Yılanların Öcü

8,1/10  (65 Oy) · 
310 okunma  · 
59 beğeni  · 
1.692 gösterim
Türkiyenin güzel mi güzel, yoksul mu yoksul bir köyüdür Karataş. Kara Bayram da bu köyün yoksullarından biridir. Babadan kalma tek odalı bir evde yaşar, iyi huylu karısı, üç yavrusu, bir de evinin direği anası Irazcayla. Dertli kadındır Irazca, yaslıdır. Ama dişlidir bir o kadar da. Kendi yağlarıyla kavrulup giderlerken, bir gün huzurları kaçar. Muhtar Cımbıldak Hüsnünün kayırdığı Haceli evlerinin önüne ev yapmaya kalkışır çünkü. Tabii Irazca dikleşir; kızılca kıyametler kopar köyde... ve kasabada. Gelmedik kalmaz başlarına... Fakir Baykurt, bu romanıyla, köy yerindeki küçük hesapları, bu hesapların peşinde koşan fırsatçıları, onların siyasetteki, bürokrasideki uzantılarını ve o zalimlerin ezmek, yok etmek istediği aydınlık, güzel insanları anlatıyor; kısacası yine memleket meselelerine değiniyor. Hem de, sakıncalı damgası yemek ve zamanında pek çok tartışmanın ve dolayısıyla husumetin odağı olmak pahasına... İki kez filmi çekilen, edebiyatımızın tartışmasız bir başyapıtıdır.
  • Baskı Tarihi:
    2010
  • Sayfa Sayısı:
    280
  • ISBN:
    9789750403958
  • Yayınevi:
    Literatür Yayıncılık Dağıtım
  • Kitabın Türü:

Yıllar önce üç kez okuduğum, Anadolu' nun gerçeklerini akıcı bir dil ile aktaran, sinema ve dizi filmleri çekilen, edebiyatımızın köşe taşlarından biri olduğuna inandığım yazar Fakir Baykurt ve kitabı Yılanların Öcü. Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Şu günlerde yayınlanan televizyon dizisini çok da dikkate almayınız. Zira tamamen ticari bir kaygıyla yapılmış ve yayınlanmakta, diğer dizi filmlerde olduğu gibi. Siz yine de en iyisi kitabı alınız ve okuyunuz. Çok daha etkilenip o kitabı okumaktan keyif alacağınıza inanıyorum. İyi okumalar.

salih 
19 Haz 23:26 · Kitabı okudu · 2 günde

Fakir Baykurtun bu eseri Cumhuriyet Gazetesinin yarışmasında 1. olup gazetede yayınlanmış ve 1958 de Remzi Kitapevi tarafından basılmış. Ertesi yıl Fakir Baykurt bu kitabından dolayı öğretmenlikten alınmış fakat 60 darbesinden sonra geri dönüş. Kitabın 2. Baskısını buldum 1962 basım ordan okudum.
Kitapta köyde hakkını arayan Irazca Ana ve oğlunun mücadelesini ve dönemin köy hayatını anlatıyor. Tabi fazlaca dönem ve sistem eleştiriside var.

hatice yitük 
12 May 2015 · Kitabı okudu · 3/10 puan

Kitabın hakkinda gerçek olduğu, yöresel bir dille yazıldığı gibi şeyler duymuştum. Dizisi de olduğu icin çok merak ediyordum. Fakat beklentilerimi karşılayan bir kitap olamadı maalesef. Kitapta argo sözlere çok yer verilmiş ve çoğu kelimeler söylendiği gibi yazılmış, bence bunlar kaliteyi düşürmüş. Ama köylülerin sorunlarına deginmesi, siyasi olarak da çektikleri eziyetleri konu edinmesi kitabı okunasi kılabilir. Kitap yoksul bir köylünün evinin önüne ev yapmak isteyen baska bir yoksul köylünün arasında geçen münakaşalari anlatıyor. Muhtarın da fenaliklari, köylüye yaptığı eziyetler öyküye konu olmuş.

