Sylvia Plath her zaman hayat hikâyesi ve intiharıyla dikkatimi en çok çeken sanatçılardan biri olmuştu. Bu kitap Sylvia Plath’e dair kafamda oluşan sorulara tek tek cevap verdi. Kitap, Plath’in yaşamının son on iki yılını anlatıyordu yani sanatçının 18 yaşından 30 yaşına kadar olan yaşamına şahitlik ediyoruz. Öğrencilik yıllarında intiharı sonuçsuz kaldıktan sonra 30 yaşındaki intihar teşebbüsü sonucunda yaşamına son vermesiyle günlüklerini aslında ölümünden de önce yazmayı bıraktığını görüyoruz.
Kitapta dikkatimi çeken noktalardan biri güzel manzaraların içindeymişçesine ferahlatıcı ve neşeli anlatılırken içinde yaşadığı o kasvetin de kendi içimizdeymişçesine yansıtılması oldu. Tasvirler çok güzeldi. Yaşamı boyunca pek çok farklı yerde yaşayan sanatçının bulunduğu yerlere uyum sağlama çabası ve bunun yanında içe dönük bir kişiliğe sahip olması da dikkat çekiciydi.
Plath’in intihara sürükleyecek ümitsizliğinin yanında aslında hayata tutunmak için sebepler arayan yanını fark ettim. “Hayatın tohumları benim içimde.” ve “…kırıl, bükül, yeniden büyü.” satırları bunun en net göstergesiydi. Kitabın büyük çoğunluğunda yazmak için gösterdiği çabayı ve yazılarının sürekli bir reddediliş döngüsüne girmesini görüyoruz. Kapıldığı tüm ümitsizliklere rağmen yazmanın ona iyi geldiğini ve önemli olduğunu anlatıp devam etmesi ilham vericiydi.
Ve Ted Hughes… Sylvia’nın hayatına giren onca erkekten sonra gerçekten hayranlıkla bahsettiği, bir nevi kendini adadığı, evlendiği büyük aşkı. Günlüklerin yayımlanmasını sağladığı için sevsem mi yoksa Sylvia’yı aldattığı sevmesem mi karar veremediğim o şair. “Sylvia” filmini izledikten ve kitabı okuduktan sonra Sylvia Plath’in kendisinden çokça üstün gördüğü ve neredeyse kurtarıcı olarak adlandırdığı Ted Hughes’un şu anda daha çok “Sylvia Plath’in kocası” olarak bilindiğini görse ne hissederdi acaba bunu düşünmeden edemiyorum. :)
8 yaşında babasını kaybeden ve annesiyle de nefrete dayalı diyebileceğimiz bir ilişkisi olan Sylvia Plath’in yaşamı beni çok etkiledi. Kitabında kendisi için yazdığı “Görkemli hayalleri olan amaçsız bir kadın.” cümlesine katılmamakla birlikte hakkında pek çok öğrenmemi ve araştırmamı sağladı.
Ve bence bu kitabın şarkısı: Şebnem Ferah-Vazgeçtim Dünyadan