Dune Mesihi (Dune 2. Kitap)

·
Okunma
·
Beğeni
·
4190
Gösterim
Adı:
Dune Mesihi
Alt başlık:
Dune 2. Kitap
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053755319
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Dune Messiah
Çeviri:
Dost Körpe
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Dune Mesihi
Dune Mesihi
Dune Mesihi
Dune Messiah
Bir edebiyat klasiği olan, dünyanın en çok satan bilimkurgu serisi muhteşem Dune efsanesi, ikinci kitabı Dune Mesihi'yle macerasına devam ediyor. Paul Muad'dib, gezegenlerin hakimi, kutsal savaşın görkemli galibi, prensken devrimci olan bir lider, fanatik bir dini kardeşliğin mesihi…

Fremenlerin başına geçip Dune adıyla bilinen Arrakis gezegenini kontrol etmeye başlamakla kalmayıp evrenin hükümdarı olan Paul, çağlar süren bir düzene son vermiş, bir halkın kurtuluşu olmuş ve bir gezegenin en büyük ütopyasını gerçekleştirmeye ant içmiştir. Ancak zaferinden on iki yıl sonra, tüm bu güçlere sahip olmasının sebebi olan etkenler onun için bir tehlikeye dönüşür. Paul ise öngörülerine rağmen, felaket getireceğini düşündüğü geleceği değiştirmeye kararlıdır.

"İnanılmaz… Dune'a ait her şeye sahip, belki daha da fazlasına."
-Galaxy Magazine-
304 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Dune serisine ikinci kitap ile tam gaz devam! İthaki'nin bence en güzel yanlarından biri kapak tasarımı. Her seferinde kitabı elime alırken mutlu ediyor görüntüsü beni. Kelime hatalarına rastlasam da bu seriyi İthaki'den okuyup kütüphaneme yerleştirmekten keyif alıyorum.

Dune Mesihi yine ilk kitap gibi birçok ders verici cümleye sahipti. Dikkat ettiğim birkaç sözü yazarak başlamak istiyorum;
* "Bir insanın sesi, kendisine ait olmalıdır. Kendi tınısının içine gizlenmiş, başka bir adama ait mesajlar taşımamalıdır."
* "Güçlü duyguların ilk kurbanı akıldır."
* "Korku akıl katilidir. Korku toptan yok oluşu getiren küçük ölümdür."
* "Güç, çok fazlasını elinde tutanı izole etme eğilimi gösterir."
* "Akıllı insan kendini biçimlendirir… Aptallar yalnızca ölmek için yaşar."

Bu cümlelerden daha fazlası vardı yine Dune Mesihi'nde. Gelelim ikinci kitabın konusuna. İlk kitapta tüm gezegeni kontrol almıştı Muad'Dib ve İmparator olmuştu. Bu gelişmelerden on iki yıl sonrasını anlatıyor Dune Mesihi. On iki yılda, Paul'un imparatorluğunu kabul etmeyen 61 milyon insan öldürülmüştür. Gezegendeki her yere olmasa da bazı yerlere su gelmiş ve yeşillikle kaplamayı başarmıştır Fremenler. Tabi yine Paul'un büyük desteği ile. Ancak bu gelişmeler bile Paul'un kendini sorgulamasına engel olamamıştır. Ve insani yönü, duyguları daha fazla ortaya çıkmaya başlamıştır.

İlk romanda az rastladığımız Sima Dansçıları'na, Tleilax'lara Dune Mesihi okurken çok fazla rastlıyoruz. Onların yeteneklerini, düşüncelerini daha çok okuyoruz ve öğreniyoruz. Paul'u çok sevsem de favorim olan Duncan Idaho ile bir kez daha karşılaşmak beni mutlu etti. Ancak bu karşılaşmanın da bir nedeni vardı tabi ki... Bir yanda Bene Gesserit rahibesi ve Sima Dansçıları, diğer yanda tahta çıkmasını sağlayan karısı Irulan vardır Paul'un karşısında. Chani'ye olan sevgisi belki de tek iyi yanıdır hayatının.

Roman boyunca Muad'Dib hem kendisini hem de gezegende yaptıklarını sorguluyor. Fremenler tarafından kabul görüp görmediğini, mesih olmanın nelere mal olduğunu düşünüyor sürekli. İlk romandan farklıydı demiştim, işte fark da burada başlıyor. Paul kendisini sorguladıkça insani yönleri, aşkı, dini inançları da ortaya çıkıyor. Bu da okuyucuyu oldukça etkiliyor bence. (Etkilemeli!) Çünkü, o kendinden emin kahramanın, özünde ne kadar farklı olduğunu görüyor okuyucu.

