Puan vermedi·400 syf.····Okunma: 21 Ocak 2025 00:15 Güneşin Dokunuşu
8/10 4/5
Aşk üçgeni temasını sever misiniz?
Ben seviyorum diyemem ama karakterler toksik olmadığı ve kurgu güzel ise okurum. Yazarın kalemi de etkili olur. Güneşin Dokunuşu için çok ortalarda bir yerdeyim ama sevmedim diyemem. Çünkü kitap gerçekten çok akıcıydı ve tam bir gençlik kurgusuydu. Bu tür kitapları okumayı o kadar özlemişim ki gerçekten bir çırpıda okudum kitabı!
Konusuna gelelim kısaca: Beril babasının ölümünün ardından hayatın onu sürüklediği yere ayak uydurmaya çalışır. Yuvası İzmir'den Karadeniz'e üniversite için gelir ve hayatı tamamen değişirken büyük ikilemlerle de mücadele etmeye başlar. Bu ikilem mücadelesi ise geçmişten gelen Eren ve Beril'e tamamen yeni kapı açan Alaz'dır. Buradaki aşk üçgeninin yanı sıra aslında Beril'in içsel yolculuğunu da okuyoruz. Konu sadece aşk ve romantizm olsaydı kitap beni bu kadar çekmezdi. Ama hayır, karakterlerde ve kurguda ki derinliği de hissediyorsunuz okurken. Beril ve hayatındaki insanlarla ilgili analizleri okumak bence çok zevkliydi.
Öte yandan Beril de dahil olmak üzere karakterlere ısınamadım ben bir türlü. Hele ki Alaz. Beril'e yaptığı gibi benim de dengemi bozdu yani ben bir tık daha Eren'e yakın hissediyorum kendimi hatta kitapta en sevdiğim karakter oldu diyebilirim.
Ya aslında yazar bir kurgu tasarlamış ve derinlemesine işlemiş kitabında. Karakterleri sevip sevmemek tamamen okuyucuya kalmış. Şu karakteri çok sevsinler diye uğraşmamış yani olduğu gibi yazmış. Ben kitabı bu yüzden sevdim. Yazarın kalemini de çok beğendim. Fazlasıyla akıcı olduğu için de su gibi okuduğum bir kitap oldu. Tilt oldum mu evet ama sanki bu kurguya da bu yakışırdı gibi geldi.
Devamını merak ediyorum açıkçası, merak edenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim