Savaştan dönen bir asker olan Beckmann’ın, savaşın ve toplumun ona verdiği zararlarla başa çıkma çabalarını konu alıyor. Beckmann, toplumda kendine yer bulamaz; savaşın bıraktığı fiziksel ve duygusal yaralarla boğuşurken hem dışlanmış hem de yalnız bir figür haline gelir. Savaşın birey üzerindeki yıkıcı etkileri ve insanlığın savaşa karşı duyarsızlığı çarpıcı bir şekilde eleştirilir.