Serinin diğer kitaplarında böylesine güçlü duygularla karşılacak mıyım bilmiyorum. Gerçek Paul ile Dune Mesihi'nde tanıştığımı düşünüyorum. Bir an önce üçüncü kitabı elime almak istiyorum :) Seriyi okumayanlar, çok şey kaybediyorsunuz bilesiniz :)
304 syf.
·13 günde·Beğendi·9/10
Paul Muad'Dib efsanesi serinin ikinci kitabıyla devam ediyor. İlk kitap Dune gezegenini ana hatlarıyla tanıtıp bunun etrafında şekillenirken, bu kitap derin sorgulamalar içeriyor. Paul, İmparator olduktan sonra kendisini insanlıkla tanrılaştırılma arasında kalmış bir yaşamda buluyor, kitap boyunca onu bu iki kavram arasında sıkışmış bir şekilde okuyoruz. Kendisi istemese de insanlar ona Tanrı gibi fanatik bir şekilde tapıyor, ilahlaştırıyorlar, bu yüzden de ondan ve kardeşi Alia'dan korkuyorlar.

Muad'Dib, Rahibeler Birliği'nin binlerce nesildir uyguladığı döllenme programı yoluyla ulaşmaya çalıştığı Kuisatz Haderah ve Caladan gezegeninde doğmuştu. Kardeşi Alia ise Leydi Jessica'nın hamileyken yaşadığı baharat dönüştürme deneyimi sırasında annesinin anılarını özümsüyor, tüm bunları bilerek doğuyor. Abisinin İmparatorluğunda tanrıça oluyor, iki bin metre boyunda tapınağına gelen inanan insanlar var.

Muad'Dib, aynı anda birçok yerde olabilen kişi, bu peygamber İmparator oluyor ve yendiği Padişah İmparator'un kızı Irulan ile mantık evliliği yapıyor. Bu zorunlu bir evlilik, bu evlilikten sonra da Paul Fremenlerden Chani'yle yaşamaya devam ediyor.

Dinsel bir güçle başa gelen Muad'Dib, o istememesine rağmen bu durum ona dayatılıyor. İlk kitaptan sonra 12 yıl kadar bir cihat dönemi gerçekleşiyor. Cihat için yaklaşık altmış bir milyar insan öldürülüyor, doksan gezegen yakılıp yıkılıyor, beş yüz gezegenin halkını sindiriyor. Kırk kadim dine inananların hepsini öldürüyor. Dune kitabının sonunda da yaşadığı bir iç hesaplaşma, cihadın hiç olmamasını istiyor fakat bazı olaylar insanın kararı dışında oluşup şekillenir, elinde olmasa da yaşanıyor, tıpkı ilahlaştırılmayı da istemediği gibi.

İnsanların İmparator'un yönetimine ihtiyaç duymasının sebebinin uzayın sonsuzluğu olduğunu söylüyorlar, birleştirici bir sembol olmazsa kendilerini yalnız hissediyorlar. Kendini yalnız hissedenler için İmparator somut bir şey. Belki din de insanların bu ihtiyacından dolayı aynı işlevi görüyordur. İnsanların inanma ihtiyacı bazı kişileri tahmin edemeyeceği mertebelere getirir.

İlk kitapta ölen Arrakis askerlerinden Duncan Idaho da bir mentat gulam olarak bu kitapta karşımıza çıkıyor. Paul, Muad'Dib'in sembolü olan ayın, kehanetlerinde düştüğünü görüyor. Chani'nin doğum sırasında ölümüyle birlikte ikiz bebekleri olduğunu öğreniyor, biri kız biri erkek. Gözlerini kaybeden Paul bebeklerin gözünden etrafı görebiliyor.

Dune Mesihi, Muad'Dib, Usul yani Sütun Kaidesi en son çöle çıkıp kayboluyor, insanlar çölün onu tanrılaştırdığını düşünüyorlar. Bu gezegene her yerine olmasa da suyu getiriyor. Paul'ün bu kitapta iç hesaplaşmalarını, insan kalma çabasını, duygularını yoğun şekilde okuyoruz. Paul tüm hayatını cihadından ve onun yüzünden tanrılaştırılmaktan kurtulmaya çalışmakla geçiriyor, çölde kaybolması aslında insanlığına tekrar kavuşma, tanrılaşmaktan sıyrılma arzusu taşıyor.

