Zamanında kore dizisi olan "My love from the Star" yüzünden uzaylı bir eş istemiştim şimdi de bu kitap yüzünden istiyorum...
Sanırım bazı şeyler değişmiyor.
Ama düşününce çok mantıklı 24 yaşında bir kere bile birini sevmemiş olma sebebim bence kesinlikle ruh eşimin bu dünyadan olmamasıyla alakalı.
Neyse kitaba gelince, gülmekten kendimi tutamadığım çok an oldu. Kitap 300+ sayfa gibi bir şey ama sanki 50-100 sayfa okumuşum gibiydi yani hiç sıkılmadım aşırı sürükleyiciydi, beni tamamen içine hapsetti.
Jade'in Theo'yu anlaması çok güzeldi. Resmen adamın içini görüyormuş gibiydi. Mesela Theo Jade'den uzaklaştığında "Beni istemediği için uzaklaştı" değilde "Benim onu gerçekten istediğime inanmadığı için uzaklaştığını biliyorum" diye düşünmesi çok iyiydi çünkü olay buydu, Theo ömrü boyunca hor görülmüş ve istenmemişti bu yüzden birinin onu istemesi ona garip geliyordu. Jade burada Theo beni istemiyor deyip kendi özgüvensizliği ile beynini şişirebilirdi ama gerçekleri gördü, ve bu gerçekten mükemmel bir şeydi.
Kitabın tek kötü yanı daha uzun olmamasıydı. Yani Theo tam bir "Canavar" aynı zamanda tam bir "Eş"ti. Jade'in onu iltifatlara boğarak daha çok yanaklarını kızartmasını görmek isterdim. Her bir yara izini öpüp onu şımartmasını...
AYRICA unutmadan şunu eklemem lazım ki Clecania gezegeninin bazı adetlerini kesinlikle örnek almalıyız.
Erkekler için nasıl mükemmel bir eş olunur okulu! Kesinlikle dünyamızda gerekli. Böyle diyorum ama gerçekten üzücü yanı zaten bilinmesi gereken şeylerin kitaplarda geçmesi, dünyamızda ise yüksek standart sayılması hem üzücü hem de komik... Bir erkek elbette yemek yapmayı, ev ve kişisel temizliği, çocuk bakımını, kadının ihtiyaçlarını bilmeli. Bunlar minumun şeyler ama dünyamız öyle hale geldiki bu küçük şeyler yüksek standart sayılır oldu.
Tabi ki o gezegen hakkında sevmediğim çok şey vardı, mesela sırf doğum oranını arttırmak için kadınların bir kaç eşle birlikte olması gibi. Özellikle Asivva çocuklarını göremediğini çünkü eğer bir kere onlara bakarsa onları bırakamayacağını söyledinde onunla birlikte bende ağladım. Bir kadına, anneye çocuklarını bıraktırmak çok zalimce...
Neyse uzun lafın kısası, sonuç olarak çok güzel bir kitaptı, okuyun okutun.