Sabrın yüce gücüyle sihrin doğasına ulaşabilme heyacanı
Puan vermedi·%50 (200/400 syf.)·
Swann'ların Tarafı Marcel Proust Büyük bir sabırla kitabın ilk yarısına ulaşmış bulunuyorum. İncelemeye nasıl başlayacağımı bilemediğim bir kitap ve bitirmeden buraya kadar birkaç cümle paylaşmadan edemedim. Kitap hakkında öncelikle kısaca bahsetmek gerekirse; Yazarın yedi ciltlik başyapıtı Kayıp Zamanın İzinde serisinin ilki. Roman, hem anlatıcının çocukluğuna dair anılarını hem de Charles Swann’ın aşk hikayesini işler. İlk yarıda, Proust’un detaylı ve akıcı üslubu sayesinde hem bireysel hafıza hem de toplumsal yaşamım derinlerine iniyoruz. Bir kaç başlıkla ele almayı uygun görüyorum. ~Anlatıcı, bir fincan madlen çayına batırıldığında geçmiş anılarının canlanmasıyla belleğin işleyişini keşfeder. Bu sahne, insanın geçmişle olan bağını ve anıların gücünü etkileyici bir şekilde işler. Bu İlk yarıda, büyük ölçüde çocukluk günlerini, ailesiyle ilişkilerini ve Combray’deki huzurlu ama gözlemci yaşamını ele ~Proust, detaylara olan bence aşırı denilebilecek ilgisiyle ama bir okadar sihirli anlatımıyla, doğayı, sosyal etkileşimleri ve insanin en küçüm hareketlerini bile büyük bir ustalıkla anlatır. Çocuklukta yaşanan basit olaylar bile felsefi derinlik kazanıyor ~Kitabın ilk yarısında Swann’ın Odette’e olan aşkının dramatik bir şekilde sahneye çıkışı daha belirginleşmese de onun toplumdaki yeri, seçkin çevrelerle ilişkisi ve sosyal hiyerarşiyi sorgulayan düşünceler öne çıkıyor.. ~İlk yarı, ağır ama etkileyici bir ritme sahiptir. Proust, sıradan gibi görünen anların altında yatan duygusal ve psikolojik derinliği ustalıkla yakalar. ~Detaylar ve ayrıntılarda incelikli dokunuşlardan etkilenmemek imkansız. İnsanın Her anın içerisinde kendisini bu kadar detay içerisinde bulması ucu bucağı olmadığını bildiği okyanusta yüzerek kıyıya ulaşmak istiyormuşcasına imkansızı zorlamaya itiyor. Yüzmeyi seviyor olsanda bu, yorulmak gerçeğiyle karşı karşıya kalmanıza engel değil. Sabırsızlıkla ikinci yarıya geçmeyi umuyorum zira bu kadar detay ustaca ve sihirli dahi olsa yazardan uzaklaşma endişesi tasimama engel olmuyor değil. ~Bu bölümü okumak, benim için büyük sabır gerektirse de Proust’un dünyasına çeken büyülü bir deneyimdi. Eğer ayrıntılı anlatımları ve içsel çözümlemeleri seviyorsanız, Swann’ların Tarafı sizi tatmin edecektir. ~ Sanırım Proust’un eserini tam anlamıyla kavrayabilmek, az önce de belirttiğim gibi, bir okyanusta yüzmek gibi; her detay yeni bir derinlik, her cümle başka bir ufuk açıyor. Ancak bu yoğunluk, bazen yazarın dünyasında kaybolma ya da ondan uzaklaşma hissini de beraberinde getirebilir. ~Bu, aslında Proust’un yaratmak istediği bir paradoks olabilir. Detayların içine çekildikçe, bir yandan geçmişin büyüsüyle sarılırken, diğer yandan bu yoğunluk bir sınav gibi gelir. Sabırlı bir yüzücünün kıyıya ulaşma arzusu gibi, okumayı sürdüreceğim dair inancımı kamçılıyor ki bu, sanırım eserle bağ kurmuş olmamın güçlü bir göstergesi. Bakalım ikinci yarıda beni neler bekliyor.
1000Kitap
Swann'ların TarafıMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20255,2bin okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.