Telli Yol

Fakir Baykurt
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 42 dk.
Sayfa Sayısı:
166
Basım Tarihi:
Aralık 2015
Yayınevi:
Literatür Yayıncılık
ISBN:
9789750407185
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·166 syf.··
2024 218. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2024 15:47
Fakir Baykurt denince aklımıza ilk olarak köy yaşamı ve köylü gelir. İster roman istek hikâyelerinde olsun Baykurt’un köy yaşamı üzerine izlenimlerini, köy halkının çilesini, cahilliğini, sorunlarını sık sık okuduk. Baykurt gibi gerçekçi ve toplumsalcı yazarlar eserlerini genellikle canlı tanıklardan yola çıkarak anlatırlar. “Telli Yol” da aslında istisna değil. Ancak bu sefer bu kitaptaki yer ve kişiler alışageldiğimiz tarzdan oldukça uzak. Bu eser yazarın daha çok 80’li yıllardan sonra Almanya’da kaleme aldığı 22 hikâyesinden oluşuyor. Yazar bu sefer okurunu köy hayatından çıkarıp şehir hayatına götürüyor. Biz bu hikâyelerde Almanya’da yaşayan Türk işçilerinin kimilerine göre sıra dışı kimilerine göre sıradan hikâyelerini okuyoruz. Söz konusu Almanya’daki Türk işçileri olurca aklımıza hemen zor şartlar altında çalışan, hor görülen, ezilen insanımız geliyor. Ailelerin çocuklarıyla olan sorunları (biz buna kültür ve kuşak çatışması diyoruz) da ayrı bir konu olarak Türk işçilerinin karşısında duvar gibi yükseliyor. Bu kitapta köy ve köylü teması değişse de aslında var olan sorunlar farklı şekillerde ve kimliklerde tekrar gün yüzüne çıkıyor. Bu kitapta yer alan öyküler aslında bir yapbozun parçaları gibi. Her ne kadar her hikâyede farklı kişiler ve olaylar anlatılsa da aslında arka plandaki fon aynıdır: çaresizlik, fakirlik, kuşak çatışması, uyum sağlama, kültürel farklılıklar… Bir hikâyenin bittiği yerde bir sonraki hikâyede bayrağı farklı bir karakter devralıyor ve hikâyeye kaldığı yerden devam ediyor. Tüm bu hikâyeler Almanya’daki Türk işçilerinin bir panoramasını oluşturuyor. Her hikâye olaylara farklı açıdan bakarak farklı bir sorunu ele alıyor. Bu hikâyelerde Türk işçilerinin Almanya’da yaşadıkları ortak sorunlar kadar onların yabancı bir kültüre uyum sağlama
Telli YolFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015106 okunma
9/10
·166 syf.··
2022 43. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2022 09:23
Fakir Baykurt Şimdiye kadar kitaplarını okumadığım bir yazardı bana nedense hep ağır bir dili varmış gibi gelirdi yanılmışım çok sevdim okuduğum ikinci kitabı Telli Yol oldu kısa kısa hikayelerden oluşan kitap oldukça akıcı hemen bitiveriyor daha çok Fakir Baykurt okuyacağım gibi herkese tavsiye ediyorum hem kitabı hem yazarı keyifli okumalar
1000Kitap
Telli YolFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015106 okunma
8/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2020 38. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2020 01:04
Kitap yirmi iki öyküden oluşuyor; öykülerin genelinde, Almanya'ya çalışmaya giden vatandaşlarımızın orada karşılaştığı siyasi, ekonomik, kültürel zorluklardan bahsediliyor. Karşılaştıkları ırkçılıklar, uyum süreci, vatan hasretleri anlatılıyor. Öykülerin birinde kahramanımız Türkiye'den götürdüğü üç beş kilo meyve sebzeyle hasretini gidermeye çalışıyor, bir diğer öyküde Türkler ırkçı saldırılara karşı birlik olup kendilerini korumaya çalışıyorlar, bir başka öyküde kahramanımız Almanlarla dost olmaya, kendini ısındırmaya çalışıyor. Şu an; her ne kadar gurbetçilerin ülkemizdeki hayat şartlarını bilmeden belki de umursamadan yaptıkları saçma, düşüncesiz yorumlara sinir olsak da ilk