Peyker” ve “Bihter” adlarındaki iki kızıyla yaşamaktadır. Adnan Bey ise henüz ergenlik çağında olan kızı Nihal ve genç ve yakışıklı yeğeni “Behlül” ile birlikte yaşamaktadır. Adnan Bey varlıklı, kültürlü, kibar bir beyefendidir. Hanımı ise bir hastalıktan kurtarılamayıp ölmüştür. Bir gün Firdevs Hanım ve iki kızı Bihter ve Peyker’le sandal gezintisi yaparken Adnan Bey hasbelkader, sandalıyla bunların çok yakınından geçer ve Firdevs Hanımın genç ve güzel olan küçük kızı Bihter’i görür ve çok beğenir. Firdevs Hanımdan küçük kızını ister, o ve kızı Bihter de lüks içinde ve rahat bir yaşam sürmek düşüncesiyle aralarındaki yaş farkına rağmen bu teklifi kabul ederler. Yaş farkı olmasına rağmen önceleri iyi bir evlilik yaşarlar ancak zamanla Adnan Bey yaşlı olduğundan Bihter’in gezmek, eğlenmek gibi ihtiyaçlarını tam karşılayamaz. Adnan Bey’in yalısında onlarla birlikte kalan Behlül çok çapkın biridir. Pek çok kadının gönlünü kazanmasını bilmiştir. Bu delikanlı, yengesi (Adnan Bey’in karısı) Bihter’le ilgilenmeye başlar. Az zamanda Bihter’le Behlül arasında yasak
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,8bin okunma
9/10
·400 syf.··
2020 154. kitabı
Eski dönemlerden bu yana kah filmlere kah dizilere konu olmuş kült bir eserle karşınızdayım. Yakın geçmişte de Kanal D'deki formuyla karşımıza çıkan ve neredeyse her gün tekrarlarıyla ekranda olmaya devam eden dizisi ile de ilgiyi arttırdı. Ama tabii ki hiçbir şey kitaplarıyla aynı tadı vermiyor. Ben de bu amaçla başlamıştım okumaya... Öncelikle ilk önerim, kitabı bir sözlükle okumanız... Özellikle ilk bölümlerde oldukça eski kelime mevcut, sonrasında zaten alışıyorsunuz. İstanbul'un o dönemde en zenginlerinden Adnan Bey'in, Melihbey takımının küçük kızı Bihter'e talip olmasıyla başlıyor kitap... Annesi Firdevs Hanım kıskançlığıyla bu izdivaca karşı çıksa da Bihter, zenginliğin ve konağa sahip olmanın düşüncesiyle kabul ediyor. Ve Adnan Bey'in konağında herkes için yeni bir yaşam başlıyor. Bu durumdan en çok etkilenen Nihal oluyor, Bihter'e kini her gün daha büyüyor. Bihter günden güne konağın hakimiyetini eline geçirirken; sevgiyi bulamadığı için karanlığa çekiliyor. Behlül'ün de ona ilgisiyle ikilimiz, yasak bir aşka yelken açıyor. Konağa misafir olan Firdevs Hanım da olanların farkında ve Behlül'ün aklın Nihal'i sokuyor. İşler değişiyor, Behlül'ün ilgisi Nihal'e kayınca; Bihter ağır bir depresyona sürükleniyor. Tabii sırlar da sonuna kadar gizli kalamıyor. Duyguları diziye göre çok daha iyi geçiren ve içine girebildiğimiz bir romandı. Kitaplıklardan eksik olmamalı
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,8bin okunma

Yazar Hakkında

Halid Ziya UşaklıgilYazar · 62 kitap