Sorgulamalarla benlik arayışıyla geçen kitap farkındalık çerçevesinde ilerliyor. Yazarın ilk kitabının etkisi daha fazla olsa da bu kitapta da gölgesinde kalmadan konuları başarılı bir şekilde, duygu yoğunluklu olarak işlemiş.
304 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
"Bu evrende bazı sorunların çözümü yok," dedi Paul. "Hiçbir şey yapılamaz. Hiçbir şey."
*
Dune bir maden gibi, kazdıkça sizi hayrete ve dehşete düşürüyor, keşif hiç bitmiyor, sürükleniyorsunuz, duramıyorsunuz.

Kitap biterken Neil Young - Ambulance Blues çalıyordu, gözlerimi kapattım ve ben ne okudum dedim, bu hüzün niyeydi, ne okudum ben?...
https://www.youtube.com/watch?v=9GqihwUj-8g

Yaşadığımız hayatın anlamını bildiğimizi pek sanmıyorum. İnsanlığın yüzyıllarca bu konuda hüküm sürdüğünü gösteren bir emarede görmedim. Hırs ve daha fazlasını istemekten başkasını görmedik. Aklıma bu esnada Jack London ’un Ateş Yakmak kitabı geldi, Chaboute’un çizimleriyle hayat verdiği o dünyayı hayal ettim. Daha fazlasını istemek niye? Savaşların ve akacak kanın hep bir sebebi vardı, bu sebepte insandı, insan var olduğu sürece bu durum değişmeyecek, işte o yüzden kabul etmeli ve bu dünyada kötüye değil bir şekilde iyiye ve yaşama odaklanmalıyız. Nasıl yapacağımızı bilmiyorum, etrafınıza bakın, her bireyin bulacağı kendince bir neden, bir sebep, bir his olacak ve uyanacaktır. Neye mi, kendi kurtuluşumuza, içsel huzura, dünyadan daha fazlasını istememe özgürlüğüne, daha azıyla yetinme erdemine...

“Dune” okuduktan sonra, Dune Mesihi’ne başladım, aralıksız devam eden, bir an olsun durmayan bir kitapla karşı karşıya olduğum için okuma hızımı düşürerek devam ettim, ancak bu kadar sürdü, ikinci kitapta bitti. Devamında ne olacağını bilmiyor ve kestiremiyorum, kesinlikle bambaşka bir kitap. Sizi soktuğu havadan çıkmanız biraz zor, yaşıyor aynı zamanda hissediyorsunuz, hayal ederken; adımlarınızı kitapla birlikte karakterlerin dünyasında atıyorsunuz, bunu yaparken de aldığınız haz okumanın ötesine geçiyor, bu farklılaşma arka planda çalan müzikle beraber sanal gerçeğe dönüşüyor, bunu sadece kitapla yapıyorsunuz herhangi bir başlık takmanıza gerek yok, bu başlık sizin hayal gücünüz, bu gücü keşfedin ve kitap size hakim olsun, çölün tozlarını hissedin, suyu bulun, su ve yaşam sizinle olsun, bilgelikle aptallığın sınırlarında dolaşın, asıl özgürlüğün hükmetmek mi, yoksa huzur mu olduğunu deneyimleyin.

"İnsan uygarlığı ne kadar egzotik hale gelirse gelsin, hayat ve toplum ne kadar gelişirse gelişsin ya da makine/insan arabirimi ne kadar karmaşıklaşırsa karmaşıklaşsın, insanlığın gidişatının, insanoğlunun kaderinin bireylerin göreceli olarak basit eylemleri tarafından belirlendiği tek güç dönemleri mutlaka olur." #71047583

İlk kitaptaki diyalogların bu kitapta daha da geliştiğini görüyoruz. Özellikle din ve siyaset konusundaki diyaloglar ders niteliğinde işlenmiş, en kadim filozoflar karşılıklı atışma halindeymiş hissi yaratılmış. Ölmek üzere olan Platon’un etrafındakiler ile yaptığı konuşmalar aklıma geldi durmadan, ölüme giden bir insan için, ölümün aynı zamanda ölümsüzlük olduğunu hissettirmişti. Bu hikayede de bunu hissettim.