gidenler için hayat kolay olmamış... Gerçi hâlâ da ırkçılık tam olarak bitmiş değil... Yazar geri kalan öykülerde de Avrupa'nın diğer ülkelerinden ve şehirlerinden bahsetmiş. Bazı hikayeler birinci kişili anlatımla yazılmış ve yazarımız da hikayede rol alıyor, sanırım bazıları yazarın kendi gözlemlediği, karşılaştığı gerçek olaylara ve kişilere dayanıyor. En beğendiğim ve duygulandığım Merdan isimli öyküydü. Merdan... Savaşın çocuğu.. Yugoslavya'daki savaşta iki kolu, bir bacağı ve tüm ailesini kaybetmiş bir çocuk... Hayallerinde öğretmen olmak varken şimdi korkulu, kırgın, kızgın... Herkese... Çocukların ölmesini engellemeyen herkese... Savaşlarda hiç suçu yokken çocukların ölmesine anlam veremeyen bir masum yürek... #91537768<br> #91531628<br> #91565772<br> Biz de böyle olmasını istemezdik ama elimizden de bir şey gelmiyor...Savaşsız, çocukların ve diğer tüm masumların zarar görmediği, mutlu bir dünya dileğiyle... Fazla ütopik ve hayali bir dilek oldu sanırım :')
Siyaset
Telli YolFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015106 okunma
7/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2020 101. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2020 17:39
Köy sorunlarını, köy yaşantısını, yoksulluğu ustaca işleyen yazarımız bu sefer Almanya'ya çalışmaya giden türk işçilerin hikayelerini işlemiş. Fakir Baykurtun Almanya'da kaldığı sıralarda tanıştığı insanlar ve gözlemlediği anılar var. Kitapda yirmiiki tane öykü bulunmaktadır. Kitapta en çok yeni beşik ve cenaze adlı öyküleri sevdim.
Telli YolFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015106 okunma
5/10
·166 syf.··
2025 7. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2025 15:44
Bir Fakir Baykurt hayranı olarak söyleyebileceğim tek şey tam bir hayal kırıklığı.Yazarın bir çok eserini okudum fakat bu kitap bir türlü bitmek bilmedi resmen sürundü.Bir zamanlar Deisburg'ta yaşamış olan yazarın,orada yaşadıklarından kısa kısa anılar içeriyor.Fakat anlattığı şeylerin hiç biri ne insanı merak ettiriyor ne de vay be dedirtiyor.Okumasaymışım da olurmuş.Bu kitap sayesinde reading slump oldum ne yazık ki...
Telli YolFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015106 okunma
Puan vermedi·166 syf.··
2021 17. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mart 2021 18:54
Oldukça etkileyici hikayelerden oluşan bir kitap. Bu hikayeler Almancı gurbetçilerin acı-tatlı hikayeleridir. Yazar oldukça tatlı ve akıcı bir dil ile hitap etmiş.Fakat bazı sözcüklerin Öz Türkce diye kullanımları bazı zamanlar dilin tadını bozmuş. Fark yerine ayırt sözcüğü anlam bozulmalarına yol açmış örneğin. Türkiye ile Almanya birçok açıdan gurbetçilerin dilinden aktarılmış. Bugüne göre epey eski sayılır bu kitap. Herkese aynı tadı vermeyeceğinden eminim. Nitekim bazı olayların anlaşılması ne kadar yaşandığına bağlıdır şahıs açısından. Gidenlerin dönenlerin, özlenenlerin beklenenlerin hikayeleri olan kitap okunmaya layık benim açımdan. Özellikle de anlatımı. Çok uzun olmayan cümlelerle, yalın bir dille ama oldukca akıcı ve etkileyici bir anlatım tekniği kullanılmış. Fakat kitapta hoş olmayan bir taraf var. Sağ sol mevzusu yine karşınıza çıkıyor. Hâlâ aynı düşünceler mevcut olsa da artık geçmişe nazaran birçok şey değişmiş. Okur yazar takımının iki cenah içinde kalmasını anlamak her zaman güç gelmiştir bana. Ülkede ciddi manada aydın bir tabaka bugün bile yok bana kalırsa. Tabii bana kalırsa. Bir de Türkçe başka başka düşuncelerin etkisinde ve bugünde hırpalanıyor. Dilimizi korumamız lazım. Keyifli okumalar.
