Şu Dark Romance alt kurgularında tutku denen kavramın ya da koskoca olay örgüsünün sadece cinselliğe kaymasından nefret ediyorum. Tabii ki de bu kurgunun ana teması yasaklı her türlü şey içermesidir ancak sadece seks barındırması beni soğutuyor. Ne bileyim hani saplantılı bir şekilde arzularsın, takıntı yapıp sağlıklı düşünmezsin. Tamamdır. Fakat düşündüğün tek şey de cinsellik olmasın ya. Ne bileyim ses, mimikler, zihin, düşünceler de etkilesin karşı tarafı. Ama yok, biz her iki bölüme bir ıslanan çarşafları okuyoruz. Takıntı ya da toksikliği sürekli iki bacak arasına sığdırıyoruz. Ben daha zekice, derin ve psikolojik yönü iyi işlenmiş dark romance kurguları okumak istiyorum. Ama o tür de bulamıyorum. Karakterlerin etkilendiği tek şey koskoca bir CİNSELLİK.
Ben bu yazardan nefret ediyorum, hani direkt incelemeye böyle başlamak genelde kırıcı ya da fazla eleştirel olabilir ama ben bu adamın hangi kitabı okursam okuyayım çok rahatsız hissediyorum. Evet,
"Bugün Samhuinn..."
(Celaena) "Bugün ne? Bugün Samhuinn mi?"
Chaol kaşlarını çattı. "Tabii ama sen davetli değilsin."
(Celaena) "Elbette. Peki sen bu tekinsiz gecede ruh çağırmayı mı yoksa dostlarınla birlikte şenlik ateşi yakmayı mı planlıyorsun?"
"Ben o tür batıl inançlarla uğraşmam."
Celaena bir elini havaya kaldırıp, "Dikkatli ol, inançsız dostum!" dedi. "Bugün tanrılar ve ölüler dünyaya hiç olmadıkları kadar yakın dururlar, söylediğin her kötü sesi işitebilirler."
Chaol gözlerini devirdi. "Kışın gelişinin kutlandığı saçma bir bayram bu. Şenlik ateşlerinin tek faydası da geride kalan külün tarlalara serpiştirilmesi."
(Celaena) "Küller tanrılar tarlaları korusun diye sunulan bir armağan."
(Chaol) "Küller tarlaların verimini arttırmanın bir yolu."