Benim hayatım kızımda ve onun hayatını aldıklarında benimkini de aldılar.Ben artık bir insan değilim.Ben bir vasiyetim...Hayalet dediğin budur.En başta asla yaşanmaması gereken ve ruhları bu dünyadan ayrılmadan önce düzeltilmesi gereken şeylerin vasiyetleridir onlar
...Çocuklar gerçeği hep biliyorlar.Beş yaşındayken gerçeği bilirler.Ama onları yıpratana kadar yalanları tekrarlamaya devam ederiz.En kötüsü de budur, kalplerindeki tüm iyiliği kazıyıp yerini zehirle doldurana kadar onları yıpratırız...
...Bir insandan her şeyini alamazsınız.Onlara bir şeyler bırakmalısınız.Bir ekmek kırıntısı... Bir Japon balığı belki... Korumak isteyebilecekleri bir şey.Uğruna yaşayacakları bir şey.Çünkü eğer bunu yapmazsanız, Tanrı aşkına, pazarlık etmek için neyiniz kalır?...
Beyazlar , renkliler deyince aklınıza ilk ne geliyor ?
1974 yılı ABD 'sinde siyahilere-zencilere, renkliler deniyordu.Daha kötü şeylerde tabi...
Beyazlar ve siyahilerin bölgesi ayrıydı, birbirinin bölgesine girmezlerdi, mahalleleri ayrıydı ,yolları da ve okul yolları da dahil.
Bu durumun bir ırk ayrımcılığı olduğu tespit edilince 21 Haziran 1974 tarihinde ABD Bölge Mahkemesi tarafından siyahi öğrencilerin sistematik olarak dezavantajlı olduğu gerekçesiyle okul sistemi hakkında yeni bir karar veriliyor.Buna göre beyaz nüfus ile siyahi öğrencilerin yoğun olduğu okullar arasında kısmi yer değişimine karar verilir; öğrenciler karma servisle taşınacaktır.
Elbette bu karar Güneydeki beyazları memnun etmez ve protestolar başlar.Yazarımız kitaptaki karakterlerin ve olayların bir kurgu olduğunu belirtmişse de o dönemde yaşanan bu olay gerçekti ve yazar 9 yaşında iken bu protestolara şahit olduğu için etkilenerek kitabında bu konuyu işlemiştir.
Kitapta ; karma sisteme geçmeye çok kısa bir süre kala bir siyahi çocuğun ölümü ve beyaz bir kız olan Jules in ortadan kaybolması üzerine gerçekleşen olaylar ve gün yüzüne çıkan gerçekler yer alıyor.
2023 yılı polisiye edebiyat büyük ödülüne layık görülmüş olan bu kitap hakkında değer biçmek elbette bana düşmez.Lakin hem konu hem işleyiş olarak çok çok beğendiğim bir kitap oldu.Toplumsal sorunlar , ebeveyn olmak , evlat yetiştirmek, uyuşturucu, ırk ayrımcılığı konularının bir arada akıcı bir kurgu içerisinde işlenmiş olması ustaca idi.Ortaya çıkan gerçekler kadar karakterler arasındaki konuşmalarda seçilen cümleler de okuyucuyu etkisi altına alacak cinsten.
Ayrıca; önce eşini sonra oğlunu en son da kızını kaybetmiş olan bir annenin mücadelesine şahit oluyorsunuz.Adeta bir amerikan filmi izler gibi gözünüzde canlanıyor tüm