Telli YolFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015106 okunma
Puan vermedi·162 syf.··
2022 97. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2022 10:52
Kitabın adı:Telli Yol Yazarın adı:Fakir Baykurt Sayfa sayısı:162 Şerafettin'in ailesi Almanya'da işçi olarak çalışır. Şerafettin ise Akçadağ 'da aile büyüklerinin yanında kalır okur. Birara Şerafettin'ide götürürler 1-2 yıl kalır tekrar Akçadağ 'a gönderirler. Dilimizi dinimizi ört ve adetlerimizi unutmasın iyice öğrensin diye. Şerafettin büyür liseye gitme zamanı gelir. Liseyi okuyup bitirsin yanımıza alırız üniversiteyi burda okur der anne-baba. Şerafettin'in kafası karılır ne yapacaktır gidecek mi gitmeyecek mi....
Telli YolFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015106 okunma
9/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
Kitap, Anadolu’nun küçük bir köyünde yaşayan insanların günlük yaşamını, doğayla, geleneklerle ve değişen dünyayla mücadelesini anlatır. Kitap, yalın dili ve gerçekçi anlatımıyla köy insanının sıkıntılarını, hayallerini ve umutlarını gözler önüne serer. Baykurt, köyün içinde yaşanan sosyal ve ekonomik sorunları derinlemesine işlerken, karakterlerini samimi ve sıcak bir dille sunar. Telli Yol, sadece bir köy hikayesi değil; aynı zamanda değişimle yüzleşen Türkiye’nin küçük bir aynasıdır. Okuyucuya Anadolu’nun ruhunu hissettiren, düşündüren ve empati kurduracak bir eser.
Telli YolFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015106 okunma

Yazar Hakkında

Fakir BaykurtYazar · 55 kitap
Fakir Baykurt (Asıl adı Tahir'dir) Türk yazar, sendikacıdır. Çocukluğu Fakir Baykurt (Asıl adı Tahir'dir) Burdur'un Yeşilova ilçesine bağlı Akçaköy'de doğdu, Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber şu sözleri ile 1929 yılında haziran ortası olduğu varsayılmaktadır; "1929 doğumlu olduğum doğru. Ay, gün bilinmiyordu. Anamla konuştuk. Köyde orak mevsimi. Tarlada sancılanıp eve gelmiş. Haziran ortasıdır..." Tahir Baykurt'un annesinin adı Elif ve babasının adı Veli'dir. Doğduğunda ona savaşlarda vurulup geri dönmeyen Amcasının adı olan Tahir adı verilir. Tahir 1936 yılında Akçaköy İlkokulu'na başlar ve iki yıl sonra babasını kaybeder. Babasının ölümünden sonra dayısı Osman Erdoğuş tarafından Balıkesir iline bağlı Burhaniye köyüne götürülür ve orada dayısının yanında dokumacılık yapmaya başlar. II. Dünya Savaşı'nın başlaması ile dayısı askere alınır ve Tahir Akçaköy'e dönerek okula devam etme imkânı bulur. 