Adı:
Onuncu Köy
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
343
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750404108
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Literatür Yayıncılık Dağıtım
Unuttuklarımızı Hatırlamak İçin Fakir Baykurt'la Yeniden dizisi devam ediyor Türkiye'nin binlerce köyünden biridir Damalı. Tıpkı diğerleri gibi, bu köyün muhtarı, bekçisi, eğitmeni, arlısı arsızı, her bir şeyi vardır. Tabii, bir de öğretmeni... O eğitim ordusunun neferlerinden biridir. Yemede içmede, gezmede tozmada değildir gözü. Dünyaya doymadan, güzel evler, temiz sular, bakımlı çocuklar, çocukları uysallaştırmayan okullar görmeden ölürüm diye korkmaktadır. Köylere aydınlığı götürme savaşında yenilmekten bir de... Gel gör ki, bu uğurdaki mücadelesi çetin geçer Öğretmen'in. Verdiği savaşta köylüyü yanına alıp, haksızlığın, yolsuzluğun karşısında durdukça, doğruları söyledikçe yerinden edilir. Dahası, çok sevdiği mesleğinden. Ama Öğretmen yılmaz. Işığını saça saça o köy senin, bu köy benim dolanır. Böyle böyle, yolu Onuncu Köy'e düşer. Burada da onu benzer bir mücadele beklemektedir... Fakir Baykurt bu romanında, bir köy öğretmeninin yobazlığa, yolsuzluğu, bağnazlığa karşı devrimci direnişinin ışığında eğitim sorunlarına ve bürokrasinin o kayırmacı yaklaşımına değiniyor.
"Onuncu Köy", İzmit buluşması hasebiyle tanıdığım ve okuduğum Fakir Baykurt'un ilk kitabı.
Öncelikle Fakir Baykurt'un köy enstitüsünde eğitim görüp, köy okullarında öğretmenlik yapmasının etkilerini bu kitapta görürken, köy yaşamını, köy halkının samimiyetini ve o bürokrasinin leş düzenini bu kadar iyi anlatabilmesinin sebebi olarak yaşanmışlıkları diyebiliriz.
Fakir Baykurt bu romanında köy halkının konuşma dilini kitabın dili olarak benimsemiş, betimleme paragraflarını kısa tutarak romanın kolayca okunmasını sağlamış ve tabiri caizse "senaryo gibi" yazarak toplumsal gerçekçi romanların örneklerinden biri olmuştur.
Kısacası: "Okumuşun, okumamışa borcu var Gülşen Hanım!" diyerekten hareket eden, borcunu ödemeye çalışıp etrafına bilgileriyle ışık saçmaya çalışan, aslında öğretmen, ama kimi zaman usta ve bazıları içinse delinin öyküsü bu....
"Öğretmenler kandile benzer onlar yandikca sen aydinlanirsin" bu söz tam da bu kitap için söylenmiş. Bir öğretmenin çabası, özverisi, mücadelesi bu kitapta öyle güzel anlatılmış ki. Şimdilerde kardelen yetiştirmek için hani mesaj atıp bağış yapıyoruz ya, bir kardelen yetişsin diye, kamuspotu reklamlar nasıl da yayınlanıyor bilinç kazandırmak için ailelere kız çocuklarını okula gondersinler diye.

Bu bilinç taa o zamanlarda böyle cesaretli öğretmenlerin yureklerinde kor gibi yanmış hem yürekleri yanmış hem bedenleri yanmış ama yilmamislar, zulme ve zulm edenlere karsi hep dik durmuşlar dal budaktan esirgememisler kendilerini. Sonlarini bile bile üstelik. Sürülmüşler köyden köye, yaftalanmışlar komünist diye ihraç edilmişler hatta ama yilmamislar başka mesleği yaparken bile aydınlatmışlar bilgisiz ama bilgiyle dolmak isteyen karanlık beyinleri. Işık doluymuş çünkü aydınlanmaya adanmış yurecikleri.

Eser bir öğretmenin tek kaygısının çocukları okutmak olduğu bir köyden çocuklarını özellikle de kız çocuklarını okutmak istemeyen bir köy ağasına karşı öğretmenin mücadelesini anlatıyor. Bu mücadelede öğretmenin başına gelenler, sürgünler, iftiralar yalanlar. Ve öğretmenin aşkı ile kaçıp onuncu onun için sonuncu köye siginmasiyla biten hem mücadele hem sevgi kokan bir eser . Baykurt'un diğer eserlerinden farklı olarak aşkta biraz yoğunlukta işlenmiş.

Bu eseri okuyunca aklıma doksanlar da şehit edilen köy öğretmenleri geldi.
Neden mi çünkü o öğretmenler on üç on dördünde kız çocuklarının aşiret ağalarına kadın olmasina engeldir. Çünkü o öğretmenler o bölgedeki çocukların kandırılıp teröre militan olmasina dağa çıkmasına engeldir.