Kitaptan bahsedecek olursak bu kısımdan sonrası SPOILER olur, çünkü bir devam kitabı için konudan bahsedeceksek olayları biraz anlatmam gerekecek, kitabı okumayanlar burada dursun, üstteki yorumlar seriyi okumak veya ikinci kitabı okumanız için yeterli olsun, bundan sonrası da SPOILER haberiniz olsun.

12 yıl sonra…

İlk kitabın sonundan bu kitabına sonuna geldiğimizde Paul’un küçük bir çocuktan Mesihliğe, aynı zamanda İmparator olduğu döneme geçiş yapıyoruz ve evrene hükmettiği bir dünya görüyoruz, bu dünyada kendi kaderini mi yaşıyordu, ona bahşedilen kaderi mi yaşıyordu, seçme şansı var mıydı, yoksa zaten seçtiği kader bu muydu?

İlk kitapta konu edilen "cihad" sonunda gerçekleşiyor ve binlerce mürit Paul’un peşinden sürükleniyor. Düşmanlar saf dışı bırakılıyor, tamamen kendi himayesinde bir imparatorluk var oluyor. Babası Leto ölmüş, onun ölümüne sebep olan Harkonnen ailesinden intikam alınmış, çöl gezegeni için planlar devreye sokulmuş, "çocuk" planları yapılmaya başlanmış…

Paul’un ve Alia’nın gördüğü gelecek kehanetleri Paul’u huzursuz ederken daha da sorgulayıcı bir hal almaya başlıyor. İlk kitapta ölen Idaho bir şekilde geri dönüyor ve bu geri dönüş ona kurulan kumpasın, oynanan oyunların sadece biri, düşmanlar emellerine ulaşabilecek mi derken kitap bizi alıp götürüyor, nereden nereye geliyoruz haberimiz bile olmuyor, bir bakmışız kitap bitiyor…

Kahinler, gulamlar, fremenler, insanlar, bilim ve teknoloji, Tanrı ya da İnsandan yaratılmaya çalışılan, tapılan insan-Tanrı…

Her devrim tükenir, elbet bir gün tıkanır, her savaş sonunda biter, ta ki bir yenisi başlayana kadar. Paul’un İmparatorluğu da tıkanmaya başlamıştı, bunun hem kendisi farkındaydı hem de içten pazarlıklı, ondan nefret eden düşmanları farkındaydı. Geleceği gören bir insanın, kendi kaderini kendisinin tayin etmesini beklesek de Paul buna karşı çıkmaktaydı bunun nedenini okuyunca siz anlayacaksınız.

"İmparatorluklar doğarken amaçsızlıktan mustarip değildir. Ama kökleştiklerinde hedefleri kaybolur ve yerini anlamsızlaşmış ritüeller alır." #70507386

Paul’un kardeşinin karakter olarak yükselişine sahne oluyoruz, hem konuşma hem de hareketleri ile gelişen bir karakter, onun olduğu bölümleri okumak kesinlikle çok keyifli. Idaho ise başlı başına harikalar diyarı, dizayn ediliş şekli, büründürülen karakteri filmde çok merak ediyorum, izlemeye doyamayacağımız bir karakter olacağını düşünüyorum. Onun yanına eklenen Bijaz ise gerçekten boğmak isteyeceğiniz bir karakter olarak karşımıza çıkıyor, bu kadar akıllı olmak zorunda mı?

*Bir imparatorluk kuruldu, yaşayacak mı, yaşamayacak mı?
*Paul Muad’dib evrene hükmetmeye devam edecek mi, etmeyecek mi?
*Chani’den çocuğu olacak mı, olmayacak mı?
*Eski imparatorun kızı Irulan, yani Paul'un sözde eşi ne olacak?
*Alia bu evrende nasıl bir role sahip?
*Stilgar sadece Fremen mi, daha fazlası var mı?
*Idaho ihanet edecek mi?

Birçok soruya cevap bulacak, birçok soru da cevapsız kalacak, bir sonraki kitapta nelerle karşılaşacağımı çok merak ediyorum.

İncelemeyi yazmadan önce, Dune Çocuklarının ilk bölümüne göz attım, gerçekten durmuyor bu kitap, yine olağanüstü başladı ve merak içindeyim, siz bu satırları okurken ben üçüncü kitabı okuyor olacağım.

