"Kirke, Yunan mitolojisinde büyücü tanrıça. Tıpkı Kalypso gibi Odysseus'un maceralarında başlıca rolü olan kişilerdendir. Güneşin kendisini temsil eden Titan Helios ile Okeanos'un kızı olan Perseis'in kızıdır. Fakat bazı kaynaklarda Helios (Güneş) ile (Ay) Hekate'nin kızı olduğu ve büyücülüğü de ondan öğrendiği belirtilir. Kolkhis Kralı Aietes'in ve Giritli Minos'un karısı Pasiphae'nin kız kardeşidir.
Odysseus destanında, Odysseus Kirke'nin adasına vardıktan sonra durumu şöyle izah eder:
Gide gide Aiaie adasına vardık sonunda, orada Kirke otururdu, güzel bilekli, insan sesli korkunç tanrıça..."
Titanların kanından gelen Kirke ise yazarın yorumuyla insan sesine sahip, dışlanmış, sevilmeyen ve evde kalmış bir tanrıçadır. Kitapta Helios'un saraylarında yalnız geçen çocukluğunu, büyülü güçlerini nasıl öğrendiğini, açıkça olmasa da tanrılara nasıl baş kaldırdığını, itiraflarını ve Aiaie adasına nasıl sürgün edildiğini, sürgün yıllarında büyüde nasıl ustalaştığını, Odysseus, İkaros, Daidalos, Minotauros, Pasifae, Hermes gibi pek çok karakterle yolunun nasıl kesiştiğini okuyoruz. Kendine tanrılara değil insanlara daha yakın gören ve onlar gibi hisseden bir tanrıçanın hikayesine tanık oluyoruz. Benzer mitoloji kitaplarındaki gibi fazla bir aksiyon bulundurmasa da, bir kadının gözünden destanın bu kısmını görmek keyifliydi.