Şeyma 
 13 Nis 2016 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 10/10 puan

Okuduğum ilk Fakir Baykurt kitabıydı , çok beğendim. Özellikle Irazca karakterine bayıldım, çok güçlü bir Türk kadını profili. Güçlü ile güçsüzün mücadelesi çok gerçekçi biçimde anlatılıyor. Yöresel ağız kullanılmasını da çok sevdim çünkü çok daha gerçekçi duruyor. Genel olarak sevdiğim romanlar arasına girdi, tavsiye ederim .

EDA 
17 Mar 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · 5/10 puan

İşte burada da "karı gerek yatmaya, tarla gerek sürmeye" örneği görüyoruz.
Bütün gerçekliğiyle, yalınlığıyla insan ortada.
Asıl adı Tahir olan yazarın neden "Fakir" adını seçmiş olduğu beni düşündürdü.

Altuğ Öztürk 
08 Haz 14:45 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Okumakta çok geç kaldığım yazarlardan olduğunu biliyorum; Fakir Baykurt'un. Fakat şuna da inanırım bazı yazarlar ve eserler okumak istemekle okunmaz; onlar kendisini okutacağı zamanı bilir ve karşımıza çıkar. Muhtemelen öyle zamanlardan birinden geçmiş bulunuyorum.

Eserin kapağını araladığımızda karşımıza ilk olarak "Yılanların Öcü Üstüne Meclis'teki Tartışma" adındaki bölüm çıkıyor. Tavsiyem bu bölümü atlamanız. Romanın konusuyla bağlantısı olmayan bu bölüm zamanın vekillerinin 'Yılanları Öcü'ne olan hoşnutsuzluklarıyla saldırılarına Baykurt tarafından bir savunma. Sona bırakmanızı tavsiye ediyorum çünkü yazı; eseri, konusunu ve kişilerini özetleyen bir mahiyettedir. Bu, eseri okurken alacağınız tadı düşürebilir.

Olaylar Karataş adlı bir köyde geçer. İlin valisi Ankara'nın gözüne girmek için şehre bir heykel dikmek ister ve il sakinlerinin hepsinden para toplanacağını duyurur. Karataş köyünde muhtar parayı toparlayabilmek için Haceli'ye köyün içinden bir ev yeri satar. Satılan yer bir ev önüdür. Köyde kimse evinin önüne ev yapılsın istemeyeceği için zayıf halka olarak görülen Kara Bayramların evinin önü seçilir ve bundan sonra olaylarımız başlar.

Eserde iyi-kötü çatışması net şekilde vurgulanmakta ve hak arama mücadelesi yüceltilmektedir. Fakat aşırı derecede idealize edilmiş tipler karşımıza çıkmıyor. Haklı mücadeleyi veren tipler de eleştiriye açık. Hatta kimi yönlerden kızabilirsiniz de bu tiplere.

Enstitülü bir yazar olan Baykurt'un Yılanların Öcü, toplumcu gerçekçi pencereden yazılmış bir eser. Hal böyle olunca toplumsal ve idari yönden yergilere rastlıyoruz. Bu yergiler pek sağlam:

"Bahusus şimdi ortalıkta bir demokratçılar var. Dikkat edin, çilik değil çılık! Malum ya çilik başka çılık başka. Demokratçılıktan amaç herkes nerde sen de orda olacaksın demektir. Şimdi bir işe başladın mı, çoğunluk diyorlar. Çoğunluk hayhay'ı bastı mı 'Hayır!' deyenin hali harap. Anlaşıldı mı arkadaşlar? Bundan böyle muhaliflik, münafıklık yoktur. 'Hayır!' demek yasak edilmiştir."
...
"Oğlum bak, bir hökümet, bir kaymakam, bir muhtar, bir onbaşı, her kimse bir şeye yok dedi mi, o şey yoktur! Var diye kuru kuru direkleşip durmazsın! Bunu iyi öğren!..."
...
"İster burada bizimle kal, bizimle barış, ister mahkemeye git; ipin bizim elimizdedir. Eninde sonunda senin ananı belleriz!"

Tasvirler net ve gerçekçi. Kendinizi köyün bir üyesi hissediyorsunuz. Köy ağzı olduğu kadar kullanılmış. Daha fazlası olabilir miydi, olmalı mıydı elbette tartışmaya açılabilir.