Okuyun, okutturun… Seriye devam… 10/10

“İnsan güçlendikçe yalnızlaşır. Sonunda gerçeklikle bağını yitirir... bu da onun sonu olur.” #70643708
304 syf.
·Beğendi·9/10
Dune serisinin ilk kitabı olan Dune’da ,Arrakis Gezegeni,Fremenler,Bene Gesseritler ve bir mesih olarak kabül edilen Paul Muaddible tanışmıştım.Serinin ikinci ayağı olan Dune Mesihi’nde ise ilk kitapta çok fazla bahsi geçmeyen Sima dansçıları Ve Tleiaxların ortaya çıkması benim için ayrı hikayelere yolculuk demekti.Yeni güçler,entrikalar,sürpriz konuklar kitabı zevkle okumama yetti.
Gelelim kitaba.Kurgunun başladığı noktadan 12 yıl sonraki Arrakis gezegeni kurgulanmış bu sefer.İmparator mesih Paul,daha da olgunlaşarak gezegeni
yönetmeye aynı zamanda da olası tehlikelere karşı ayakta kalmaya çalışan bir durumla karşı karşıya artık.Suikastler,güç savaşlarıyla uğraşırken iyi bi aşık olma çabasında.Hem dini hem de siyasi lider olarak Paul’ün kendini sorgulamaya başlaması da sık sık kurgunun içinde yer alıyor.
Genel olarak ilk kitaba göre durağan olsa da aynı zeka ve aynı tat var Dune Mesih’inde.Politik ve dini olaylar örgüsü ise çok ustaca yazılmış.Çoğu zaman ise bir ara kitap hissiyatını yaşadım.Daha büyük olaylara bir hazırlık kitabı sanki.Yine de sağlam bir kurgulamayla karşı karşıya olduğumu bildiğim için bu düşüncelerimi geri plana atarak okuduğumda ise çok zevkli bir okumaydı benim için.Dune en beğendiğim serilerden biri olmaya aday.
Son olarak,Kabalcı Yayınevinden okudum.Yazım hataları, İthaki Yayınlarına göre,yoktu.Rahatsız olduğum tek nokta;Paul Muaddib olarak tanıdığım karakterin Paul Müeddib olarak redakte edilmesiydi.
Dune Çocukları kitabıyla yola devam,Bakalım orada neler bekliyor beni:))
304 syf.
·3 günde·8/10
Dune serisi büyük bir hızla devam ediyor... Ara vermeden seriye devam etmem kesinlikle iyi oldu; karakterlere, konuya ve aynı zamanda terimlere hakimken bu kitap çok daha hızlı ilerledi. Zaten ilkine oranla daha heyecanlı bir işleyişe sahipti. Ama şu da bir gerçek ki Herbert bambaşka bir dünya kurmuş, okurken bu dünyayı hayal edip kafamda canlandırma konusunda pek çok zaman zorlandığımı söylesem yalan olmaz! İyi okumalar... Dune Mesihi Frank Herbert
304 syf.
·2 günde·9/10
Yazarın derin bir insan olduğunu okudukça anlıyorum, yaşam, din ve politikanın hükmetmek üstüne iç içe geçmiş düşüncülerini okudukça büyük zevk aldım ve bunların üstüne konunun fantastik ve bilim kurgu ile harmanlanması enfes bir şekilde devam ediyor.
291 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Dune serisi inceleme bölüm 2
Evet dünden beri evet inceleyeceğim diye diye gün geçmiş ve ben de nerede kaldı yahu demeye başladım.


Öncelikle, “İYİ BİLİM-KURGU İYİ EDEBİYATTIR” akımına fazlasıyla inandığım bir kitap oldu kendisi. Psikolojik tahliller ve insanın çıkmazları o kadar güzel anlatılmıştı ki, BRAVO!! YUHH!! Bu kadar da iyi olmasın kardeşimdi filan. Herbert abimiz ikinci kitapta bilim-kurgu işini sanki bi miktar geriye almış gibi geldi çünkü, Paul’ün yaşadığı psikolojik sorunlarını, işte ne bileyim Alia’nın değişik ergenliğini ve diğer karakterlerimizin hırsı ve intikam duygularını okuduk. Off ne diyeyim bayıldım yine... Bilim-kurgu sevmeyenlerin bile bu seriyi seveceği kanaatindeyim.


Neden 10 değil 9 puan meselesi ise şöyle, sanki bi miktar daha olay bekledim ya da olayların anlatımı biraz sönük kalmıştı kitap için, o yüzden. Yoksa cidden güzeldi. Farklı hissettirdi bu kitap beni. Sonu harikaydı, muazzamdı ve -spoiler- üzücüydü...


