Kitap beklediğimden daha iyiydi. Başlarda yazarın yazım biçimini biraz sorguladım, daha doğrusu ana karakterin diğer kızlara karşı bakış açısını sorguladım. Biraz yargılayıcı ve düşündüğü kadar iyi bir korku filmi sever değil çünkü son ana kadar kimin katil olduğunu çıkaramadı. Ben şahsen ortalara doğru tahmin ettim ama olay örgüsü dikkati başka yere çekerek insanı bir düşündürtüyor. Emin olamadım yani. Sonda bir çifte plot twist yaşanıyor. O beni epey şaşırttı. Ben İngilizce baskısını okudum çünkü Türkçe baskısını bulamadım. Eğlenceliydi, öneririm o yüzden.
Bu kitap gerçekten umutsuz romantikler için yazılmış bir kitap, yani benim için. Romantik komedilerin, bu türün filmleri ve kitapları, gerçekten de beklentileri öyle bir yukarı çıkarıyor ki bu beklentilerin gerçekten ulaşılamaz olduğuna inanmaya başladım. Nasıl yani Wes daha küçükken Liz piyano çaldığı zaman evlerinin bahçesinde durup onu dinliyordu? Bir erkek, ya da işte bir kişi, gerçekten karşındaki kişiye bu kadar bağlı olabilir mi? Sevebilir mi? Diye sordum ben okurken. Sonlara doğru gerektiğinden fazla bir iki gözyaşı dökmüş olabilirim ama kitabın tatlışlığını ve okunması gerektiği gerçeğini değiştirmiyor. Eğer ‘hopeless romantic’ olan bir bireyseniz kesinlikle okuyun. Eğer kız arkadaşınıza/ erkek arkadaşınıza nasıl sürprizler yapabilirim diye düşünüyorsanız kesinlikle okuyun. Habersiz Liz ve etkileyici Wes’in birbirleri için yaptıkları şeyler size bir iki fikir verebilir.