Öğretmenler bu ülkenin yarınlarıdır.
Herkese keyifli okumalar diliyorum.
Toplumdaki eşitsizlikleri halka gösteren ve onun için elinden geleni yapan bir öğretmenin yaşadıkları anlatılmış. Günümüzde bile hâlâ devam eden kız çocuklarının okula gönderilmek istenmeyişinin arkasında yatan sebeplere değinilmiş. Dili yalın ve akıcı bu sayede kitabı okurken sıcak ve samimi bir hissiyat oluşuyor. Aynı zamanda öğretmenliğin sadece okulda değil normal yaşamda da devam ettiği, her ortamda öğrenileceğine de değinilmiş.
Toplumun kabullenmiş olduğu batıl inançların bilimle ve bilgiyle yok edilebileceğini de çok güzel açıklamış. Kitap genel olarak bakılınca cahil kesim ile bilinçli kesim arasındaki farkı çok iyi açıklamış. Cahil kesimin de her şeyin farkında olduğunu ama çıkar meseleleri yüzünden bazı olayları görmezden geldiklerine değinmiş. Yine çıkar işleri yüzünden haksız yere cezalandırılan kişilerinde hislerini öğrenmiş olduk. Kimisi doğru bildiği yolda devam eder kimisi de bu cezaya boyun eğer ve benimsemiş olduğu düşüncelerinden vazgeçer. Doğru bildiğimiz yoldan devam edenlerden olalım. Bilgiyi her tarafa saçalım..
Sadece öğretmenler değil öğretenlerde kandile benzer bunu unutmamalıyız :)
İnsanın içini ısıtan bir samimiyet ve insanı hüzünlendiren bir cehalet... Ve Olimpos Dağı'ndaki ışığın ovaya inişi gibi yayılan bütün köylüyü saran bir başkaldırış haksızlığa ve ezilmişliğe. Çok güzel bir roman mutlaka okuyun.
Yazarın ilk okuduğum kitabı "onuncu köy" oldu. Kitabın dilini anadolunun her hangi bir köyünde kullanılan konusma dili idi. Ilk sayfalarda bu dili yadırgadım. Bazı cümleleri birkaç kez tekrar okumam gerekti. Ama alıştıktan sonra su gibi aktı.
Konu ise bir köy öğretmeninin tanık olduğu cehalet karşısında çabalaması ve bu çabalarının karşılığında yaşadıklarını anlatılıyor. Keyifle okuyun. :)
Samimi, yalın bir dille yazılmış bir eser. Haksızlığa, cehalete karşı savaşan, halkı uyandırmayı amaç edinmiş bir öğretmenin hikayesi. Mutlaka okuyun.
Gönlün sığdırıp yere köy sığar.
Bir öğretmenin eğitim için ne zorluklara katlandığı anlatılıyor. Eğitimin olmadığı yerde cehalet ve korku vardır. 10 tane cahil arkadaşın olacağına 1 tane akıllı düşmanın olsun. Ne gelirse cahillikten gelir. Beşikten mezara kadar eğitim kadın erkek herkes için şarttır.
Çirkin ile bal yenmez;
Güzel ile taş taşı.
Maarifsiz bir millet payidar olamaz...
Eğitim eğitim eğitim....
Öğretmen ne demek, ben biliyorum. Öğretmen demek, lamba demek. Öğretmenler Türkiye'nin güneşi. Maarifsiz bir millet payidar olamaz...
İnsanın motoru kalbidir. Kalbini parçaladı, boynunu kopardı; yaşayabilir mi daha? Yaşayamaz! Öldü artık, dirilemez!
Okumak dünyanın anahtarı! Okumasız kalanların, hemi de milleti öyle bırakanların anasına avradına sövüyorum. Okumak tatlı bal; bir bilseler kıymetini!...
Nasıl bir hüzün kaplamış memleketin üstünü! Çıkarlarına uygun yasaklarla insanların elini kolunu nasıl bağlamışlar!...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Onuncu Köy
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
343
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750404108
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Literatür Yayıncılık Dağıtım
Unuttuklarımızı Hatırlamak İçin Fakir Baykurt'la Yeniden dizisi devam ediyor Türkiye'nin binlerce köyünden biridir Damalı. Tıpkı diğerleri gibi, bu köyün muhtarı, bekçisi, eğitmeni, arlısı arsızı, her bir şeyi vardır. Tabii, bir de öğretmeni... O eğitim ordusunun neferlerinden biridir. Yemede içmede, gezmede tozmada değildir gözü. Dünyaya doymadan, güzel evler, temiz sular, bakımlı çocuklar, çocukları uysallaştırmayan okullar görmeden ölürüm diye korkmaktadır. Köylere aydınlığı götürme savaşında yenilmekten bir de... Gel gör ki, bu uğurdaki mücadelesi çetin geçer Öğretmen'in. Verdiği savaşta köylüyü yanına alıp, haksızlığın, yolsuzluğun karşısında durdukça, doğruları söyledikçe yerinden edilir. Dahası, çok sevdiği mesleğinden. Ama Öğretmen yılmaz. Işığını saça saça o köy senin, bu köy benim dolanır. Böyle böyle, yolu Onuncu Köy'e düşer. Burada da onu benzer bir mücadele beklemektedir... Fakir Baykurt bu romanında, bir köy öğretmeninin yobazlığa, yolsuzluğu, bağnazlığa karşı devrimci direnişinin ışığında eğitim sorunlarına ve bürokrasinin o kayırmacı yaklaşımına değiniyor.

Kitabı okuyanlar 98 okur

  • Asuman Cebioğlu
  • Rabia sena  Ç.
  • Ayça Özalp
  • Gizem Ceren Sönmez
  • Tuco Herrera
  • BilgeSevgi
  • Evrim Işık
  • Mihriban
  • REYHAN KAPU
  • Serpil Kurt

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.1
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%12.7
25-34 Yaş
%21.8
35-44 Yaş
%25.5
45-54 Yaş
%21.8
55-64 Yaş
%5.5
65+ Yaş
%3.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%59.8
Erkek
%40.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32.1 (9)
9
%7.1 (2)
8
%32.1 (9)
7
%14.3 (4)
6
%7.1 (2)
5
%0
4
%3.6 (1)
3
%0
2
%0
1
%3.6 (1)