Ne diyeyim ben bayılarak okumaya devam edeceğim. Ben sevdim eller hemen ilk kitabından sonra ikinciyi de alsın.
304 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
İlk kitaptaki olayların üzerinden 12 yıl geçmiş. Paul, prenses İrulan ile evliliği sonucu imparator, kızkardeşi Alia da başrahibe olmuştur. Artık gezegen idari ve ruhani yolla iki kardeşin hükmündedir.

Paul Çöl İlkbaharım-Sihaya diye hitap ettiği ilk aşkı ve ilk çocuğunun annesi Chani ' ye verdiği sözü tutmuş, prensesle evliliği formaliteden başka bir şeye dönüşmemiştir. Onun herşeyiyle gerçek eşi Chani' dir. Haliyle prenses İrulan bu durum nedeniyle kin besliyor ama aldığı bene gesserit eğitimi sayesinde kendisini zor da olsa kontrol ediyordur. Oysa tek istediği bir varistir.

İmparator Paul ' ü tanrı- insan olarak tapar derecede sevenlerin, mutlak ve tek gücü nedeniyle onu yok etmek isteyenler de vardır.

Paul 'ün icraatlarından rahatsız olanların başında Bene Gesserit rahibeleri, Lonca ve Prenses İrulan ve başka güç odağı olmayı arzu eden, Tleilax' lar gibi gruplar vardır. Bu gruplar birleşerek Paul' ü ortadan kaldırarak, evrenin güç odaklarını kendi lehlerine çevirmeyi deneyeceklerdir.

Paul gördüğü geleceğin gerçekleşmemesi için elinden geleni yapmaktadır. Çeşitli şeyleri farklı yaparak kader şaşırtılabilir mi ? Kaderini yaşarken, hayatla sevdiği arasında seçim yapmadan, en azından bir çıkış şansı bulabilecek midir?

Bu kitapta istedikleri her insanın görümünü alabilen Sima Dansçıları ile tanışıyoruz. Ayrıca artık bir Gule olan Duncan Idaho da tekrar hikayeye katılıyor.

Bu kitabın sonunda gerçekten şaşırdım bir nokta var. Hiç beklemediğim bir final. Ancak okursanız ne demek istediğimi anlarsınız :)
304 syf.
·27 günde·Beğendi·10/10
Dune serisinin ikinci kitabı Dune Mesihi. İlk kitapta yazar felsefik bir yönü olduğunu belli etmişti. Bu kitapta da bunu göstermiş. Güç savaşlarından sonra gücü elde eden Paul'un iç hesaplaşması anlatılmış. Bu hesaplaşmada din, devlet ve toplum üzerinden yapılan sağlam bir eleştiriyi de okuyoruz. Olaylardan çok karakter gelişimi üzerinden gidiyor. Tam da bu sebeple kitabı çok beğendim.

Din, devlet, toplum eleştirisinin yanında beni çok farklı düşüncelere de sürükledi.

Sadece inandığımız için yaptığımız şeyler bir süre sonra sembolleşmeye başlarsa neler olur?

Gelecekteki tüm olasılıkları görmek, geleceği değiştirmemizi sağlar mı?

Herkes birden geleceği görmeye başlar ve ona göre yaşarsa kaçılmaz sona mı varırız?

...

!!! Spoiler !!!

Paul, cihadindan 12 yıl sonra sadece imparator değil artık bir mesih olmuştur. Nereyse tanrılaşmış, tüm evrenin kontrolünü ele geçirmiştir. Bu durumda bir çok kumpasın da hedefi haline gelmiştir. Tehlikelerden korunmak, imparatorluğunun devamını sağlamak için uğraşmaktadır.
Kehanet artık bir çok insan tarafından kullanılmakta, bu da geleceği karmaşıklaştırmaktadır. Paul kehanet hayallerinde, cihadının sebep olduğu kaçınılmaz sonu -evrenin yok oluşunu- görmekte ve bir çıkış aramaktadır. Bu süreçte cihadından, insanların onu tanrılarımasından tiksinmeye başlamıştır.