1942 yılında ağır bir sıtma geçirir bu dönem aynı zamanda şiir yazmaya başladığı dönemdir. Köy Enstitüsü yılları İlkokulu bitirdikten sonra Isparta Gönen Köy Enstitüsü'ne yazılır. Köy enstitüsü yıllarında özellikle şiire olan ilgisi artar, kendini okumaya verir. Bu dönemde özellikle Türkçe'ye çevrilen klasikleri okur. Fakir Baykurt Köy enstitüsündeki yıllarını ve kendisine kazandırdıklarını şu şekilde anlatmıştır; "...Köy enstitüsü benim için olağanüstü bir fırsat oldu. İlkokulu bitirdikten sonra gidebileceğim başka hiçbir okul yoktu. Ailemin gücü yetmezdi. Ben okumak istiyordum enstitü benim gibi köy çocuklarını çağırıyordu..." "...Klasiklerin en iyi okuru enstitülü gençlerdi. Ceplerimizi ona göre yaptırırdık, kitap sığsın. Kız arkadaşlarımız koyun kuzu gütmeye giderken, torbaya azıkla birlikte kitap da katardı..." Bu yıllarda Bursa Cezaevi'nde olan Nazım Hikmet'in şiirleri ise gizli gizli yayılmaktadır. Tahir Baykurt da bu dönem Nazım Hikmet'in şiirlerini bulur ve gizli gizli okumaya başlar. "...Kitaplıkta Nazım Hikmet'in kitapları yoktu. Yasaklandığını öğrenince Çivril'in bir köyüne gidip onları buldum. Nazım'ın yedi kitabını kendi yaptığım defterlere kitap harfleri ile yazıp defalarca okudum." Köy enstitüsü yıllarında ilk şiiri Fesleğen Kolum Eskişehir'de çıkan Türke Doğru dergisinde çıkar. Edebiyata olan ilgisinden dolayı enstitüde de kitaplığın yönetimine seçilir ve daha fazla okuma fırsatı bulur. 1947 yılında Köy Enstitüleri ve Kaynak Dergisi'nde şiirleri çıkar ve bu yıllarda önce şiirlerinde daha sonra tüm yazılarında Fakir Baykurt adını kullanmaya başlar. Köy enstitüleri üzerindeki baskıların artması ile birlikte tüm enstitülere daha baskıcı yönetimler atanmaya başlar. Bu dönemde enstitüler daha önceki bir çok özelliğini yitirmeye başlarken eski öğrencilerin yaşam alışkanlıkları da bu yeni yönetimlerce sorun olmaya başlar. Fakir Baykurt da yeni atanan müdürle sorunlar yaşar ve defalarca kovuşturmaya maruz kalır. Ancak 1947 yılında Köy enstitüsünü başarı ile bitirir ve Yeşilova'nın Kavacık Köyü'ne öğretmen olarak atanır. Öğretmenlik ve yazarlık yılları 1951 yılında ölene kadar birlikte olacağı Muzaffer Hanım'la evlenir. Bu yıl ayrıca körbağırsağı patlar ve iki kez amelliyat olur. Öğretmenliği Dereköy'e aktarılır. Üzerindeki baskılar devam eder, savcılıkça evine baskın yapılır ve koğuşturma geçirir. 1953 yılında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü’ne girer ve bir sene sonra bu sefer Gayret Dergisi'nde çıkan bir yazısı nedeni ile yargılanır. 1955 yılında Gazi Enstitüsü'nü de başarı ile bitirirerek Hafik'de açılan ortaokula atanır. Aynı yıl ilk kitabı olan Çilli yayınlanır. 1957 yılında askere alınır ve Ankara Piyade Yedek Subay Ortaokulu'na öğretmen olarak atanır. İlk kızı Işık da bu yıl dünyaya gelir. 