Gönderi

Sohbet nedir? Arkadaşlar nedir?
Puan vermedi·272 syf.··
2025 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2025 02:17
Yazıcaklarıma ilk olarak bu kitabın asla romantize edilmemesi gerektiğini söylemek ile başlamak istiyorum. Burada yaşanılan hele ki Frances’ın mental olarak yaşadıkları gerçekten sağlıklı değil. Karakterin elini tutup “hadi seni bir psikoloğa götürelim, ne dersin?” demek istedim çoğu zaman. Bunu Sally Rooney’nin diğer kitabı Normal İnsanlar’da da Marianne için de yapmak istemiştim, galiba-sadece iki kitabını okudum o yüzden kesin bir şey diyemiyorum-yazar bu karakter tipine-ailevi sorunu olan, edebiyata ve siyasete yakın olan ve nedense yeme bozukluğu denilebilecek raddeye ulaşmış kadınlar-ya kendine yakın hissediyor ya da bu tiplere odaklanmak istiyor, bilemiyorum. Diğer bahsetmek istediğim şey, ilişkiye bir isim veya iki tarafında ne istediği tam ve net bir şekilde konuşulmadığında ne olacağını çok iyi bir şekilde yansıttığını düşünüyorum. Karakterler ilişkileri o kadar buğulu sınırlarda yaşadıkları için bırak sevgili işini arkadaşım bile diyemiyorlar birbirlerine bazen. Çok değişik ve ayrıca sinir bozucu. Bu tür ilişkilerde kesinliği ve netliği seven biri olduğumdan heralde kitabın sonlarına doğru sürekli oflayarak ya da kitabı kenara bırakarak bir iki saniye tavana bakıp hayatı sorgulayarak geçirdim. Nick karakteri-bu tip insanlar benden uzak Allah’a yakın olsunlar lütfen, teşekkürler-beni benden aldı valla. Ben böyle omurgasız bir insan okumadım hayatımda. Her şeye bu kadar pasif olamazsın ya, cidden. Ayrılalım diyor Frances, belki de böyle yapmalıyız diyor. Kardeşim sen kitapta kıza sana sürekli uygun olmak istiyorum diyorsun, seviyorum diyorsun ama bir saniye bir konuşalım halledelim diyemiyor musun? Bazen yumuşasam da karaktere, ki bu benim iyimserliğimden dolayıydı, sonrasında yine bir omurgasızlık yapıp sinirimi bozdu. Çok laftan ibaret bir karakter olduğunu düşüyorum-karakter dediğime bakmayın Sally Rooney gerçekten insan derinliğini ve çelişkilerini çok iyi kaleme alan biri, onda kuşkum yok o yüzden epey insani hissettirdi. Kitapta o kadar Suriye’de olanlar, siyaset konuşuluyor arkadaşlarla ama bir “biz tam olarak neyiz sorulmuyor”, değişik gerçekten. Beni en çok etkileyen Frances oldu gerçekten, yaşadığı zorluklar olsun ve bunları içine atışı, kendi inatçılığı ve hataları olsun-çok gerçek. Bunu kitaplarda hissetirebilmek zordur, sanatım diğer dallarında da aynen böyle. Benim bu kitaptaki beğenmediğim asla yazış şekli değil veya karakterlerin derinlikleri değil. Bazı olaylar açılıp daha iyi anlatılabilirdi, evet, ama bunun dışında sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. Benim sıkıntım karakterlerdi ve yaptıkları seçimler, ki şunu da belirtmek lazım bir kitap asla ama asla okuyucuya moralite olarak mükemmel karakterler sunmak zorunda değil. Eğer öyle olsaydı aynı kitaplar ortaya çıkardı. Bu beklenti ile okumadım kitabı, mesela Normal İnsanlar’ı bu yüzden sevmiştim. Karakterlerin kusurları beni daha çok çekmişti ama bu kitapta çok yargılayıcı olduğum için galiba bir türlü tam yakın hissedemedim. Neyse anlaşılacağı üzere bunu saat sabah 2 sularında yazıyorum, iki saat önce bitirdim kitabı. Gittim ilk ablama anlattım ama o da yetmedi buraya yazıyorum o yüzden epey subjektif ve filtresiz-ayrıca yazımı epey dağınık-bir inceleme oldu. Ve aslında buradan da kitabın etkileyiciliği hakkında çıkarım da yapabiliriz. Okunmasını önerir miyim? Eğer kitaptaki karakterlerin sizinle aynı doğrultuda veya mantıkta davranmamasını sıkıntı etmiyor ve benim gibi kitabın içine bu denli girmiyorsanız, evet, öneririm. İnsanı insan ilişkileri ve bunların sınırları hakkında düşündürüyor-bu sadece romantik ilişkilerle de kalmıyor arkadaşlık da dahil. Ama kesinlike bir süre Sally Rooney okuyamayacağımı da söylemeliyim.
1000Kitap
Arkadaşlarla SohbetlerSally Rooney · Monokl Yayınları · 20191,608 okunma
·
111 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.