Bu tarza ilgisi olanların keyif alacağını düşünüyorum ilgi duymayanlarınsa güzel bir kitap okudum diyeceği bir eser Yılanların Öcü.

Son olarak Yılanların Öcü bir üçlemenin ilk kitabı. İkinci kitap "Irazca'nın Dirliği" üçüncü kitap "Kara Ahmet Destanı"

Irazca sizi devam etmeye çağırıyor, karar sizin:

Irazca, "Gece olsun!..." dedi. "Düşün yollara! Yollara!..."

silaes 
10 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 5 günde · 5/10 puan

Tırpandan sonra okuduğumdan için tat vermedi diyebilirim. Fakat bu durum kotu bir kitap olduğu anlamına gelmiyor. Mükemmel bir gözlem yeteneğinin ürünü. Dönemin sosyo- ekonomik durumunu algılamak için iyi bir seçim.

fisun 
 23 Şub 11:52 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

Irazca dul, fakir , güçlü bir kadındır ve oğlu Bayram, gelini ve torunlarıyla tek göz odada yaşamaktadır. Evinin önüne başka bir evin yapılmasına karşı çıkarken muhtarın ve yandaşlarının hışmına uğrar.
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Geç kalmışım okumakta. Yazıldığı dönemde köydeki yaşam , köy idaresindeki hiyerarşi, hükümete olan uzaklık ve parasızlık nedeniyle yaşanan olumsuzluklar anlatılmış.
Köy ağzıyla ve o günlerde kullanılan kelimelerle anlatılan konu, ilk başlarda biraz garibime gitse de sonradan alıştım ve kitabı büyük bir keyifle okudum. Tavsiye ederim..

Semiha 
04 Nis 19:07 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Fakir Baykurt un bir solukta okudugum ve filmini defalarca izledigim kitabi. Gecim derdindeki insanlari, guclunun gucsuzu ezdigi ve devlet adina calisanlarinda hep gucluden yana oldugunu cok guzel anlatmis.
Yilanlarin Ocu ve Irazcanin Dirligi kitaplarinda bir yanda ezen diger yanda ezilen insanlar var ama hem ezen hem de ezilenler KÖTÜ. Her iki kitapta da iyi karakter yok(kaymakam haric). Muhtar acik acik kotu bir karakter olarak yazilmis. Muhtarin gozle gorunur kotulugunun yaninda Irazca, Bayram ve koyluler iyi gibi gorunuyor ama eziliyor olmalari onlari iyi insan yapmiyor.
Irazcanin Dirligin de torunu Ahmet' e tecavuz girisiminde bulunuluyor. Butun koy bunu duyuyor bu girisimde bulunanlar koyde bunu ovunerek dillendiriyor ama koylu buna tepki vermiyor.
Bayram dusmani Hacelinin karisiyla birlikte oluyor. Irazca bunu körüklüyor....
Ahlak kavramini sorgulamama neden oldu. Egitimin olmadigi yerde ahlak da mi olmuyor.

Kitaptan 25 Alıntı

salih 
20 Haz 00:10 · Kitabı okudu · İnceledi

Dünyada insan birbirini sevmeli! Sevmezse günler tükenmez! Sevmezse dünya zindan olur. Sevmezse yaşadığının farkına varamaz. Sen somurt, komşun somurtsun, ne olacak sonu? İnsan dediğin dünyada sevişmeli kızım!..

Yılanların Öcü, Fakir Baykurt (Sayfa 108 - Remzi Kitapevi 2. Baskı 1962)Yılanların Öcü, Fakir Baykurt (Sayfa 108 - Remzi Kitapevi 2. Baskı 1962)
salih 
19 Haz 23:57 · Kitabı okudu · İnceledi

Adaletsizliğe, zulme dayanmayın! Düşün yollara!
Siz insan olduğunuz halde bunca hakarete, bunca zulme, bunca zillete nasıl dayanıyorsunuz??
....
Olsun! Gece olsun! Düşün yollara... Yollara...