1958 yılında ilk romanı Yılanların Öcü Cumhuriyet Gazetesi'nin açtığı Yunus Nadi Roman Ödülleri'nde birinci olur. Ancak roman nedeni ile hem Baykurt hem Cumhuriyet koğuşturma geçirir. Baykurt bu dönemden sonra Cumhuriyet Gazetesi'nde yazmaya başlar. Askerlikten sonra Şavşat Ortaokulu'na öğretmen olarak atanır ve ikinci kızı Sönmez dünyaya gelir. Yılanların Öcü adlı romanı da Remzi Kitapevi tarafından basılır. Ardından Köy ve Eğitim Yayınları tarafından Efendilik Savaşı adlı kitabı yayımlanır. Cumhuriyet'teki bazı yazıları yüzünden öğretmenlikten alınıp Ankara'da Milli Eğitim Bakanlığı Yapı İşleri Bölümü'nde görevlendirilir. Sürüp giden yazıları ve Yılanların Öcü romanı yüzünden Bakanlık buyruğuna alınarak cezalandırılır. Altı ay açıkta kaldıktan sonra 27 Mayıs 1960'da Ankara İlköğretim müfettişliğine atanır ve aynı yıl Efkar Tepesi adlı kitabı basılır. 1961 yılında yazarın Yılanların Öcü adlı romanı tiyatroya ve filme uyarlanır. Tiyatro gösterimi yasaklanır, film ise ancak Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in konuya el koyması ile gösterime girer ancak filmin gösterimi sırasında olaylar çıkar. Bu yıl ayrıca yazarın Onuncu Köy, Karın Ağrısı, Irazca'nın Dirliği kitapları yayımlanır. Bir sene sonra yazarın oğlu Tonguç dünyaya gelir. Baykurt Amerika'ya giderek, Bloomington'daki Indiana Üniversitesi'nde göze kulağa hitap eden ders araçları ve yetişkinler için yazma öğrenimi görür. 1963 yılında yurda dönerek Ankara İlköğretim müfettişliği görevini sürdürür. Onuncu Köy Bulgarca'ya çevrilir ve kitapları Bulgaristan'da Türkçe olarak da basılır. Yılanların Öcü ile Irazca'nın Dirliği de Almanya'da, "Die Racheder Schlangen" adıyla basılır. Yılanların Öcü Rusça'ya çevrilir. Türkiye Öğretmenler Sendikası 1965 yılında TÖS'ün kuruluşuna katılır ve genel başkan seçilir. 1966 yılında İlköğretim müfettişliğinden uzaklaştırılarak yeni kurulan Milli Folklor Enstitüsü'nde uzman olarak atanır. Kaplumbağalar ve Amerikan Sargısı romanları yayımlanır. 1967 yılında Onuncu Köy adlı eseri de Rusça'ya çevrilir. Yazıları ve TÖS'teki çalışmaları yüzünden sık sık kovuşturma geçiren Baykurt Gaziantep'in Fevzipaşa bucağına sürülür. TÖS "Devrimci Eğitim Şurası"nı düzenler. Bir yıl sonra da TÖS "Büyük Eğitim Yürüyüşü"nü bir sene sonra da "Genel Öğretmen Boykotu"nu düzenler. Bu faaliyetlerinden sonra tekrar görevden alınarak bakanlık emrine alınır ancak Danıştay kararı ile görevine geri döner. 1970 yılında Fevzipaşa'dan Ankara'ya Ortadoğu Teknik Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Yayın Müdürlüğü görevine getirilir. Anadolu Garajı ve Tırpan kitapları yayımlanır. Tırpan ve Sınırdaki Ölü ile TRT Ödülleri'ni kazanır. Ardından Onbinlerce Kağnı adlı kitabı yayımlanır. Sıkıyönetim yılları 1971'de ordunun yönetime el koyması ile başlayan sıkıyönetim döneminde Baykurt iki kere gözaltına alınır. Aynı yıl Tırpan ile Türk Dil Kurumu Ödülü'nü kazanır. Kitaplarının yeni basımları yapılırken yazar askeri tutukevinden Ankara Merkez Cezaevi'ne aktarılır. 