·720 syf.····Okunma: 20 Ocak 2025 22:47 Nate Hawkins benim kitaplardaki favori erkek karakterimdi. Ta ki Johnny Kavanagh'a kadar.
Kendisine olan aşkımı nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum ki ben kolay kolay erkek karakter beğenmem. Bence haksız da değilim çünkü sevgili yazarlarımız ideal erkeği toksik maskülenite olarak görüyor. Bu da bana kendilerine sövmekten başka şans bırakmıyor.
Onun aşkını o kadar çok sevdim ki kelimelerle ifade edemiyorum. Bir insan ne kadar güzel sevebilirse o da Shannon'ı o kadar güzel sevdi. Puan kırabileceğim tek bir falsosu bile yoktu. Yakışıklı, kibar, centilmen, feminist ve komik. Bir erkekten daha ne isteyebilirim ki?
Johnny'yi bırakıp kitaba dönecek olursam ben her şeyin ağır ağır işlemesini çok sevdim çünkü zaten konu bir genç romantizm türüne göre ağırdı. Örneğin Shannon gibi bir karakter yazıyorsanız diğer klişe kitaplar gibi her şeyi oldu bittiye getiremezsiniz. Yazar bu süreçlerin hepsini incelikle dokumuş, bayıldım.
Dürüst olmak gerekirse kitabın 700 sayfadan fazla olduğunu görünce bu kitabı yarıda bırakacağımdan emindim ama olay örgüleri, karakterler vs. her şey cok güzeldi. Seksten başka bir sey düşünmeyen, birbirlerini fuckbuddy'den ötede görmeyen karakterlerden sonra böyle bir kurguya hasret kalmışım (Evet twisted serisi senden bahsediyorum).
Diğer kitabı da hemen okumaya başlayacağım. Bu çiftin mutlu sonunu görmeyi çok istiyorum.