Halid Ziya Uşaklıgil, Servet-i Fünûn ve cumhuriyet dönemi Türk romancı ve yazardır. Bazı edebi yazılarını Hazine-i Evrak dergisinde Mehmet Halit Ziyaeddin adıyla yayımlamıştır. Servet-i Fünun edebiyatının en büyük nesir ustası kabul edilir. İlk büyük Türk romanı olarak kabul görmüş Aşk-ı Memnu'nun yazarıdır. Aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun Sultan Reşat devri Mabeyn Başkatibi (1909-1912), ve Ayan Meclisi üyesidir. İstanbul'un Eyüp semtinde doğdu. Babası halı tüccarı Halil Efendi, Uşak'tan İzmir'e göçmüş varlıklı bir ailedendi. Halit Ziya, o sırada İstanbul'a yerleşmiş olan Halil Efendi ile Behiye Hanım'ın üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Mahalle mektebindeki ilk eğitiminin ardından Fatih Askeri Rüştiyesi'ne devam etti. 93 Harbi'nin başlaması ile Halil Efendi'nin işleri bozulunca aile, İzmir'e yerleşti ve Halit Ziya öğrenimini İzmir Rüştiyesi'nde sürdürdü. Ardından İzmir'de Ermeni Katolik rahiplerinin çocukları için kurulmuş yatılı bir okula devam ederek Fransızcasını geliştirdi; Fransız edebiyatını yakından tanıdı. Fransızca çeviri denemeleri yaptıktan sonra henüz öğrenci iken ilk yazılarını yayımlamaya başladı. Önce İzmir çevresinde kendini tanıttı. Bazı edebi yazılarını İstanbul'da Hazine-i Evrak adlı önemli bir dergide "Mehmet Halid" adıyla yayımladı. Son sınıfta iken okuldan ayrıldı, babasının kâtibi olarak iş yaşamına başladı. Aynı yıl, Bıçakçızade Hakkı ve Tevfik Nevzat adlı arkadaşlarıyla Nevruz adlı bir dergi yayımlamaya girişti. 10 sayı kadar yayın hayatında bulunan ve İzmir'in ilk edebiyat dergisi olan bu dergide çeviri şiir ve hikâyeler, mensur şiirler, bilimsel yazılar yayımladı. Babasının yanındaki işi edebiyat merakı ile bağdaştıramadığından farklı bir iş aradı. İstanbul'a giderek hariciyeci olmak için başvurdu; başvurusu kabul edilmeyince İzmir'e döndü. İstanbul'da bulunduğu süre içinde Fransız edebiyat tarihi ile ilgili olarak uzun süredir yazmak istediği kitabı yazdı. Garbdan Şarka Seyyale-i Edebiye: Fransa Edebiyatının Numune ve Tarihi adlı kitabı 1885'te 84 sayfa olarak basıldı. Bu eser, onun basılan ilk kitabıdır ve Türkçede basılmış ilk Fransız edebiyatı tarihi olma özelliği taşır. İzmir'e döndükten sonra İzmir Rüştiyesi'nde Fransızca öğretmenliği yaptı, öğretmenliğe devam ederken Osmanlı Bankası'nda çalışmaya başladı. İzmir İdadisi'nin açılmasından sonra öğretmenliğe bu okulda devam etti; Fransızcanın yanısıra Türk edebiyatı dersleri verdi. Milli mücadele döneminde genellikle Ahmet Cevdet’in İkdam Gazetesi’ne yazılar gönderdi. Çoğunlukla dil ve edebiyatla ilgili yazılar yazdı. Cumhuriyet döneminde kendisini tamamen edebiyata verdi. Cumhuriyetin ilk yıllarında devletin şekillenmesini uzaktan izledi ve fazla eser vermedi. 1930’larda yazı hayatına büyük bir canlılıkla döndü. Cumhuriyet ve Son Posta gazetelerinde yazıları yayımlandı. Özellikle hatıra tarzında yazılarıyla edebiyat dünyasında aktüel bir isim haline geldi. Dil devrimi’ne gönülden inanan yazarın I. Türk Dili Kurultayı’nda (26 Eylül 1932) sunduğu, Türkçenin geçirdiği evreleri ve dil sevgisini sanatkârane bir üslûpla dile getiren bildiri çok ses getirdi.[3] Bazı eserlerini sadeleştirdi ve Latin harfleriyle yeniden yayımladı. 1937’de Tiran elçiliğinde görevli oğlu Halil Vedat’ın 33 yaşında intihar etmesi üzerine büyük bir yasa girdi. Acısını, yazmakla hafifletmeyi seçti. Her türlü tedaviyi reddettiği uzun bir hastalığın ardından 27 Mart 1945’te öldü. Bakırköy mezarlığında oğlu Halil Vedat’ın yanına gömüldü.