·166 syf.····Okunma: 24 Aralık 2024 15:47 Fakir Baykurt denince aklımıza ilk olarak köy yaşamı ve köylü gelir. İster roman istek hikâyelerinde olsun Baykurt’un köy yaşamı üzerine izlenimlerini, köy halkının çilesini, cahilliğini, sorunlarını sık sık okuduk. Baykurt gibi gerçekçi ve toplumsalcı yazarlar eserlerini genellikle canlı tanıklardan yola çıkarak anlatırlar. “Telli Yol” da aslında istisna değil. Ancak bu sefer bu kitaptaki yer ve kişiler alışageldiğimiz tarzdan oldukça uzak. Bu eser yazarın daha çok 80’li yıllardan sonra Almanya’da kaleme aldığı 22 hikâyesinden oluşuyor. Yazar bu sefer okurunu köy hayatından çıkarıp şehir hayatına götürüyor.
Biz bu hikâyelerde Almanya’da yaşayan Türk işçilerinin kimilerine göre sıra dışı kimilerine göre sıradan hikâyelerini okuyoruz. Söz konusu Almanya’daki Türk işçileri olurca aklımıza hemen zor şartlar altında çalışan, hor görülen, ezilen insanımız geliyor. Ailelerin çocuklarıyla olan sorunları (biz buna kültür ve kuşak çatışması diyoruz) da ayrı bir konu olarak Türk işçilerinin karşısında duvar gibi yükseliyor. Bu kitapta köy ve köylü teması değişse de aslında var olan sorunlar farklı şekillerde ve kimliklerde tekrar gün yüzüne çıkıyor.
Bu kitapta yer alan öyküler aslında bir yapbozun parçaları gibi. Her ne kadar her hikâyede farklı kişiler ve olaylar anlatılsa da aslında arka plandaki fon aynıdır: çaresizlik, fakirlik, kuşak çatışması, uyum sağlama, kültürel farklılıklar… Bir hikâyenin bittiği yerde bir sonraki hikâyede bayrağı farklı bir karakter devralıyor ve hikâyeye kaldığı yerden devam ediyor. Tüm bu hikâyeler Almanya’daki Türk işçilerinin bir panoramasını oluşturuyor. Her hikâye olaylara farklı açıdan bakarak farklı bir sorunu ele alıyor. Bu hikâyelerde Türk işçilerinin Almanya’da yaşadıkları ortak sorunlar kadar onların yabancı bir kültüre uyum sağlama çabaları da göze çarpıyor. Sadece kendi insanımızı değil Alman halkını ve düşünce yapısını da yakından tanıma fırsatımız oluyor.
Yazar bazı hikâyelerde bizzat kendini de hikâyenin içine dâhil ediyor. Bu hikâyelerde yine canlı tanıklara yer veren yazar yurt dışında farklı ülkelerde yaşadığı tecrübeleri de anlatıyor. Neticede bu kitapta birbirinden farklı hikâyeler olsa da tema olarak ortak sorunlar yer alıyor. Keyifle okuyun…