Puan vermedi·373 syf.····Okunma: 21 Ocak 2025 11:03 Afrikalı Leo, Lübnanlı yazar Amin Maalouf'un 1986 yılında yayımladığı ilk romanı ve en çok tanınan eserlerinden biri. Yayımlandığı yıl Fransız-Arap Dostluk Ödülü'nü kazanan roman, 15. ve 16. yüzyıllarda yaşamış, gerçek bir tarihsel figür olan Hasan el-Vezzan'ın hayatından esinlenmiş düşsel bir yaşam öyküsü.
Kitap, Bir berberin sünnet ettiği, bir Papanın vaftiz ettiği Hasan İbn el-Vezzan ez-Zeyyati namıdiğer Giovanni Leone de Medici'nin yani Afrikalı Leo'nun İspanya'da Granada'da doğmasıyla başlıyor ve onun Endülüs'ten Kuzey Afrika'ya, Mısır'a, Roma'ya ve hatta Osmanlı topraklarına uzanan sürükleyici yaşam öyküsünü ele alıyor. Yıllar içinde gerçekleştirdiği Seyahatlerle kimlik ve aidiyet arayışındaki Leo, iki kültürü birleştiren bir figür, tarih ve dinler arasında bir köprü haline geliyor. Yani aslında roman sadece bireysel bir hikâye anlatmıyor aynı zamanda Doğu ve Batı'nın, İslam ve Hristiyanlığın tarih boyunca nasıl kesiştiğini ve birbirinden nasıl etkilendiğini gösteriyor. Hasan veya Leo nasıl hitap ettiğiniz hiç önemli değil. Önemli olan tarihsel bir figürün hayatının barış içinde bir arada yaşamın mümkün olabileceğine dair verdiği mesaj.
Granada sokaklarında yürümek, Avrupa’da Rönesans, Reform ve Keşifler Çağı gibi önemli değişimlere, Martin Luther’in öncülük ettiği Protestanlığın yükselişine, Yavuz Sultan Selim’in Memlük Sultanlığını fethederek Osmanlı hâkimiyetinin Mısır ve Hicaz'daki etkilerini görmek ve Roma'nın yağmalanmasında Aziz Petrus Bazilikasından Sant'Angelo Kalesine uzanan gizli geçitte ölüm korkusuyla koşan Papa VII. Clemens’e eşlik etmek isteyen tarih ve edebiyat tutkunlarına tavsiye edilir.
“Bir toplum en güçsüz bireyini yalnız bıraktığı anda dağılmaya başlar.”
"Yazgı, bir bukalemunun derisinden bile daha değişkendir."
"Uzaklara gitmek, denizler, sınırlar, ülkeler, inançlar aşmak fırsatı çıktığı zaman hiç duraksama."
"Seni olduğun gibi kabul etmeliler, ya da seni yitirmeyi göze almalılar."
"Herkes aynı görüşü paylaşırken ben yüzümü başka yana çeviriyorum; gerçeğin başka bir yerde olduğu kesindir çünkü."
"Özgürlük, köleliğin aldatıcı bir biçimidir, kölelikse özgürlüğün kurnazca bir biçimi."
“Seninle birlikte olduğum günleri saymıyorum ki. Benim için bitmez gibi görünen günler, seni görmediğim günlerdir.”
"Öyle görünüyor ki bütün savaşlarda düzen düzensizliğin suç ortağı oluyor."
Kitapla Kalın!