Çocukluğumun ramazanlarından, çok sevdiğim bir şeyden bahsetmek istiyorum. Ailece yaptığımız bir etkinlik diyelim. Her zaman TGRT'de sahurda bir tane menkıbe olurdu. Behlül Dana hazretleri, Emir Sultan, Aziz Mahmut Hüdayi, Abdulkadir Geylani, Erzurumlu İbrahim Hakkı, Akşemsettin, Hacı Bayram-ı Veli, Veysel Karani, Rabia-i Adviye ve İbrahim Bin Ethem hatırımda kalanlar. Çok severek izlerdik gerçekten. O yüzden hala sahurlarda ailece bir araya geldiğimizde internetten açar bunların bir tanesini izleriz. O yüzden okuduğum bu kitap bana hiç yabancı gelmedi.
Filmde de kitapta da aynı yerde tıkandım. Oğlumun muhabbeti beni senden uzaklaştıracaksa demesi. Ve oğlunun o anda can vermesi. İmanın lezzetini almış bir insan demek ki başka hiçbir lezzete kanmıyor.
youtu.be/TcnMWum_n9g?si=...
Bu da filmin linki.
Bu kitap yazıldığı şekli ile latininize edilmiş sadece. Yan sayfada farisi şekilde de yazıyor aynı şeyler. Bu şekilde kesinlikle daha doğru oluyor çünkü kitabın ruhu ölmemiş oluyor. Üç meselede şiirsel bir şekilde duygularını anlatmış. İbrahim Bin Ethem, Hz Fatıma'nın peygamber efendimizden sonra hissettikleri ve ölümüne kadar olanlar, bir de bir hanım zatın daha Kabe etrafındaki yaşayışı.
Gerçekten artık ne okumak istediğimle ne okumam gerektiği arasında çok ince bir çizgide kafayı yemek üzereyim. Allah sonumu hayır etsin. Çünkü kitap okumak benim için her zaman sığınılacak nefes alınacak bir yer olmuştur. Şimdi en sevdiğim şeyi gerekliliğe dönüştürmek istemiyorum. Ama zaman da yok. Gün 24 saat eninde sonunda. Hem kafamdaki kitapları okumak istiyorum hem de kafamda olmasını istediğim kitapları. Hiç bu kadar sıkışmamıştım. Hiç bu kadar alıp başımı gitmek istememiştim kitapların dünyasından. Kitaplarla bakışıyoruz, sadece bakışıyoruz. Sanki 50-60 yaşında yapmam gereken şeyleri 15-20 yıl öne almış gibi hissediyorum kendimi. Öyle bir şeyler işte. Aşırı yorgunum. Beynimin her hücresine yük yüklemiş gibi hissediyorum. Kur'an okumak istiyorum Osmanlıca okumak istiyorum, kendim bile inanamıyorum ama Arapça hikaye okumak istiyorum. Ama aynı zamanda klasikleri de okumak istiyorum hatta bazen bazılarını İngilizce de okumak istiyorum , yazıldığı dilde. Üstelik hepsi emek istiyor. Çünkü hiçbirinde süper değilim. Ama nihayetinde ortak paydada okumak istiyorum. Herhalde pat diye ölürsem gözlerim açık gidecek ama okuyamadığım kitaplar yüzünden. Başka hiçbir şeyde gözüm yok çok şükür.