Reşat Nuri'nin "Cemil Nimet" takma adıyla Dersaadet gazetesinde tefrika ettiği Gizli El adlı bu romanı, Sedat Simavî'nin Güntekin'den bir roman talep etmesi üzerine kaleme alınmıştır. O sıralarda bir tiyatro piyesi ile meşgul olan Reşat Nuri roman yazmayı aklından geçirmediğini şu sözlerle ifade eder: "O tarihte vurgunculuk ve nüfuz ticareti günün meselesiydi. Köprüyü geçmeye para bulamayan birtakım kimselerin, günün birinde vagon sattığı ve birdenbire harp zengini olduğu görülüyordu. Zihnimde öyle bir mevzu vardı ki, bir türlü tiyatro şekline sokamıyordum ve soksam da oynanacağı şüpheliydi. Sedat'ın ısrarına karşı, "Bir deneyeyim bakalım!" dedim ve çalışmaya başladım. Hesabımca, bu bir hiciv romanı olacaktı. Fakat vukuat, onu büsbütün başka bir şekle soktu."
Roman, Dersaadet'te yayımlandıktan sonra sansüre uğrar. Güntekin, Sedat Simavî ile Sansür Şemsi Efendi'ye gider ve birtakım değişiklik ve kısıtlamalarla romanın yayımlanmasına izin verilir. Yazarın devlet adamlarını ve vurguncuları eleştirmeyi hedeflediği eseri, bu yönlendirmelerden sonra bir "aşk" romanına dönüşür. Tabii bütün bunlarla beraber Güntekin kendine has dil ve üslubuyla ince ince işlediği eserini fikirlerinden mahrum bırakmaz. Gizli El bana göre bir aşk hikayesinden öte bir devrin bütün meselelerinin ele alındığı ve bunların tarih/politika potasında eritildiği bir eser. Zira Güntekin kahramanlarının birbiriyle olan münasebetlerini onların mesleki duyarlılıklarıyla ortaya koyar. Romanın baş kahramanı Şeref memurluk vazifesini ifa ederken daima yükselmek ve başarılı olmak ister fakat bu uğurda emek verirken kendi geçmişini de unutmaz. Babasını kaybettikten sonra geçim derdine düşen Şeref, Gemlik'e küçük bir memurluk göreviyle gitmek zorunda kalır. Burada tecrübe ettiği şeyler ve yaşayışlarına şahit olduğu insanlar onun bakıç açısını değiştirir. Romanın "aşk" ekseninde ele alınışı da buraya gelişinden sonradır. Bir Paşa'nın kızına öğretmenlik yapmaya başlar ve zamanla bu kızdan etkilenir.
Gizli El genel itibarıyla İstanbul ve kırsal yerlerdeki yaşayış farklılıkları, kadın-erkek ilişkileri, devlet kademelerindeki insanların yetkilerini kullanış şekilleri, eğitim gibi meseleler üzerine kuruludur ve edebiyattan ekonomiye, 1. Dünya Savaşı'nın etkilerinden şiire, kılık kıyafet meselelerinden insanlık ilişkilerine kadar uzanan bir ağla örülüdür. Keyifli okumalar dilerim.