Yılanların Öcü, Fakir BaykurtYılanların Öcü, Fakir Baykurt
salih 
19 Haz 23:41 · Kitabı okudu · İnceledi

Hasmın garıncaysa da horsunma demişler.

Yılanların Öcü, Fakir Baykurt (Sayfa 67 - Remzi Kitapevi 2. Baskı 1962)Yılanların Öcü, Fakir Baykurt (Sayfa 67 - Remzi Kitapevi 2. Baskı 1962)
nejla güldalı 
13 Tem 10:52 · Kitabı okudu · Puan vermedi

“Yavşak büyüdü bit oldu, enik büyüdü it oldu!

Yılanların Öcü, Fakir Baykurt (Literatür Yayıncılık)Yılanların Öcü, Fakir Baykurt (Literatür Yayıncılık)
salih 
19 Haz 23:30 · Kitabı okudu · İnceledi

Köylünün kiri, öyle çamaşırdan çamaşıra oğmakla filan çıkıvermez. Hem köylünün kirini bir defa temizledin diyelim, öyle kalacak değil ki, gine kirlenir.

Yılanların Öcü, Fakir Baykurt (Sayfa 19 - Remzi Kitapevi 2. Baskı 1962)Yılanların Öcü, Fakir Baykurt (Sayfa 19 - Remzi Kitapevi 2. Baskı 1962)
salih 
19 Haz 23:34 · Kitabı okudu · İnceledi

Gurul da senin gibi düşündü anlaşılan. "Bayram fukaranın biri, sesini çıkaramaz, çıkarırsa da bastırırız." dedi.

Yılanların Öcü, Fakir Baykurt (Sayfa 55 - Remzi Kitapevi 2. Baskı 1962)Yılanların Öcü, Fakir Baykurt (Sayfa 55 - Remzi Kitapevi 2. Baskı 1962)
salih 
19 Haz 23:32 · Kitabı okudu · İnceledi

Bir adamın parası çok oldu mu, aklı fikri de çok olur. Parası olmayan bir adamın aklı fikri çok olmuş, neye yarar?

Yılanların Öcü, Fakir Baykurt (Sayfa 26 - Remzi Kitapevi 2. Baskı 1962)Yılanların Öcü, Fakir Baykurt (Sayfa 26 - Remzi Kitapevi 2. Baskı 1962)
salih 
19 Haz 23:53 · Kitabı okudu · İnceledi

Neleri gördük bu Erle ovasında geze geze! Bu mesleğin içinde. Namussuzu namuslu olmaya zorlıyacak hiçbir kuvvet yoktur. Bileği kuvvetli zalime hökümet de diş geçiremiyor. Kolu yetişmiyor. Fakir fukara eziliyor böyle. Hiç sesini çıkarmıyor. Derdini hiç kimseye anlatamıyor.

Yılanların Öcü, Fakir Baykurt (Sayfa 209 - Remzi Kitapevi 2. Baskı 1962)Yılanların Öcü, Fakir Baykurt (Sayfa 209 - Remzi Kitapevi 2. Baskı 1962)
3 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Yerli Edebiyat Uyarlamalarından, Kitabın Namına Gölge Düşürmeyecek Kadar Başarılı 15 Film
Yerli Edebiyat Uyarlamalarından, Kitabın Namına Gölge Düşürmeyecek Kadar Başarılı 15 Film Sinemanın bir çok önemli yapıtının edebiyat uyarlamaları arasından çıkması pek şaşırtıcı olmasa gerek. Zaten kitleler tarafından beğenilmiş olan bir eseri uyarlamak, eğer film aşamasında bir “kazaya” uğramazsa, başarısı biraz daha garanti bir tercih. IMDB’nin top filmleri arsında da çok sayıda edebiyat uyarlaması olması tesadüf değil. Edebiyat uyarlamaları bizim sinemamız içinde de çok önemli yer tutuyor. Toplumsal gerçekçi bir bakış açısıyla işlenen bir çok filmimizin önemli romancılarımızın eserlerinden uyarlanmış olmasının yanında komediden tarihi yapımlara kadar bir çok filmimiz de başarısını öncüsü olan kitaplara borçlular.