·318 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Ocak 2018 22:26 Kuantum fiziğini oturup açıklamaya çalışsam kuracağım cümleler bilimsel verilere dayalı olmaz, fakat bildiğim ve ilgimi çeken bir konu olduğu da bir gerçek. Süperpoze'yi rafta ilk gördüğümde üzerinde "Bir Kuantum Romanı" yazması zaten beklentimi yüksek seviyelere çıkarmıştı fakat beklentimi de geçecek bir kitap olacağı aklıma gelmemişti.
İlk sayfalarında kendine yer bulan hafif bilimsel açıklamalara dayalı diyaloglar beni ilk başta korkuttu. Ama, kuantum fiziğine dayanan bir romandan bahsediyoruz, elbette açıklayıcı bir dili olmalı. Aksi halde anlatılmak istenen asla yerine ulaşamayabilir. Dil kullanımı da ayrıca dikkat isteyen bir konu. Bilgi verir gibi ağır paragraflar yerine diyalogların tercih edilmesi daha oturaklı bir okuma sunuyor. Diyalogların günlük hayatın gidişatında kurulmayacak saçma sapan diyaloglar olmaması da inandırıcılığı artırıyor. Yani şu ana kadar her şey harika.
Dışardan bakınca bir cinayet romanı gibi gelebilir Süperpoze. İçinde bundan çok daha fazlasını barındırdığı bir gerçek. Aslında klasik bir hikaye kurma aşaması var; birdenbire eskilerden gelen bir dost ve ardı arkası kesilmeyen belalar. İlk başta çapraz kurgu olduğunu düşündüğüm bölüm ilerlemelerinin de sonrasında çok daha farklı olduğunu anladıktan sonra kitabın bende uyandırdığı merak duygusu dalga gibi katlanarak arttı. Elbette bu bahsettiğim unsuru keşfetmeyi size bırakıyorum.
Süperpoze, içeriği nedeniyle basit bir roman değil. Fakat kullandığı dil ve hikayenin seçtiği anlatım ile bu zor konu çok başarılı bir şekilde işlenmiş. Ayrıca kuantum fiziği doğru anlatılmadığı sürece çoğu kişiye deli saçması gelebilir. Ama şunu da göz önünde bulundurmak lazım; dünyada varlığından haberimizin olmadığı, gerçekliğinden şüphe duyduğumuz fakat son derece gerçek olan birçok unsur var. Kuantum fiziğinin ortaya sürdüğü tezlerin gerçek olmaması için bir neden var mı?