·120 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Ocak 2025 23:28 Fransız yazar Clara Dupont-Monod ve muhteşem metni Taşların Anlattığı. Fransız taşrasında kendi halinde yaşayan dört kişilik bir aileye bir gün yeni bir bebek eklenir ve ailenin tüm yaşantısı bir anda değişir. Bu metin bir aile anlatısı, dramı ya da trajedisi. Ama metni önemli kılan yalnızca konusu değil, anlatış tarzı. Biz bu hikayeyi taşların ağzından dinliyoruz.
“Bir gün, bir ailede uyumsuz bir çocuk dünyaya gelir” diye metne başlıyor yazar. Daha üç aylıkken bebeğin gözlerinin önünden bir portakal geçiren aile bebeğin görmediğini anlıyor ve doktora gidiyorlar. Bebeğin gelişmeyeceğini, yürümeyeceğini ve birkaç yıl içerisinde öleceğini öğreniyorlar, görevini yapamayan bir kromozom yüzünden.
Kitap üç bölümden oluşuyor. Birinci bölümde evin en büyük çocuğu ağabeyin bakış açısıyla dinliyoruz olayları. Ağabey bu uyumsuz çocuğa büyük bir şefkatle yaklaşır ve aralarında kusursuz bir uyum vardır. Varlığıyla ve yokluğuyla hayatını kökünden sarsar. İkinci kısımda ise kız kardeşin isyankar ve öfkeli günlerine gidiyoruz. Uyumsuz kardeşi kabul etmeyen ve onunla ilgilenmeyen bu kız. En sarsıcı olan bu bölümdü şüphesiz. Üçüncü kısımda ise aileye sonradan eklenen küçük çocuğun bakış açısıyla final yapıyoruz.
Son zamanlarda okuduğum en sarsıcı ve en muhteşem metindi. Edebiyatın ne denli etkili olabileceğine tanıklık ettim. Böylesine zor bir konuyu ajite etmeden, duygu sömürüsü haline getirmeden, isimsiz karakterlerle ta derinlere inerek anlatmak. Ne büyük bir kalem. Ne müthiş bir anlatı.