Tüm bunları yönetilen (manipüle edilen de diyebiliriz) kişilerin bakış açısından değil de bizzat yöneten kişi tarafından okumak mütiş bir deneyimdi.
304 syf.
·22 günde·Beğendi·9/10
İlkini aratmayan, keyifli ve doyurucu bir kitaptı. Paul'un yaşamına ve biraz da bıkkınlığına dem vuran, evreni detaylandıran, fakat gizeminden hiçbir şey eksiltmeyen bir anlatımla Arrakis gezegenindeki gezintimize devam etmemizi sağladı. İlki ile arasında bir kıyaslama yapmak çok zor, çünkü bu bir devam kitabı, fakat Dune için gelebilecek en iyi devam hikayelerinden birisi Dune Mesihi. 9/10
304 syf.
·Beğendi·10/10
Yazarın bu romanı bir öncekine göre daha durgun geçiyor. Bu kitap gene olarak Muad Dib’in kendi gücünü sorgulaması ve bazı şeylerin farkına varmasıyla alakalı. Kitap genel olarak bir geçiş kitabı gibi bir sonraki kitapta olacak büyük olaylara temel hazırlanıyor sanki. Roman tamamen boş geçmesin diye eklenen 1-2 karakter ve onlar üzerinden fazla heyecanı olmayan olayların sebebi sadece bir sonraki romana temel hazırlanmak amacıyla açıklanabilir. Dune serisi sosyolojik çözümlemeleri ve karakter gelişimleriyle muazzam bir roman.
304 syf.
·173 günde·Beğendi·8/10
Bir efsanenin başlangıcı olan Dune kitabından sonra Dune Mesihi biraz daha durgun ve yavaş ilerliyor. Ama bu, kitabın sıkıcı olduğu anlamına gelmesin. Muaddib sonunda imparatorluğun başına geçmiştir, evrenin dört bir canına düzenlenen seferler ile cihat kendisini aşarak devam etmektedir. Ancak düşmanlar her yerdedir. Paul bu düşmanlarla mücadele ederken bir yandan da kendi içinde, yarattığı bu din imparatorluğunun getirdiği sonuçlarla hesaplaşmaktadır...
Kültürlüymüş! Kültürü, insanlara daha çok hükmetmekte kullanıyorlar. Güzellikmiş! İnsanları köle edici güzelliklere sevk ediyorlar. Okumuş cahiller ordusu yaratıyorlar...
Zincirler ! Yaptıkları her şey insanları zincire vurmaya, köleleştirmeye yönelik. Ama köleler mutlaka isyan eder.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dune Mesihi
Alt başlık:
Dune 2. Kitap
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053755319
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Dune Messiah
Çeviri:
Dost Körpe
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Dune Mesihi
Dune Mesihi
Dune Mesihi
Dune Messiah
Bir edebiyat klasiği olan, dünyanın en çok satan bilimkurgu serisi muhteşem Dune efsanesi, ikinci kitabı Dune Mesihi'yle macerasına devam ediyor. Paul Muad'dib, gezegenlerin hakimi, kutsal savaşın görkemli galibi, prensken devrimci olan bir lider, fanatik bir dini kardeşliğin mesihi…

Fremenlerin başına geçip Dune adıyla bilinen Arrakis gezegenini kontrol etmeye başlamakla kalmayıp evrenin hükümdarı olan Paul, çağlar süren bir düzene son vermiş, bir halkın kurtuluşu olmuş ve bir gezegenin en büyük ütopyasını gerçekleştirmeye ant içmiştir. Ancak zaferinden on iki yıl sonra, tüm bu güçlere sahip olmasının sebebi olan etkenler onun için bir tehlikeye dönüşür. Paul ise öngörülerine rağmen, felaket getireceğini düşündüğü geleceği değiştirmeye kararlıdır.

"İnanılmaz… Dune'a ait her şeye sahip, belki daha da fazlasına."
-Galaxy Magazine-

Kitabı okuyanlar 463 okur

  • Zeynep EKİCİ
  • KeçilerinTanrısı
  • Emre Karaoğlu
  • hakan melen
  • GY
  • Mertcan Deniz
  • Galt
  • Ayşenur Özyörük
  • Serkan
  • Burcu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.7
14-17 Yaş
%3.8
18-24 Yaş
%5.8
25-34 Yaş
%36.5
35-44 Yaş
%34.6
45-54 Yaş
%9.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%34.1
Erkek
%65.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32.5 (64)
9
%25.4 (50)
8
%15.2 (30)
7
%9.1 (18)
6
%2.5 (5)
5
%2 (4)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0