·736 syf.····Okunma: 25 Ocak 2025 19:33 Öncelikle bir ilk yapacağım ve ilk defa bir karakter için kitaba verdiğim puanı yüksek tutacağım. Normalde 6 puandan daha az vermek istedim, çünkü önceki incelemelerimde de bahsettiğim gibi pek beğenmedim. Sebebi neydi bilmiyordum ama sırf sonunu okumak için okudum kitabı. Neyse ki artık bitti, her şeye açığa çıktı, olanlar da oldu, bitenler bitti.
Belki de sorun bendedir çünkü seriyi beğenen çok okur var. Beğenmeyen ise bir hayli az. Belki de okuduğum dönemdendir belki de benim alanım fantastik - klasik ve ara ara gizem gerilim olduğu için ısınamamışımdır bilemiyorum.
Ama kitaptaki olaylar çok uzatılmıştı, okurken öyle hissettim. Hatta bir ara kitabın içine girip her bir karaktere bağırmak ve "birisi artık şu lanet olası geçmişi açıklayabilir mi?" Diye sormak istedim çünkü her karaktere sorsan saçmalıyor, ağzında geveliyor, ya da saçma olaylar yüzünden bir türlü dile getiremiyordu. Bu da okurken beni sıktı, bitirmek için okuduğum için de yordu.
Şimdi diyeceksin ki, seni zorla okutan yoktu. Sen kendin okumak istedin. Evet, ben kendim okumak istedim. Çünkü bir kitabı yarım bırakmak huyum değildir. Ya da ilk iki kitabını okuyup da üçüncüsünde vazgeçmeyi istemedim. Sonuçta bu seriyi Korel karakteri için okumak istedim ve neticede yine aynı karakter için bitirmek istedim.
Uzun uzun kitaptaki beğenmediğim şeyleri anlatmayacağım. Sadece finalinden ve Prometheus'tan, sonra da karakterlerden bahsedeceğim.
1) Finali beğenmedim. Yani Doğuş Karaer'den ve İdil Erezli'den daha fazla bir katkı beklerdim. Hele ki Doğuş'tan... Boş geldi boş gitti yemin ederim ya. Madem intihar edeceksin bare İdil ile Korhan'ı da beraberinde götürseydin. Herkes öldü, her şey bitti. Ama Korhan'a hiçbir şey olmadı. Doğuş sen ne saçma, gereksiz bir karaktersin ya. Figüran gibi bir şey bile değildin of.
İdil Erezli zaten her şeyin sebebi ve sonu. Kocası gibi nefretlik. Umarım Korhan seni uzun süre orada tutmaya devam eder de biraz daha kahrolursun.
Korhan ise genetikten gelen bir sosyopat. (Keşke ölseydi at hırsızı) Böylesi bir durumun annesi Mehveş'ten geldiğini düşünüyorum. Ayrıca ilk kitaptan beri Prometheus'un hem Korel hem de Korhan olduğunu düşündüm. Tahminim bazı yerler haricinde doğru çıktı. Çünkü Korel en baş şüphelimdi. Hep öyle oldu ve evet, sonuçta ikinci sahte Prometheus da Korel çıktı.
Korel psikopat olmaya zorlanmış bir karakter. Korhan ise doğuştan bir sosyopat. İkisi arasındaki en derin fark burası bence.
Bu kitapta beni etkileyen en önemli karakter Prometheus oldu. Kendi içinde oluşturduğu hatta yarattığı o evren ve sistemi... Cidden sırf bunun içinde devam etmek istedim kitaba çünkü var olan duruma ve Tanrı'ya bazı sebeplerden ötürü karşı çıkan tek karakter oydu. (Korel'den bahsediyorum)
Korel... Bazı insanların kaderi maalesef ki iyi olmaz. Üzülüyorum ona. İlk iki kitapta ısınanamıştım ama son kitapta beni cidden üzüldüm. Unutulmak istememesi, suda boğulmaktan korkması, yanmaya mahkum kalması ama her şeye rağmen Minel'den kopamaması... Kitaba normalde 4 puan filan verirdim ama Korel'e saygım olduğu için biraz daha yüksek verdim. Çünkü unutulmayı hak eden bir karakter değil.
Minel ise bencil. Ara ara onu anlamak istedim. Yaşının küçüklüğü ve ergenken yaşadığı acılarla bu hale geldiğini okudum ama insan bir kez olsun şu aptal halinden sıyrılır be kızım. Bir kez olsun ayaklarının üstünde durur. Sürekli kaçmaz veya sürekli aptalca davranmaz. Ergenken yaşadığı ve aldığı kararları düzeltme şansı vardı ama onu da yapamadı.
Neyse... Korel gibi evet, her neyse...
~
Seri genel olarak beklentimin altında kalan, bitirmek için olağanüstü çaba harcadığım ama her şeye rağmen bitirdiğim bir seri oldu. Beni bağlayan tek şey Korel karakteriydi. O olmazsa muhtemelen bitiremezdim.