Puan vermedi·304 syf.····Okunma: 16 Ocak 2025 19:14 Asimov - Vakıf
Ben bilim kurguya bayılıyorum ve Asimov kitaplarını (bu 9. eser oldu) gerçekten seviyorum, bu yüzden beğenmemem gibi bir şeyin ihtimal dâhilinde olmadığı bilinciyle okudum zaten. Vakıf evrenini çok merak ediyordum ama öncesini konu eden robot ve galaktik imparatorluk serilerini bitirmeyi bekledim. Nihayet başladığım için çok mutluyum.
Öncelikle Vakıf’ın ilk kitabı olduğu için daha çok tanıtımla geçti. Peki bu Vakıf ne diye sorduğunuzu duyar gibiyim! (Şaka)
Şimdi şöyle: Teknoloji aşırı gelişmiş, insanlar evrenin her köşesine yayılmış vs. vs., artık yapacak pek bir şey kalmamış ve imparatorluk çöküş sürecine girmiş. Psikotarihle (insan psikolojisini kitlelere endeksleyerek tarihin akışını formüllerle hesaplama bilimi) bu çöküşten sonra 30.000 yıllık bir karanlık dönem olacağı ve gelinen noktadaki bütün gelişmiş bilimin verilerinin kaybedileceği saptanmış. Bunun üzerine iki adet Vakıf kurulmuş evrenin en uç noktalarında. Birisinin görevi bir galaktik ansiklopedi yazmak ve elde edilen bütün bilimi kaydetmek. Amma ve lakin bu bilgileri temel alarak yeni araştırmalar yapmak yerine sadece yaz anam yaz durumuna dönüyor, yani pek verimli olduğu söylenemez. Derken bu mesele patlıyor, sadece görünen kısmıymış işin. Diğer Vakıf’ın amacı bilinmiyor ve muhtemelen 3. kitapta öğrenme şerefine nail olacağız ahhahshs. Planlanmış tarihi yaşayan gezegenimiz çeşitli krizlerle sınanıyor ve bunları alt etme yollarını okumak çok zevkliydi; gerçekten zekice planlar vardı, kafa açtığını söyleyebilirim.
Eleştirecek tek noktam %90 erkek karakterlerin olması. Boğuldum resmen, normalde yarı yarıya koyardı Asimov ama bu sefer cidden beğenmedim bu noktayı. Peki, neler anlatmaya çalışmış derseniz:
- Bilimin her zaman var olacağını ve kazanan taraf olacağını, bilimle uğraşmanın modası geçmiş bir aktivite olamayacağını, aksine çok değerli olduğunu
- Dini kullanarak siyaset, bilim, ticaret gibi alanlarda insanları yönetmeye çalışan kişilerin her zaman olacağını, hiçbir şeye sorgulamadan inanmamamız gerektiğini (klişe olsa bile kimsenin hayatında hakkıyla uygulayabildiğini düşünmüyorum)
- Halkı isyana sürüklemenin inceliklerini
- Ekonomik gerilemenin vatanseverlik yalanlarıyla ortadan kaldırılamayacağını, zira ekonominin çöküşü, hükümetin eskidiğinin en büyük kanıtlarından biri olmuştur tarih boyunca
- Savaşın ve şiddetin beceriksizlerin başvurduğu son çare olduğunu
- Bilimin silahtan daha güçlü olduğunu ve buna inanan bir toplumun dinle de parayla da kandırılamayacağını
- Geleceğimizin bizi ileri veya geri götüreceğini, kararlarımızın belirleyeceğini
gibi gibi üstüne düşünmeye değer epey alanı anlatmaya çalıştığını ve başarılı da olduğunu söyleyebilirim.
Roma İmparatorluğu’nun duraklama, gerileme ve çöküşünden ilham alınarak yazıldığı için de sağlam kaynaklara oturtulmuş hissettiriyor okurken. Tavsiyedir tabii ki.