eski günleri yâd etmenin ağırlığı altında ezilenleri anlatıyor günbatımında. o kadar duru, pürüzsüz bir anlatımı var ki etkileyici. dönüp kendine baktırıyor. nereden nereye geldim sonum ne olacak düşüncesiyle baş başa bırakıyor okurunu. "bir insanın dünyadan göçüp gitmesi o kadar da önemli görülmüyor. her gün her yerde herhangi bir sebepten insanlar ölüyor ve yenileri doğuyor. ölüm de, yaşam da günlük yaşamın bir parçası." diyor hwang sok-young. maziye bakmanın önemine değiniyor. pişmanlıkların bıraktığı izlerin haritasını çıkarıyor. "zor zamanlar gelince başından itibaren geriye dönüp bakmamız gerektiğini anladık." diyor. geride bıraktıklarıyla hesaplaşmayı sevenler ıskalamasın derim.