1973 yılında Can Parası ve Köygöçüren basılır. Baykurt'un yurt dışına çıkışı da yasaklanmıştır. 1974 yılında İçerdeki Oğul basılır. Keklik romanını yazar. Can Parası ile Sait Faik Ödülü'nü kazanır. Askeri Yargıtay'da TÖS Davası'ndan beraat eter. Sınırdaki Ölü ve Keklik kitap olarak basılır. 1976 yılında Sakarca basılır. Emeklilik Yılları Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan emekli olan Baykurt Madaralı Roman Ödülü'nün kuruluşuna yardımcı olur. 1977 yılında İsveç'te öğretmen yetiştirme çalışmalarına katılır ve Yayla romanı basılır. Frankfurt Uluslar arası Kitap Fuarı'na katılır ve Almanya, Hollanda ve İsviçre'ye geziler yapar, göçmen işçilerle iletişim kurar. 1978 Yılında Sakarca sahneye uyarlanarak İstanbul Şehir Tiyatroları'nca oynanır. Kara Ahmet Destanı ile Orhan Kemal Ödülü'nü kazanır ve Kültür Bakanlığı'na danışman olur. 1979 yılında Tırpan adlı eseri de tiyatroya uyarlanır. Devlet Tiyatrosu tarafından İzmir, Ankara ve Antalya'da oynanır. Baykurt, göçmen işçi konusunu incelemek üzere tekrar Almanya'ya gider. Duisburg şehrinde yaşamaya başlar. Yandım Ali kitap olarak basılır. Bu dönemde ODTÜ'de öğrenci olan oğlu Tonguç da tutuklanır. 1980 yılında Tırpan İstanbul Şehir Tiyatroları'nca da sahneye konulur ve iki mevsim oynanır. Tırpan'dan ötürü Baykurt ve Taner Barlas, "Avni Dilligil En Başarılı Yazar" ödülü kazanırlar. Suna Pekuysal da "En Başarılı Oyuncu" seçilir. Rur Havzası'nda Türk işçi çocukları için başlatılan RAA programında görev alır ve bir İngiltere gezisi yapar. Kızı Işık da bu yıl tutuklanır. Baykurt, Taner Barlas ve oyunda rol alan sanatçılar "İsmet Küntay Ödülü" kazanırlar. Tırpan'daki oyunu nedeniyle Suna Pekuysal "Ulvi Uraz Ödülü"nü kazanır. 1981'de "Sakarca" İsveç'te çizgi film yapılır ve Macarca'ya da çevrilir. DDR'de bir inceleme gezisi yapar. Öyküleri Gürcistan'da da kitap olarak basılır. "Kaplumbağalar" filminin senaryo çalışmalarına katılmak üzere İsviçre'nin Neuchatel şehrine gider. Almanya'daki göçmen işçilerin yaşamını konu alan öyküleri "Gece Vardiyası" adıyla basılır. İşçi çocuklarının yaşamını dile getiren öyküleri de "Barış Çöreği" adıyla basılır. Kitaptan yapılan seçmeler Almanya ve Hollanda'da iki dilli olarak yayımlanır. 1983 yılında "Yüksek Fırınlar" kitap olarak basılır. Oğlu Tonguç'la birlikte Sovyetler Birliği gezisi yapar. Moskova, Bakü, Batum ve Leningrad şehirlerine ve Yasnaya Poliana'ya giderek Tolstoy'un Yurtluğu'nu ziyaret eder. 1984 yılında Berlin Senatosu Çocuk Yazını Ödülü'nü kazanır. Gece Vardiyası ve Kara Ahmet Destanı Almanca, Yılanların Öcü ile Irazca'nın Dirliği Bulgarca basılır. Türkiye'de "Barış Derneği İkinci Davası"nda sanık olarak aranır. 1985 yılında Gece Vardiyası ile Alman Endüstri Birliği BDI'nin Yazın Ödülü'nü alır. Dünya Güzeli ve Saka Kuşları adlı Kitapları Türkçe ve Almanca olarak basılır. 