Bu benim kendi kişisel düşüncelerim, eğer bana katılmazsanız saygı duyarım çünkü kitap okurken herkesin kendi fikri vardır, sevdiği tür ve anlatım şekli vardır o yüzden ben sadece kendi fikirlerimi yazacağım.
Öncelikle bu anlatacağım şeyi Wattpad yazarlarında görüyorum. Yani başka Wattpad çıkışlı olmayan bir yazarda pek de denk gelmedim. Bundandır ki genel olarak o kısımdaki yazarlardan bahsedeceğim.
Amacım kötülemek veya uygulamaya hakaret etmek değil ki zaten Wattpad'i hâlen de kullanıyorum kdkdmdkkdkd
Sorun şu: Ünlü bir yazarın kitabına bakıyorum, a diyorum okuyayım da kafam dağılsın. İlk bölümü açıyorum, karşıma çıkan ilk yazarın bilinçakışı adı altında 5 sayfa süren o felsefi anlatımı. Yani bölümde 1 karakter sesi varsa, 10 ses yazara ait. Ağdalı, mor anlatım... İleri düzey betimlemeler... Koca koca paragraflar.... Okuyorum, okuyorum bitmiyor. Diyorum, biz ne Zaman konuya gireceğiz, hani artık ne zaman susacaksın... O baştaki anlatım bitiyor, oh tamam diyorum bu sefer karakterin upuzun ruhsal betimlemesi oluyor. Konuyu unutuyorum. Bu ne anlatıyor, havasına giriyorum. Yanlış anlaşılmasın ben betimleme çok severim. Psikolojik tahlil vs... Ama yemin ederim Balzac görse vay be ben yazmadım böyle, der. Hani çok çok abartıyorlar ya. Bırak bana acıyı anlatmak yerine göster. Karakter kendi içinden konuşurken on sayfalık kompozisyon yazmasın.
Bazı yazarlar kendi karmaşık iç dünyasını yazmak ister, günlük şeklinde vs yazar. Ben onlardan da bahsetmiyorum. Bahsetmek istediğim şey, yazar sırf dram yaratmak için kendi kendine element uyduruyor, kitap felsefeden geçinmiyor. Onları çıkarsan zaten 700 sayfadan geriye 300 sayfa kalır.
Bence edebiyat bu değil. Bazen uzun, uzun yazarsın rahatlarsın ama her şeyin de bir sınırı var. O yüzden popüler yazarları okumuyorum.