Puan vermedi·296 syf.··
2025 2. kitabı
·
81 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2025 15:49
Spoiler var. Birinci kitaptan daha çok beğendim resmen harikaydı çok acıklı bir o kadar da kozmik hissettirdi. Paul en baştan beri istemese de sebep olduğu cihadın sonuçlarıyla karşı karşıya ve buna sebep olan etkenler de onu zincirlemiş durumda. “Paul, Her yerde barış var, diye düşündü. Her yerde huzur var; bir tek... Muad'Dib'in yüreğinde yok.” Paul her ne kadar tanrısal bir figür olsa da birinci kitapta olduğu gibi kuralları ben koyarım gibi bir tavır takınamıyor, adetler onun üstüne geliyor. Kendisi de hatta cihadı kontrol edemiyor, sonlandıramıyor. Hatta kitaptaki en kilit sahne, Chani'nin sen imparatorsun vazgeçtiğini söyle yeter dediği kısım. Paul burada şunu diyor. “Ben sadece bir sembolüm. Tanrılık verildiğinde, sözde tanrının kontrolünde olmayan tek şey budur...Doğuştan mı bilmiyorum ama seçildim” Ardından Chani öyleyse seçilmişliğini iptal et diyor ve Paul da zamanı gelince diyor. Ayın düşüşüyle de bağlantılı bu. Paul'un bu kontrol edemediği durum en sona kadar gidiyor. Kendisine verilen rolü istemeyişi ve bu rolün dayattıklarını da elinden geldiğince yok etmeye çalışması. Chani öldüğünde ay da düşüyor ve bu ölümle Paul'un gözlem yetileri de sona eriyor çünkü sislerle bulunan tüm kaderin birleştiği o ana geliyoruz. Paul komployu savuşturuyor fakat ne pahasına. Alia diyor, “Sevgi mi? Duncan, onun tek yapması gereken izlediği yoldan sapmaktı! Evet, bunu yaptığında bütün evren paramparça olacaktı, ama bunun ne önemi var? Paul emniyette... ve Chani'yle birlikte olacaktı!” “Öyleyse... neden sapmadi?” Alia, “Tanrı aşkı yüzünden” diye fısıldadı. Sonra daha yüksek sesle devam etti: “Paul tüm hayatını cihadından ve onun yüzünden tanrılaştırılmaktan kurtulmaya çalışmakla geçirdi. En azından artık kurtuldu. O bunu seçti!” Hayatı boyunca gitmek istediği altın yol için, cihadı sona erdirmek ve tanrılıktan kurtulmak için bu seçilmişlikten sonunda vazgeçebildi ve (kendi kendine koyduğu) bu koca sorumluluğu erdemli şekilde yerine getirdi. Hayatı boyunca bunun zincirlerinin altında bunun baskısı altında yaşayıp son ana kadar buna dayandı ve yapması gerekeni yaptı. Anladı sorunu düzeltemeyeceğini ama gereken fedakarlıkları yaptı ve en sonunda da özgürlüğüne kavuştu. “Hiç kimsenin dayanamayacağı şeyler vardır. Yaratabileceğim tüm muhtemel geleceklerle uğraştım, ama sonunda onlar beni yarattı.” “Lordum, siz...” “Bu evrende bazı sorunların çözümü yok,” dedi Paul. “Hiçbir şey yapılamaz. Hiçbir şey.” Paul konusurken, kehanet hayaliyle arasindaki bagin koptuğunu hissetti. Zihni sınırsız olasılıklardan ürktü. Yitik hayali rüzgâr gibi, istediği tarafa esmeye başladı.” “Geleceğin artık onun fiziksel varlığına ihtiyaç duymadığını söyledi bana,” demişti Tandis. Yanımdan ayrıldıktan sonra bana seslendi. “Artık özgürüm”, dedi.” Tanrılık verilen fakat sadece bu rolün zorluğuyla debelenen bir sembol, kukla. Diğerlerinin kendisine şekillendirdiği bu rolün kurallarını, yaptırdıklarından en sonunda da yine onun dayattığı gibi çöle yürüdü. Fakat bu sefer özgür oldu. “Geride iz bırakmadan ölmenin hoş bir şey olabileceğini fark etmeye başladı... ceset, kalıntı bırakmayınca tüm gezegen insanın mezarı olurdu.”
Dune MesihiFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20218,7bin okunma
·
39 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.