1986 yılında Duisburg'ta öğretmenliğe başlar ve yurt dışında oluşan Türkiye Aydınlarıyla Dayanıma Girişimi'nin yönetiminde görev alır. "Duisburg Treni" adlı eseri basılır. Kopenhag'ta Dünya Barış Kongresi'ne katılır aynı yıl Koca Ren basılır. 1987 yılında Keklik romanı 20 öyküsüyle birlikte Rusça’ya çevrilip basılır. Londra’ya bir gezi yaparak Highgate’te Karl Marx’ın gömütünü ziyaret eder. Aynı yıl aralarında birçok yabancı dile çevrilen kitabının da bulunduğu 19 kitabı Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Aziz Nesin, Halikarnas Balıkçısı, Mihail Şolohov, Ernest Hemingway, İvan Gonçarov, Tolstoy, Gogol, Panait Istrati gibi yazarlarla beraber gerekçe göstermeden yasaklanır. Aynı yıl Sakarca adlı eseri de Hollandaca ve Almanca olarak basılır. Türkiye – Yunanistan Dostluk Gelişimi’nin Avrupa’da kuruluşunda görev alır. Tiflis’te İlaya Cavcavadze’nin 150’nci doğum yıldönümü konferansına katılır. 1988 yılında İçerdeki Oğul’u oyun olarak tekrar yazar. A. Çetinkaya ile birlikte Fridan Halvaşi’nin şiirlerini Türkçe’ye çevirir; Kitap Eninde Sonunda adıyla Almanya’da basılır. 1989 yılında Kuru Ekmek romanını yazar. İçerdeki Oğul, Amersfoort Halk Tiyatrosu’nda oynanır. Şiirleri de Bir uzun yol adıyla basılır. Moskova’ya yeni bir gezi yaparak Nâzım Hikmet’in evinde ve arşivinde çalışır. Baykurt ders vermeyi Pestalozzi Okulu’nda sürdürür. Şiirleri Hollanda’da “Vuurdoorns – Ateşdikenleri” adıyla basılır. 1991 yılında Ortaokul öğrencileri için, “KALEM – Schreiber” dergisini çıkarmaya başlar aynı yıl boynundan bir ameliyat geçirir. 1992 yılında, bugün Literaturcafé Fakir Baykurt adıyla varlığını sürdüren Duisburg Edebiyat Kahvesi'ni kurar. Bir Uzun Yol’un Almanca’sı “Ein langer Weg” adıyla çıkar. Yazar bu yıl bir de Çin gezisi ertesi yıl da Avustralya gezisi yapar. 1995 yılında Almanya’da öğretmenlik yaptığı çalıştığı Pestalozzi Okulu’ndan emekliye ayrılır. Öykü Kitabı bizim İnce Kızlar basılır ve 7 kitaptan oluşan Özyaşam öyküsünü bititir. 10 Mart'ta Devlet Tiyatroları Opera ve Balesi Yardımlaşma Vakfı tarafından “Fakir Baykurt’a Saygı Gecesi” düzenlenir. Bu yıl Yarım Ekmek romanı da yayımlanır. 1998 yılında Telli Yol öykü kitabı ile birlikte, “Özyaşam” dizisinin ilk cildi “Özüm Çocuktur” yayımlanır. Gezi yazılarının bir bölümünü Dünyanın Öte Ucu (Avustralya Gezi İzlenimleri) adıyla yayımlanır. Benli Yazılar deneme kitabıyla birlikte “Özyaşam” dizisinin ikinci ve üçüncü ciltleri (Köy Enstitülü Delikanlı; Kavacık Köyünün Öğretmeni) çıkar. 1999 Nisan genel seçimlerinde Özgürlük ve Dayanışma Partisi İzmir milletvekili Adayı olur. 11 Ekim 1999 Pazartesi günü tedavi gördüğü Almanya’da Essen Üniversitesi Kliniği’nde pankreas kanserine yenik düşerek ölmüştür.