8/10
·160 syf.··
2025 7. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2025 10:10
Bir direnişin öyküsü, hem içerde hem dışarda. Kitabın içinde de geçen bir ifade ile söylemem gerekirse, bir ailenin hem siyasi hem de geleneksel tarihini okuyoruz. Güney Amerika edebiyatı ile inişli çıkışlı bir ilişkim vardır. İtiraf etmem gerekirse bu kitaptan böyle bir performans beklemiyordum. Yumuşacık, kadife gibi bir kalemi var yazarın. Hani, yüreğini deşiyor ama acıtmadan, yavaş yavaş, bir sızı bırakıyor ama canın hiç yanmamış gibi. Daha nasıl ifade edeyim ki? Güney Amerika Edebiyatı bizde çok sevilir, hatta Avrupa dillerine çevrilmemiş bir çok eser bizim dilimize çevrilmiştir. Bunun sebebi son yüzyıl tarihimizin birbirine çok benzemesi diyebiliriz. Tıpkı bizim ülkemizde olduğu gibi Arjantin, Şili, Brezilya gibi ülkelerin de son yüzyılı darbeler, cuntalar, direniş ve devrimlerle örülüdür. Bu sebeple yolunuzu zaten biliyormuş gibi ilerlersiniz her romanda. Çünkü göç, işkence, silahlanma, düzene baş kaldırı size hiç yabancı kavramlar değildir. Bu eserde de benzer şeylere tanıklık ediyoruz. Kitabın adına bakınca salt politik olaylar okuyacağımı düşünmüştüm. Fakat politik olayların yanısıra devrim ve göçle bir ailenin dinamiklerinin nasıl dönüştüğünü de kahramanın içsel yolculuğu üzerinden okuyoruz. Sebastian Katolik bir anne ile yahudi bir babanın oğlu. Evlat edinilmiş abisinin köklerinin peşine düşüyor ve olaylar böylece gelişmeye başlıyor. Bu olaylar üzerinden dönemin politik ve sosyal gerçeklerine tanıklık ediyoruz. Sıradan olayları içeren fakat özgünlüğünü sıra dışı derinlikteki cümlelerden alan bir hikaye bu. Çok sevdim. Açtım Julian Fuks’un resmine baktım. Sert görüntünün altında yumuşacık bir kalbin varmış be yazar dedim. Güzel bir kitap, 20. Yüzyıl Güney Amerika’sına hayali bir seyahat için harika bir araç. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
DirenişJulián Fuks · Timaş Yayınları · 2023172 okunma
·
108 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.