Puan vermedi·168 syf.····Okunma: 22 Ocak 2025 06:18 Bülent Ecevit'in DSP'li dönemini çocukken yaşamış biri olarak iyi hatırlıyorum. Ecevit'in çok mal varlığı yoktu, hatta evinin asansörü bile yoktu, merdivenlerden zor çıkardı. Hastalığı ilerleyince asansörü sonradan evine yaptırmıştı. Ecevit cezaevindeyken onun eşi Rahşan Ecevit geçinmek için evlerindeki gümüş çay kaşıklarını satmıştı. Ecevit'in DSP'si dönemindeki ekonomik kriz bugünkü AKP diktatörlüğündeki ekonomik krizden daha iyiydi, o zaman daha iyi alım gücü vardı. Aynı zamanda Ecevit hem Kıbrıs hem de Kenya fatihi olarak bilinir; Kıbrıs Barış Harekâtı onun döneminde yapıldı ve PKK lideri Abdullah Öcalan da onun döneminde Kenya'da yakalandı.
Ecevit Robert Koleji'nden mezun biridir. Üniversite bitirmiş olmasa da kendisini iyi eğitmiş bir alaylıdır. İngilizcesi çok iyidir ve Amerika'da Henry Kissenger'dan bile ders almıştır.
Ecevit çok iyi bir Hint edebiyatı meraklısıdır. Tagore'un Gitanjali adlı kitabını 16 yaşında çevirmiştir. Onun bir edebiyat meraklısı olarak Robot adlı bu şiiri çok ilginç geldi bana:
Ellerim dallar gibi bazen açılır Allaha
ki Allahtır veren bu güçsüz ellerimi benim
senin ellerimden güçlü ellerini ki ben verdim
ben verdim onlar kapalıdır Allaha
bir parça çelikten ibaretsin Allaha göre (...)
sana verdiğim bir ömürdür
ki sen yaşamadan sürüyorsun onu
sana bu ömrü verenler benden çabuk ölür
çeliğin çürümesi kadar uzaktır bir robotun sonu
Allah Allah olduğu için yarattı beni
ben Allah olamıyorum ne kadar yaratsam
ve tapmıyor bana benim yarattığım adam
beni yaratana ben nasıl tapıyorsam
"Robot", 1940