Gözün görmez, kulağın duymaz olurdu
Edalı gözlerle musikiye dalarken bubu.
Sen, Mezopotanya’nın Diyarbakır’ı
Ben, engin Akdeniz’in Hatay’ı
Müziğin tınısı duyulunca hazırlıksızca
Biz olurduk istisnasızca
Gözlerin dalardı pencereden semalara
bende bakardım sana delikanlıca
Ansızın keskin bir bakış belirirdi gözlerinde
Sessiz çığlıkların damla damla akar yüreğinde
Ee ne de olsa Aklına gelirdi aşkın kurduğu pusu
Şunu sakın unutma Büyük Bubu Aşkın rengi olsaydı, firuze gözlerin olurdu.
Mustafa Hekimoğlu